Kılıçdaroğlu’nun Özel’e çağrısı en önemli gündem

Kılıçdaroğlu’nun Özel’e çağrısı en önemli gündem
20 Mart 2014 17:33

Kemal Kılıçdaroğlu’nun dün akşam Genelkurmay Başkanı Özel’e yaptığı çağrı tüm gündemin önüne geçti ve bence şu anda en önemli siyasal gündem bu.

 

Safile USUL H&H YORUM

 

Önce Kılıçdaroğlu’nun o çağrısını kısaca aktarıyorum…

 

“Seçimlere giriyoruz. Bizim gazetelerde küçük küçük haberler yer alıyor. Süleymanşah Türbesi’ne saldırılar olacak vesaire diye. Bizim sınırımızdan 30 kilometre içeride, Suriye’de. Seçimlerden önce orduyu Suriye’ye sokmak isteyebilir. Buradan Genelkurmay Başkanına seslenmek isterim, Türkiye’yi maceraya sokmayın. Hele hele şaibeli bir Başbakan varken, hele hele bu ülkenin Genelkurmay Başkanını terörist olarak içeriye atmış bir kişi varken. Oraya herhangi bir saldırı yok. Ama bir provokasyon olabilir. Erdoğan orduyu oraya sokmak isteyebilir. Herkesin çok dikkatli olması lazım.”

 

Kılıçdaroğlu’nun bu çağrıyı dün akşam yapmasından sonra bu sabah ise, kendisine Kılıçdaroğlu’nun bu çağrısı sorulan Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın tüylerimi diken diken eden şu açıklaması geldi…

 

“Türkiye’nin Suriye sınırları içindeki toprağı olan Süleyman Şah Türbesi için gerekirse dar kapsamlı bir operasyon yapılabilir.”

 

Evet, işte, görüldüğü gibi Kılıçdaroğlu’nun dün akşam yaptığı çağrı çok çok isabetli imiş.

 

Şimdi, bakın, bundan bir 10 gün kadar önce, “Ukrayna’da savaş çıkmaz, Erdoğan savaş çıkar diye ümitlenmesin” diye yazmıştım.

 

Bunu yazmamın sebebi, Erdoğan’ın içine düştüğü ve çıkması mümkün olmayan çukurdan, bir savaş ile çıkma umudu olduğunu tahmin etmemdi.

 

Çünkü seçim öncesi bir savaş, bir askeri operasyon vs. toplumun tüm dikkatini yolsuzluk vb. iç politika konularından savaş, operasyon gibi konulara çeker ve iç konular ikincil hale gelir.

 

Savaş, operasyon gibi konular her zaman iç politika konularını arkaya iter.

 

Ve, Erdoğan’ın yolsuzluk batağından çıkmak için savaş, operasyon gibi şeylerin içine dahi girmekten imtina etmeyeceği çok belli.

 

Şimdi, Ukrayna savaşı çıkmaz ama Hükümet TSK’ya Suriye’ye gir emri verebilir.

 

Durum bunu gösteriyor.

 

Dar kapsamlı olarak planlansa bile, bu ortamda sınırlı tutulması imkansız olan böyle bir operasyonla Ortadoğu batağının içine tam ortasından gireriz.

 

Ve…

 

Kılıçdaroğlu’nun Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’e yaptığı çağrıyı çok çok doğru buluyor ve destekliyorum.

 

Atatürk’ün Ordusu’ndan ülkemizin güvenliğinin büyük tehdit altına sokulmaması konusunda azami dikkat göstermesini arzu ediyorum.

 

“FİNE-CHİCKY” BAŞKAN YOKTU

 

Dünkü fezleke olağanüstü toplantı çağrısı için TMM Genel Kurulu’ndaydım.

 

Toplantıyı AKP’li Meclis Başkanvekili Sadik Yakut yönetti.

 

Oysa, MHP’li Oktay Vural’ın açıkladığı üzere, nöbet sırası MHP’li Başkanvekili Meral Akşener’deydi.

 

Ama fezleke görüşmeleri Meral Akşener’e bırakmazdı AKP ve bırakmadı nitekim.

 

O nedenle nöbet sırası ihlal edilerek, Genel Kurul yönetimi Sadık Yakut’a verildi.

 

Nöbet çizelgesinin ihlal edilmesi sadece dünkü oturuma Meclis Başkanı Cemil Çiçek’in başkanlık etmesi halinde tolere edilebilirdi ama o asla ortada yoktu.

 

Çünkü dünkü oturumun konusu pis bir işti, yani yolsuzluk ve para yeme işiydi, Cemil Çiçek fezleklerin görüşülmesini engelleyerek tutanak tarihine geçmek istemedi ve Genel Kurul’a yolladığı yazıda, “Fezlekelerin görüşülüp görüşülmemesini Meclis Genel Kurulu’nun takdirine bırakıyorum.” diyordu.

 

Nasıl olsa Genel Kurul’daki AKP’li parmaklar Erdoğan’ın talimatı doğrultusunda fezlekelerin görüşülmesini reddedecekti.

 

Cemil Çiçek de, “Fine, chicky” (zarif, yolsuzluk görüşmesini reddebilecek bir tıynette olmayan, demokrat, kişilikli vs), görüntüsüne halel getirmeyecekti.

 

Ve de tabii, fezlekelerin görüşülmesi reddedildi.

 

Ama Erdoğan halka yolsuzluk görüşmesini engelledi izlenimi de vermek istemiyordu.

 

Dün fezleke görüşmelerine yarım saat kala AKP grubu Meclis Soruşturma Komisyon önergesi verdi.

 

Seçimden sonrasına tabii…

 

Hele bir seçimi atlatsın da Erdoğan, gerisine sonra bakar.

 

Arada Suriye’ye girer olmazsa; bir “İstiklal savaşı” patlatır.

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Kaftancıoğlu İmamoğlu ile doğrudan konuşmalıydı
Çok güçlü bir 10 Kasım
Milli emniyet çağımızda ancak demokrasi ile sağlanabiliyor