Çağrının hedefi Akşener değil, taban

Çağrının hedefi Akşener değil, taban
23 Kasım 2022 15:09

Erdoğan son olarak önceki gün Katar’dan dönerken gazetecilere, “Akşener kendisini ve çevresini gözden geçirsin.” dedi.

 

 

 

Safile USUL H&H YORUM

Fotoğraf: AFP

 

 

Ondan yaklaşık 5 gün önce de, Akşener’e hitaben şöyle demişti…

 

 

“Burada özellikle muhalefetin içinde, CHP’yi bir kenara koyalım, 6’lı masanın hepsini söylememe gerek yok, ama İP’in (İyi Parti’nin) bunlarla aynı çizgiye düşmesi tabii düşündürücü. Onlar niye bunlarla aynı masaya düşüyor veyahut aynı konuma geliyor? Bu tabii düşündürücüdür. Hele hele böyle bir dönemde. Temenni ederiz ki bunlar da bir dönüşüm yapmak suretiyle gerek bu masayı terk etmek gerekse milli ve yerli bir duruş sergilemek üzere konumunu yeniden gözden geçirir.”

 

 

Bu çağrısını şimdi de özet olarak tekrarladı Katar dönüşü.

 

 

Erdoğan ilk çağrısını yaptığından beri neden böyle bir çağrı yaptığı tartışılıyor.

 

 

Benim kanımca bu çağrı Akşener’in kendisine değil.

 

 

İyi Parti tabanına ve kadrolarına.

 

 

Şöyle ki…

 

 

Erdoğan, Akşener’in Millet İttifakı’ndan ayrılıp, Cumhur İttifakına geçmeyeceğini gayet iyi biliyor.

 

 

Ancak özellikle de İyi Parti tabanına ve de orta ve üst kadrolara hitap etmek aslında amacı.

 

 

Çünkü İyi Parti tabanında ve de orta ve üst kadrolarda sıkılıkla HDP konusunda tepkiler olduğunu biliyor.

 

 

Sadece HDP değil, yayılan söylenti şu, “CHP HDP’ye yakın, onunla beraber hareket etmeye hazır, bazı konularda pozisyonu HDP’ye yakın. vs.”

 

 

İşte Erdoğan yapacağı çağrının İyi Parti içinde ve tabanında destek göreceğini düşünüyor.

 

 

Ki, bu destek güçlenirse, İyi Parti kadroları ve tabanı Akşener’e baskı yapsın, “Bizim yerimiz burası değil, Cumhur İttifakı” desin.

 

 

Akşener tabanı ve kadroları üzerindeki hakimiyetini yitirsin ve sıkışsın.

 

 

Millet İttifakı’nda kalması pratik olarak imkansız hale gelsin.

 

 

Böylece de Millet İttifakı’nda CHP yalnız kalsın ve CHP marjinalize edilsin.

 

 

İsmi sürekli HDP ile zikredilerek, halktan oy alma kapasitesi azalsın.

 

 

Erdoğan Saadet Partisi’nin, Deva Partisi’nin ve Gelecek Partisi’nin tabanlarında bu tür bir eğilim gözlemlemiyor.

 

 

Zira onlar AKP’nin içinden geldiği ve oradaki durumları çok iyi biliyor oldukları için, onlardan bir geriye dönüş beklemiyor, ki, bu partiler oy oranı olarak zayıf olduğu için de, ayrıca, Millet İttifakı’nı dağıtmanın tek yolunun İyi Parti’den geçtiğini düşünüyor.

 

 

Şimdi izlenmesi gereken ise, Erdoğan’ın bu çağrılarının İyi Parti içine ne oranda akis yarattığı, yaratacağı, yaratabileceği.

 

 

HDP konuları ön plana çıktıkça bu akisin karşılık bulma ihtimalinin artacağını da unutmamak lazım.

 

 

Millet İttifakı ortak konularına yoğunlaşarak ve merkezde kalarak bu çağrının etki alanına girmekten kurtulabilir.

 

 

DEPREM

 

 

Yine çöktük bugün. Düzce’de ortalık harabe.

 

 

Deprem nasıl bir şey hatırlamak için yazıyorum.

 

 

Bu sabah Düzce’de oturan bir yakınımı annesi aramak istemiş telefonla.

 

 

Almış telefonu eline.

 

 

Çevirmiş numarayı.

 

 

Tek bir ses yok, tek bir çıtırtı yok.

 

 

Hatlar ölü.

 

 

İşte depremin en berbat yüzlerinden birisi.

 

 

Türkiye’de ciddi bir depremde, hele de büyük şehirlerde ve Istanbul’da, kimsenin yapabileceği bir şey yok.

 

 

Deprem vurup, geçene kadar herkes yalnız.

 

 

Oysa son 20 senede neler neler yapılabilirdi.

 

 

En azından Türkiye’ye gelmesine yol açılan, Suriye’de rejim yıkılsın diye gelmeleri teşvik edilen 10 milyona yakın göçmene harcanan paralarla.

 

 

Hem o halk da tarumar olmazdı, yani Suriye halkı. Türkiye onlara farklı şekillerde destek olurdu.

 

 

Safile USUL Twitter

 

 


Yazarın Son Yazıları:
Cenazede bir rahat verin
Çok sert bir devlet refleksi
İbre İmamoğlu’ndan yana