31 Mart CHP’ye iktidar yolunu açtı mı?

31 Mart CHP’ye iktidar yolunu açtı mı?
22 Nisan 2024 16:47

Yükseğe çıkmak ne kadar zorsa, esas zor olanı ise yüksekte kalmayı başarabilmektir.

 

 

Yunus BÜLBÜL H&H YORUM

 

 
Bu kural ticarette de böyle siyasette de böyle kişisel itibarda da böyledir.

 
22 Yıllık AKP iktidarı çıktığı yüksekte kalmayı başardı. Sağdan sola muhalefet partileri her ne kadar AKP iktidarını yıpratıp iktidardan indirmek istediyse de bunda başarılı olamadı.

 
AKP’nin yükseldiği iktidarda ilk sallantısını 7 Haziran 2015 seçimlerinde yaşadı. 7 Haziran seçimlerinde aldığı %41 oy ve çıkardığı 258 Milletvekiline rağmen tek başına hükümeti kurmayı başaramayan AKP’nin imdadına önce MHP’nin Hükümet kurulumunda yer almak istememesi ardından CHP’nin istikşafi görüşme adı altında AKP ile koalisyon kurma istemesi sürecinde ülke genelinde çok sayıda insanın ölümüne mal olan terör olaylarının başlatılması birçok yerde patlatılan bombalarla yüzlerce insanın ölümü sonrası yeniden yapılan sözde erken seçim sonunda AKP oy patlaması yaparak oy oranını %49.49’a Milletvekili sayısını 317’ye yükselterek tek başına iktidarını kurarak yüksekteki yerini korudu.
2015 yılı 7 kasım seçim sonuçları ile tek başına iktidar olma yolunu kapanan AKP ülkede estirilen terör havası ve patlatılan bombalarla 1 kasım 2015 iktidar yolunu açarken 2018 seçimlerinde bu kez hem kendinin hem de MHP’nin yıpranan gücünü “Cumhur İttifakı” adında birleştirip 24 Haziran seçimlerinde ittifakla girdikleri seçimde %53.62 oranıyla AKP 344 MHP 47 olmak üzere toplamda 396 Milletvekili kazanarak TBMM’de ezici bir çoğunluğa sahip olmanın yanı sıra adayları olan AKP genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın % 52.54 oyla Cumhurbaşkanı seçilmesini sağlayarak yine yüksekte kalmanın bir yolunu buldu.

 
14 Mayıs 2023 gelindiğinde yıpranan gücü büsbütün sarsılan yüksekte kalması alabildiğine zorlaşan AKP/Erdoğan iktidarı 2018’de uygulamaya soktuğu “Cumhur İttifakı” tabanını genişletip HÜDAPAR’dan YENİDEN REFAH’a kadar sağda yer alan irili ufaklı partilerle sözde solda kalan DSP kırıntılarına kadar ittifak çatısı altına almayı başardı.

 
Seçim sürecinde medyanın %95 şine yakınını kontrol etme avantajını ve yalan haberleri ve videoları devreye sokarak seçimler sonunda yine Cumhur İttifakı TBMM’de Meclis çoğunluğunu sağlayıp %52.18 oy oranıyla Erdoğan’ı bir kez daha Cumhurbaşkanı seçtirerek 22 yılın sonunda yine yüksekte kalmayı başardılar.

 
2024 Yılı 31 Martında yapılan yerel seçimlerde rüzgar sanki biraz tersten esmeye başlamışçasına hep yüksekte yer alan her defasında yeni bir yöntemle yükseğe tutunmayı beceren AKP/Erdoğan iktidarı yerel seçimlerde çok ciddi manada ağır bir yenildi.

 
Bırakın 2019 da kaybettiği kentlerin başkanlıklarını kazanmayı hem kendinin hem de ittifak ortağı MHP’nin sahip olduğu kentlerin başkanlıklarını da kaybetti.

 
2019 Yerel seçimlerine İYİP ittifakı ile giren CHP 28.57 oy oranıyla toplamda 240 başkanlık kazanırken AKP 42.72 oy oranıyla 724 belediye başkanlığı kazanmıştı.

 
2023 31 Martında ise CHP ittifaksız girdiği seçimde oyunu 28.57 den %37.76 ya yükseltirken AKP yer yer MHP ittifakı ile girdiği seçimlerde oyunu %42.72 den 35.48 ‘e düşürdü

 
CHP ittifaksız girdiği yerel seçimlerde tabanda büyük bir halk ittifakına girerek 14 Büyükşehir 358 ilçe 61 belde başkanlığı olmak üzere toplam 403 belediye başkanlığı kazandı.

 
Bu sonuçlara göre elbette AKP ittifak ortağı ile birlikte ağır bir yenilgiye uğradı ama yitmedi kaybolmadı silinmedi.

 
Dikkat çekmek istediğim nokta şu.

 
Evet AKP %35.48 oy aldı.

 
Ama bu oran AKP’yi iktidara taşıyan 2002 genel seçimlerinde aldığı %34.28 oyun hala altında değil.

