Bu tablonun kiminle alakası var!

Bu tablonun kiminle alakası var!
2 Ocak 2021 14:32

Eray Karınca’yı bilirsiniz.

 

 

Safile USUL H&H YORUM

 

 

Müthiş bir hukukçu olmasının yanı sıra, tv’lerde de sık sık çıkar.

 

 

Kadın cinayetleri konularında da sık sık görüşlerine başvurulur.

 

 

Bu yeni yıla girdiğimiz gün de dahil olmak üzere, ben artık kadın cinayeti haberi okuyamaz hale geldim.

 

 

Öylesine yoğun ki cinayet haberleri içim almıyor, dayanılmaz oluyor peş peşe bu tür haberler.

 

 

Vahşete de hergün yeni çeşitler ekleniyor.

 

 

İşte tam böyle bir gün olan yeni yılın son gününden bir gün önce Eray Karınca’nın verdiği şu sayıları okudum onun Facebook’unda.

 

 

“TOPLUMUN ÇÜRÜMESİYLE ARTAN KADIN CİNAYETLERİ

 

 

Yıllara göre kadın cinayeti istatistikleri

2008’de 80,

2009’da 109,

2010’da 180,

2011’de 121,

2012’de 210,

2013’te 237,

2014’te 294,

2015’te 303,

2016’da 328,

2017’de 409,

2018’de 440,

2019’da 474 olmak üzere toplam 3.185 kadın öldürülmüştür.

 

2019’da işlenen 474 kadın cinayetinden 115’i şüpheli olarak kayıtlara geçmiş ve suçluları bulunamamıştır.

 

2008-2018 yılları arasında gerçekleşen kadın cinayetlerinden 1260 cinayet vakasını inceleyen bir araştırma; kadın cinayetlerinde failler listesinin en başında öldürülen kadının kocasının aldığını gösterir (623) İkinci sırada sevgililer tarafından işlenen cinayetler (160), üçüncü sırada eski koca cinayetleri (94) yer alır. Dördüncü sırada yer alan “tanıdık biri tarafından işlenen cinayetler” (88), hırsızlık ve tecavüz vakaları ile gerçekleşmektedir. Ardından sırasıyla akraba cinayetleri (49), kardeşi tarafından öldürülme (48), oğlu tarafından öldürülme (48), babası tarafından öldürülme (38), yabancı biri tarafından öldürülme (18) gelmektedir.

 

“2018 Türkiye’de Kadın Yaşam Hakkı İhlalleri” raporuna göre 2002 yılında Türkiye’de öldürülen kadın sayısı 66 iken, cinayetler yüzde 392 oranında artarak 2018’de 440’a ulaştı.”

 

 

Eray Karınca’dan aldığım, dolayısıyla da şüphe duyulmayacak bu sayılar, bu tablo neyi gösteriyor, kime işaret ediyor toplumsal ve siyasal sorumluluk olarak.

 

 

Cevabımı veriyorum…

 

 

Özellikle de, sayılarda 2010-2012 sonrası artışın dinamizmi, siyasi iktidarın topluma ve üst siyasete tamamen hakim haline geldiği 2010-2012’nin toplumsal şartlarına işaret ediyor bu durum.

 

 

Tv’lerdeki ve basındaki hakimiyetin tamamen tahkim edildiği ve toplumun psikolojik olarak tamamen siyasi iktidarın kontrolüne girdiği bir yıl 2010.

 

 

Kadın cinayetlerindeki temel mesele şu…

 

 

Toplumun iç dinamiklerinde kadınlarda bir emansipasyon (bağımsızlaşma, kendi bireysel iradesi yönünde hareket etme) eğilimi var.

 

 

Aynı anda ama hakim siyasetteki söylem kadınlardaki bu eğilimin tam tersi yönde.

 

 

Kadının bedeni üzerinden kirli cümlelerden tutun, din adamı kılıklı tiplerin kadın cinselliğine yönelik aşağılık sözleri.

 

 

Cinayet işleyen erkekler işte sinyali buradan alıyorlar.

 

 

Onlar hissediyor ki, topluma hakim siyaset kadının bireyselleşmesine karşı.

 

 

İstedikleri kadar lafta bazı şeyler söylesinler veya kadın cinayetlerine çok karşı olsunlar.

 

 

Toplumdaki cinayete meyilli erkeklere bu zihniyetin farını yakıyorlar genel söylemleriyle.

 

 

Erkekler toplumda dinsel söylemin ağırlığını da, erkeğin, zihninde zaten var olan, erkeğin kadına olan hakimiyeti düşüncesine devletten alınan meşruiyet olarak bakıyor.

 

 

Safile USUL Twitter

 

 


Yazarın Son Yazıları:
10 tane BAE olsa, yetmez
En büyük tehlike
İttifakta potansiyel tehlikeler