Her diktatör akıl hastasıdır

Her diktatör akıl hastasıdır
17 Mayıs 2019 17:40

Yeryüzünde insanlık tarihi boyunca çeşitli milletlerin başlarına bela olan tüm diktatörler istisnasız olarak akıl hastalarıdır.

 

 

 

Dr. İbrahim ÖZDOĞAN H&H YORUM
Ve, ne hazindir ki bu tedavisi olası olmayan akıl hastaları tüm güçlerini müzmin deliliklerinden alırlar.
İşte zaten paradoks ta burada yatıyor.
Çünkü, bir toplumun büyük çoğunluğu cahil yığınlardan oluştuğu için deli azgın diktatörleri çok güçlü olarak algılar ve kendisine taşıdığı tanrısal güçten dolayı hiçbir şey yapılamayacağını sanırlar.
Halbuki girizgahta da yazdığımız gibi diktatör tüm gücünü beyin hastalığından almaktadır.
Akıl hastası diktatörün beyinsel rahatsızlığı azdığı, coştuğu süreler içerisinde kitleler korkudan kablarına çekilir, o deli azgın deli ise bunu gördükçe kendisinde daha büyük güç vehmeder ve bu şekilde okumuş aydın sınıfa mensup az sayıdaki kitleleri de hapishanelere tıkayarak, işlerinden kovarak, yurt dışı yasağı koyarak sindirmeye çalışır ve çoğu zaman da sindirir.
Şimdi gelin diktatörlerin birkaç ana ortak özelliklerini belirtelim.
-Yukarıda yazının ana konusu olarak belirttiğimiz gibi hepsi akıl hastasıdır, davranışları sağlıklı insan davranışı değildir ama cahil yığınlar onu gücünü kaybedip yıkılıncaya kadar tanrı gibi taparlar.
-Tüm diktatörler kan dökücüdür.İktidarını devam ettirmek için yurt içinde ve yurt dışında oluk oluk kan dökerler.Ülkesini ilgilendirmeyenaskeri harekatlarda bulunurlar.
-Her diktatör küresel bir hırsızdır, milletin malını talan edici gözü doymaz azgın bir delidir; öyle ki yönettiği ülkenin tüm mal varlıklarını çeşitli adlar altında üstüne geçirdiği gibi, yabancı bankalarda hayal dahi edilemeyecek sır hesapta döviz birikimleri vardır.
-Akıl hastası diktatörler başında bulundukları ülkenin yeraltı ve yerüstü tüm kaynakları ile her mal varlığını kendilerinin olarak bilirler, çünkü gerçekten delidirler ve bu nedenle zaman zaman ‘’sizin ihtiyaçlarınızı ben karşılıyorum, karnınızı ben doyuruyorum!’’ derler.
-Akıl hastası diktatörler kendilerini sadece ülkenin tek egemeni olarak görmekle kalmazlar, aynı zamanda bütün insanlar onun kölesi ve kullarıdır.Örneğin benim valim, benim bakanım vs. şeklinde hitapları vardır.
-Akıl hastası olan tüm diktatörlerin evlerinde kaçma anında götürmek üzere yüz milyonlarca Avro ve Dolar bulunur.Örnek olarak Malezya başbakanı Necip Rezzak ve Sudan devlet başkanı ÖmerEl-Beşir derdest edilip yakalandıklarında evlerinde yüz milyonlarca Avro ve Dolar ile yakalanmışlardı.Aslında akıl hastası bu alçak diktatörlerin yabancı bankalarda daha dudak uçuklatacak miktarda Dolar ve Avroları var ama ilk kaçtıkları anda bu paraya ulaşamayacaklarını düşünerek evlerinde yurttaşlarının kanlı paralarını biriktiriyorlar.
-Akıl hastası olan tüm diktatörler istisnasız olarak toplumun dinini kullanırlar ve sürekli olarak dine vurgu yaparak rakiplerini dinsizlik veya din düşmanlığı ile suçlarlar.İstisnasız olarak bir akıl hastası olan her alçak diktatör şunu iyi öğrenmiştir ki, bir milleti itirazları olmayan köle ve kul toplulukları olarak yönetmek ve yaptıkları devasa hırsızlıkların üstünü örtmek için en etkili kamuflaj aracı dindir.Dinler sadece yukarıda saydığım alçaklıkları örtmez, aynı zamanda diktatörlerin kanlı yönetim sürelerini uzatır.
-Her diktatör akıl hastalığına uygu olarak her konuda çok usta bir kalpazandır ki, bulunduğu zamana kadar elde ettiği her şeyi, makamı, parayı, serveti kalpazanlığa borçludur.Zaten ülkesinin başına bela olduktan sonra kalpazanlıkta onun için sınır yoktur, kendisini bu konuda suçlayanları devletin meşru güçlerini kullanarak kodese tıktırır.
Akıl hastası olan diktatörlerin nokta kadar utanma ve arlanma duyguları yoktur, öyle ki her konuda, en ince bilimsel konularda bile görüş belirtir, yüzü hiç kızarmaz.Ne de olmasa o bir delidir!
-Akıl hastası olan her deli diktatör bırakın parlamentoyu, yargıyı, yürütmeyi tanımayı Fransa Kralı XIV. Louıs gibi ‘’Devlet benim!’’ der girdiği her yeri filin züccaciye dükkanını dağıttığı dağıtır, taş üstünde taş bırakmaz; kanunlar, kurallar, kararlar onun için masaldan bile aşağıdır.
-Her diktatör tarihine düşmandır ve devletin tüm kurumlarını beyinsiz kafatası ile yıkıp kaldırarak kendi çatlak kafasına göre bilhassa kendini korumaya alacak kurumlar kurar.
-Rakiplerini korkutup yıldırmak için kanun dışı militer güçler oluşturur ve zaman zaman üstlerine salar.
-Her akıl hastası olan diktatör halkın kendisine gerçekte çok kızgın olduğunu ama korkuları yüzünden kul köle konumuna düştüklerini bilir ve bir gün buna katlanamayarak itiraz edeceklerini düşündüğü için böyle bir durumda kendileri ile çarpışmak için yabancı unsurları fütursuzca ülkeye doldurur.
-Her azgın deli diktatörün sonu yaklaştıkça korkusundan dolayı sapıklığı daha artar.
Bu makalenin esas ana fikri hiçbir diktatörün zerre kadar gücü yoktur, sadece akıl hastalığından kaynaklanan sanal bir gücü vardır, kitleleri yanıltan da bu sanal güçtür.
Akıl hastası herhangi bir diktatörbir anda derdest edilip hastaneye götürülüp bir akıl hastalığına dair raporla görevden uzaklaştırılmasıdır.

 

Bu makale tamamen kuramsaldır, kişileri hedef almaz.

 

 

Dr. İbrahim ÖZDOĞAN Twitter

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
23 Haziran İBB seçimi Atatürkçü vatansever dürüstler ile Arapçı vatansız talancılar arasında yapılacaktır
Türkiye sathına yayılmış milyonlarca Suriyeli Arap çapulcu ve teröristleri ile İBB seçimleri doğrudan ilişkilidir
Erdoğan FETÖ’nün siyasi ayağını cesaretle temizlemezse onlar kendisinin sonunu hazırlayacaklar