 
O halde kazanılan belediye başkanlığı sayılarına ve yükselen oy oranına bakıp CHP’nin rehavete kapılıp zafer sarhoşu olmasını gerektirecek bir durum yok.

 
Ortada büyük bir seçim başarısı vardır.

 
Bu başarının nedenleri birçok’tur.

 
Tek başına emekli maaşlarının düşüklüğüne emeklilerin verdiği tepkiye bağlamamak gerekli. Bu durum seçim sonuçlarına etti etmiştir.

 
Ülkede hukuk bitirilmiş her kesim ve kurumun kararlarına kesin olarak uyması gerekli olan Anayasa Mahkemesi yok sayılmış mahkemelerin emme basma tulumda gibi çalışarak iktidarın istemlerinde yönünde karar vermesi seçim sonuçlarına etki etmiştir.

 
Milli eğitimin bilimsellikten hızla uzaklaşıp tarikat ve cemaatlerin etkisine terk edilmeye başlanması seçim sonuçlarına etti etmiştir.

 
Kamuda işe alımlarda liyakat değil dinsel referansların imam hatip ve ilahiyat mezunlarının tercih edilmesi seçim sonuçlarına etki etmiştir.

 
Ülkeyi sürekli geren Devlet Bahçeli’nin “Kapatın, yasaklayın, engelleyin” sözleri Recep Tayip Erdoğan’ın karşısında yer alan herkesi “İhanet, terör, hainlik” le suçlaması seçim sonuçlarına etki etmiştir.

 
On Milyon civarında kontrolsüz sığınmacının varlığı ve ülke ekonomisine getirdiği yük seçim sonuçlarına etki etmiştir.

 
Konut fiyatlarındaki anlaşılmaz artış ve bu artışların sürekli artan kira fiyatlarını etkilemesi seçim sonuçlarını etkilemiştir.

 
Elbette ki vatandaşın aldığı bir malı tekrar almaya gittiğinde aynı fiyattan alamayışı tırmanan fiyatlar alım gücünün düşmesi seçim sonuçlarına etki etmiştir.

 
Yerel seçimlerin yerel olmaktan çıkıp ulusal baz da söylemlerle gerçekleşmiş olması yerel liderler örneğin İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’nun Ankara’da Mansur Yavaş’ın bunları seslendirmiş olması seçim sonuçlarına etki etmiştir.

 
Yerel seçimlerde AKP ve iktidar ortağı MHP yukarda sıraladığımız veya sıralayabileceğimiz birçok nedenle kaybetmiştir.

 
Yoksa AKP lideri Erdoğan’ın iddia ettiği gibi AKP seçmeninin sandığa gitmemesi nedeni değildir.

 
Esas sandığa gitmeyen seçmen bir önceki seçimde “Millet İttifakı” içinde yer alan 2023 seçimlerine kazanamayan bu nedenle moralsiz motivasyonu düşük CHP ve İYİP seçmenidir.

 
CHP bu seçimlerin galibi olarak bir kısım emanet oyları da alarak yükseğe çıkmıştır.

 
Bundan sonra önemli olan emanet olarak gelen oyları kalıcı hale getirmek üzerine fazlasını ekleyerek çıkılan yüksekte aynen AKP gibi kalıcı olmaktır.

 

 

CHP’li belediyeler Türkiye nüfusunun yüzde 65’ini, ekonominin yaklaşık yüzde 80’ini temsil eden kentleri yönetme hakkı kazanarak yerel iktidarı ele geçirdi.

 

 

Yerel iktidar genel iktidarı getirir mi?

 
Getirir.

 
Burada tüm iş seçilen belediye başkanlarında hısım akrabaya makam mevki dağıtmadan partinin vasıflı kadrolarını görevlere getirerek akçeli işlere fazla bulaşmadan kadın kız gönül ilişkilerine girmeden halka yakın durup bölge insanlarıyla içli dışlı olup bölgelerinin ihtiyaçlarına göre politika geliştirip yürütmeleri önemlidir.

 
Belediyelerin bölgelerindeki il ilçe örgütlerini takmadıkları o örgütler üzerinde bir “Baron” edasıyla balyoz sallayıp kontrolüne aldıkları bir gerçektir.

 
Bu yüzden belediyelerin denetlenmesi işini bizzat CHP genel merkezi yapmalıdır.

 
Yerel seçimlerin genel seçimlere dönüştüğü bilgisinden hareketle CHP genel merkezinin yukarıda sıraladığımız AKP’nin seçim kaybetmesine neden olan konular konusunda hakikaten çalışması gerekir.

 

 
31 Martta, yükseğe çıkan CHP yüksekte kalmayı başarabilmelidir.

 
Bu konuda yük ve sorumluluk yöneticisinden üyesine seçmenine kadar tümünün üzerindedir.

 

Yunus BÜLBÜL X

 


Yazarın Son Yazıları:
CHP seçmeni sandığa küsmez
Partilerde ideoloji çöktü
Milli Eğitim Bakanı’nın sivil toplum kuruluşları olarak gösterdiği tarikat ve cemaatler