Anadolu’nun sessiz kahramanı Niğde

Anadolu’nun sessiz kahramanı Niğde
1 Mayıs 2021 08:17

Kimler gelmiş geçmiş bu şehirden… Hepsi kahramanlıklarıyla tarihin akışına yön veren isimler… Savaşın seyrini değiştiren Seyit Onbaşı’nın arkasındaki asker Niğdeli Ali Çavuş, Kurtuluş Savaşı kahramanlarından Ebubekir Hazım Tepeyran, Albay Halil Nuri Yurdakul, tabii ki 15 Temmuz darbe girişiminin püskürtülmesinde kilit rol oynayan Şehit Ömer Halisdemir… Ve daha niceleri…

 

 

Salih Levent UĞURLU H&H YORUM

 
Niğde’nin Bor ilçesindeyiz…

 
Bor’un Sesi gazetesinde muhabbetimiz koyu… Yanımda Niğde’nin acar gazetecilerinden Dahi Gedik var.

 
Gazetenin imtiyaz sahibi Yasin Düzgün’ün odasını esir alınca başladık muhabbete… Sağ olsun Yasin Bey anlayışlı bir insan. Bizde çene bitmez ne de olsa…

 
O esnada Şehit Ömer Halisdemir’in sınıf arkadaşı İleri Koçak da muhabbetimize katıldı. Şehidimizi yâd ettik…

 
Bu şehir kahramanlar şehri gerçekten de… Her parkta, okulda bir kahramanın adı var son tahlilde… Benim de bir dönem üniversitesiyle yolumun kesiştiği Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Anadolu’nun köklü akademik kurumlarından biri, çok değerli hocalara sahip…

 
***

 
Niğde deyince siyasetin yükselen ismi CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’den bahsetmeden geçmek olmaz. Lise yıllarında Niğde’nin Bor ilçesindeki çeşitli gazetelerde muhabirlik yapan Gürer, Niğde basınında bir siyasetçiden çok Ömer Abi olarak bilinir… Herhalde 25 yıl boyunca bölgede bulunan bütün yerel gazetelerde köşe yazısı yazmıştır Ömer Abi… Kaleme aldığı 7 bine yakın yazının önemli bir kısmı Niğde ile ilgili… Şu sıralar mesaisini Meclis’te devam ettiren Gürer, 8 bine yakın yazılı ve sözlü önergeyle çalışmalarına devam ediyor…

 
***

 
Bor’un yetiştirdiği önemli siyasetçilerden biri de Alparslan Kavaklıoğlu. Geçmiş dönemlerde Ankara kulislerinde adı Milli Savunma Bakanı olarak geçmişti. Şu sıralar Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın yardımcısı olarak görevini sürdürmekte… Anadolu’nun sessiz kahramanı Niğde’nin “sessiz ve derin” siyasetçisi desek teşbihte hata olmaz herhalde.

 
***

 
Spor camiasından tanırsınız Vedat Bayram’ı… Uzun yıllar İstanbul İl Gençlik ve Spor Müdürlüğünü yürüttükten sonra MHP Niğde milletvekilliği yaptı. Her dönem “artık sporun içinden gelen sporcu kimlikli bir spor bakanı olmalı” denilerek kulislerde adı geçen Vedat Bayram, şu an İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in danışmanlık görevini yürütüyor…

 
***

 
Ve tabii ki Şahenkler…

 
Doğuş Grubu olarak Türkiye’de özel sektörün dinamolarından biri olan Şahenkler de Niğdeli. Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk’in babası merhum Ayhan Şahenk’in kabri de Niğde’de bulunmaktadır.

 

 
NİĞDESPOR’A BİR EL AT FERİT ABİ!

 

 
1970’de kurulan Niğdespor’un çok önemli sportif başarıları yok. Ancak ateşli bir taraftar kitlesine sahip…

 
Caddelerde, sokaklarda kiminle konuşsan konu Niğdespor’dan açılınca derin bir iç çekiyor…

 
Hatta bir amigo “Niğdespor’a el at Ferit Abi” diye feryat etti. “Yaz bunu köşende” dedi.

 
Yazmak boynumuzun borcu olsun. Umarım bu sese kulak verir Ferit Başkan…

 
SUSMAK ASALETTENDİR

 
İsim isim saymakla bitmeyecek birçok bürokratın Niğdeli olduğu gerçeğini de göz ardı etmemek lazım. Bu konuda Niğde şehri bir Rize’yi, Yozgat’ı aratmaz aslında…

 
Nedendir bilinmez… Kayseri, Konya, Adana arasında sıkışmış bir Orta Anadolu şehri olarak kalmış Niğde… Potansiyel çok büyük ancak gözle görülür bir atılım yok…

 
Sessiz kahraman olarak boşuna tanımlamadık… Yetiştirdiği değerlerle ülkeye katkısı büyük olan Niğde’nin kendi söküğünü dikememesi gibi bir durumla karşı karşıyayız galiba…

 
Bu sessizliğin altında güçlü bir asaletin yattığı gerçeği de önümüzde duruyor…

 
Türkiye’nin patates ambarı olmasından, madencilik sektöründe hızla yol almasından tutun şehre maddi manevi katkı sağlayabilecek markalaşmış isimlerin bulunmasına kadar elinde yararlanacağı birçok nimet var Niğde’nin…

 
Ama yine de küllerinden yeniden doğmaya ihtiyacı var bu kadim şehrin…

 
Simurg’un hikâyesi tam da buna örnek… Biliyorsunuz Simurg; Zümrüd-ü Anka, Phoenix olarak bilinir. Türk kültüründe Tuğrul veya Hüma kuşu olarak adlandırılır.

 
Küllerinden yeniden doğan ölümsüz bilge bir kuştur Simurg…

 
Hikâyesi şöyledir:

 
Bütün kuşlar, işleri kötüye gittiğinde Simurg’un onları kurtaracağına inanır. Ancak ortada Simurg’a dair hiçbir ize rastlanmamıştır. Kuşlar gün geçtikçe Simurg’tan umudu kesmeye başlarlar…

 
Bir gün bir kuş sürüsü onun kanadından bir tüy ile karşılaşır. Kuşların Sİmurg’un onları kurtaracağına dair umudu yeniden tazelenir. Ona ulaşmak için Kaf Dağı’na uzun ve zorlu bir yolculuğa çıkarlar.

 
Pek çok kuş bu zorlu yolculuktan vazgeçer. Hedefe ulaştıklarında yalnızca 30 kuş kalmıştır.

 
Simurg ortada yoktur. Hedefe ulaşan kuşlar aradıklarının kendilerinin olduğunu anlarlar.

 
Farsçada “Si” otuz, “Murg” kuş demektir. İşte Si-murg hakikat arayışına çıkan bu otuz kuştur…

 
Bu hikâye küllerinden yeniden doğmayı bekleyen Anadolu’nun hikâyesine ne kadar çok benzemektedir, öyle değil mi?

 
Sevgiyle kalın…

 
Bir not: 1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramınız kutlu olsun… Sınıflar arasında da bölgeler arasında da adaletsizlik son bulsun…

 

Salih Levent UĞURLU Twitter

 

 


Yazarın Son Yazıları:
‘Yanık’ iletişim teorisini ortaya atıyorum
Benim canım belediyem
Röpteşambırsız yazardan analizler