İlk destek talebi jandarmaya idi, arkası ne zaman gelir

İlk destek talebi jandarmaya idi, arkası ne zaman gelir
17 Haziran 2013 11:43

Not not gidiyorum, konu çok…


Safile USUL H&H YORUM

1-Erdoğan’ın güç dengesi bir kılın üstünde…

Şu nedenle….

Pazar günü yapılan Kazlıçeşme mitingine sağlanan katılım naturel bir halk hareketliliği değildi, tüm ilçe AKP belediyeleri otobüslerle alana katılımcı taşıdı.

Pazar günkü mitingde AKP’nin geri kalanı aslında yoktu, Erdoğan tek başına denebilir.

Şöyle ki, AKP’nin diğer kurmayları ve milletvekilleri vs. Erdoğan’ın ruhen arkasında değil.

2-Cumartesi Gezi Parkı’nın vahşice boşaltılmasından sonra gece boyunca sokakları kontrol altına alamayan Erdoğan sabaha doğru Jandarmadan yardım istedi. İlk etapta 8 otobüslük bir jandarma kuvveti geldi Mecidiyeköy’e. (bir yerde de göstericilere su sıktı ama biber gazı vs. kullanımı olmadı Jandarmadan) Bu durum Erdoğan’ın olaylar daha da yayılırsa çevik kuvvet gücü ile gösterileri bastıramayacağını düşündüğünü gösteriyor.

3-Jandarma idari olarak İçişleri Bakanına bağlı ve iç güvenlik konularında görev yapan bir birim olmakla beraber aslında TSK’ya bağlı bir güvenlik gücü.

Şİmdi burda önce bir  parantez açıp, sonra devam edelim…

Bir ülkede iç savaş ne zaman çıkar?

Mesela biz Türkiye olarak hiçbir zaman Kürt meselesinde halk tabanında fiziksel çatışma şeklinde karşı karşıya gelme olayı yaşamadık.

Neden?

Çünkü devlet bu tür bir çatışmanın tarafı olmadı.

Ama diyelim ki, TSK Türk kökenli halkı Kürt kökenli halka karşı kışkırtsa idi, çok kolayca iki kesim fiziksel olarak karşı karşıya gelirdi.

Fakat böyle bir şey olmadı.

Tam tersine TSK olayları hep sivil topluma atlamayacak şekilde kontrol altında tuttu.

Keza zamanın polisi de buna uydu. (Vatan gazetesinde çalışırken Kürtlerle ilgili bir gerginlik çıktığında, galiba Sakarya’da idi, o zamanların polis şefi Emin Arslan ile bir röportaj yapmıştım ve Emin Arslan bana demişti ki, “Bu insanlara ne oluyor, devletin işlerine siviller karışmaz, siviller karşı karşıya gelmez, hepsini evlerine yolladım”

Şu anda ise, Erdoğan halkın bir kesimine karşı devleti kullanıyor.

Mesela dün pazar günü….

a-
vapur sefeleri durdurularak, Erdoğan muhalifi kesimlerin İstanbul’da ulaşımı ve dolaşımı engellendi, buna mukabil Erdoğan’ın tabanından olanlar belediye gücü ile miting alanına taşındı.

b-polis Erdoğan’ın ifrit olduğu Koç grubuna ait Divan otele girerek gazladı. Emrin bizzat Erdoğan’dan geldiği çok açık.

c-Çarşı grubu Erdoğan’ın hisleri ile hedef alındı, çete ve organize terör suçu atıldı, oysa bunlar bir futbol klubünün sivil bir taraftar grubu ve rengi

d-Ali Babacan, yine muhakkak Erdoğan’ın talimatı ile bankacıları tehdit etti ve onları, “Camdan köşktesiniz, taş atmayın, bedelini ağır ödersiniz” diye tehdit etti.

e-Sanatçı Mehmet Ali Alibora Erdoğan tarafından mitingde ismi verilerek polise ve yargıya, “Tutun” denilmiş oldu.

f-CHP İl binasına 30 kadar eli sopalı kişi saldırdı.

Tüm bunlar Erdoğan’ın halkın bir kesimine karşı hem devlet gücünü hem de sivil bazı grupları kullandığını gösteriyor.

Bu tür bir süreç olağanüstüdür, tehlikelidir ve toplumsal dengeleri tamamen bozar.

Ve, olaylar daha da kontrol dışına çıkıp, Erdoğan çevik polis ile gösterileri ve olayları bastırmayı başaramadığında o zaman sadece Jandarmadan değil ordunun tamamından yardım bekler.

O zaman ne olur, onu başka bir yazıda ele alalım.

Bir husus daha.

Erdoğan hükümeti ve basını ne dediyse başına dolandı.

28 Şubat diyorlardı ya, şu anda onların ayağında.

İlk Gezi Parkı olayından beri izliyorum…

Hükümet basını polisten aldığı bilgileri kişileri gazetesinde hedef göstermek için kullandı.
Polisten Yeni Şafak ve Star’a filan devamlı bilgi ve fotoğraf aktı.

Twitter hesaplarını takip eden polis orda rastladığı herşeyi bu gazetelere vererek o kişilerin toplumda hedef haline gelmesine uğraştı.

Mehmet Ali Alabora mesela twitterde demiş ki, “Mesele Gezi Parkı değil, anlamadın mı?”

Oysa bundan polisiye bir sonuç çıkmaz.

Bu cümlenin devamı örneğin kuvvetle muhtemel, “Mesele bu Hükümetin baskısı” anlamı çıkar ki, bu da demokrasilerde gayet normal ve sıradan bir olaydır.

Sonra devam etmek üzere.


Yazarın Son Yazıları:
Bu üsler sizin eseriniz
Bizim adayımız çokkk kıymetli
Toplan toplan dur