Uyarıları görmezden gelenler hesap vermeye hazır olmalıdır!..

Uyarıları görmezden gelenler hesap vermeye hazır olmalıdır!..
2 Temmuz 2014 09:30

Cumhurbaşkanı adaylarının leh veya aleyhinde hiç bir yorum yapmadan, şu andaki somut duruma bakarak ve 30 Mart Yerel Seçimleri’nde ortaya çıkan tabloyu esas alarak, içerisine düşmekte olduğumuz tuzağı göstermek istiyorum:

 

Cemil CAN H&H YORUM

 

 

Anayasanın 102. maddesine göre, GEÇERLİ OYLARIN SALT ÇOĞUNLUĞUNU alan aday Cumhurbaşkanı seçilir. “Salt çoğunluk” yarıdan bir fazla demektir… Bu kuralı bir kenara not edelim…

 

Şimdi diğer verilere bakalım. 30 Mart Yerel Seçimlerinde AKP ve Kürt Partilerinin almış olduğu oylar aşağıdaki gibidir:

 

1. VERİ:
AKP: yüzde 43.13,
BDP+HDP; yüzde 4.20+1.90 =yüzde 6.10

 

Kürtler, Selahattin Demirtaş’ı aday göstermesine rağmen, oylarını Tayyip Erdoğan’a verebilirler. Bu olasılığa göre, Erdoğan, en fazla 43.13+6.10=49.23 oy alabilir ve bu oran salt çoğunluğu sağlayamadığı (yüzde elliye geçmediği) için RTE, birinci turda Cumhurbaşkanı seçilemez!..

 

2.VERİ:
CHP ve MHP’nin “çatı adayı” olarak gösterdiği Ekmeleddin İhsanoğlu’na oy vermeyeceğini açıkça ilan edenlerin (Aleviler ile aralarında Atatürkçü Düşünce Derneği, Cumhuriyet Kadınları Derneği ve 50’ye yakın Demokratik Kitle Örgütü) SANDIĞA GİTMEMELERİ veya gidip de BOŞ OY ATMALARI halinde; yine yüzde 49.23 oranında oy alan Recep Tayyip Erdoğan, bu defa geçerli oyların salt çoğunluğunu sağlayarak birinci turda Cumhurbaşkanlığına seçilebilir!..

 

Oy vermeyeceğini açıklayan örgüt ve kesimler; seçmenlerin sadece yüzde 2’sini etkileyerek sandığa gitmemelerine (veya geçersiz oy kullanmalarına) neden olabilirse eğer; Bu defa Tayyip Erdoğan’ın (yüzde 49.23 oranı ile ifade edilen) alacağı OYLAR, geçerli oyların yüzde 50.23 ‘üne karşılık gelerek, salt çoğunluğunu sağlamasına ve Cumhurbaşkanı seçilmesine yetebilir…

 

T Ü R K İ Y E ‘ Y E K U R U L A N S O N Y Ü Z Y I L I N E N B Ü Y Ü K T U Z A Ğ I B U D U R !..

 

Bu tuzak basit bir aritmetik hesap ile anlaşılabilecek durumdadır. Şöyle ki: Geçerli oylardan yüzde 2’yi düşersek, bu defa yüzdelik oranı 98 üzerinden hesaplanacığı için: 100×49.23/98=50.23 sayısı elde edilecektir…

 

ŞİMDİ SORUN ŞURADADIR: Aleviler ve Ekmeleddin İhsanoğlu’na oy vermeyeceğini açıklayan seçmenleri ile tatilini bölüp oy kullanmaya gitmeyecek olan seçmenlerin sayısı, geçerli oyların yüzde 2’sine ulaşabilir mi?…

 

Yukarıda adı geçen örgütler ve kesimler tabanları üzerinde yüzde 2 oranında etkili olabilirse (yüzde 98’i örgütlerinin kararını dinlemezse bile) Recep Tayyip Erdoğan, oylarında bir tek artış olmadan bile, birinci turun sonunda Cumhurbaşkanı seçilebilir!..

 

Çözüm: “Çatı adayı”na oy vermeyecek olan küskün kesimlere de kendi adaylarını çıkarma olanağının tanınmasındadır…
Bu seçeneğin yaşama sokulmasının ayrıca şu yararları vardır:

 

Herşeyden önce, küskün olan bu kesim, sandığa giderek Recep Tayyip Erdoğan’ın birinci turda salt soğunluğu sağlamasını önleyebilir ve Cumhurbaşkanı seçilmesini engelleyebilirler…

 

İkinci yararı, birinci turda birden çok Cumhurbaşkanı adayının oylanması ile bir tür ÖN SEÇİM yapılmış olur…

 

Bu şekilde, birinci turda Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısında konuşlanan seçmen, bu tavrını sürdürerek, ikinci tura kalan adaylardan Tayyip Erdoğan’ın karşısında en çok oyu alarana -biraz da zorunlu olarak- oylarını verirler…

 

Bu olasılıkta, şanslar hemen hemen eşittir. Hatta denebilir ki, birinci turu kaybeden Recep Bey, bu rüzgarla ikinci turu da kaybedebilir…

 

İkinci tura kim kalır? Bunu şimdiden kimse bilemez ama her kim olursa olsun, yürütülecek doğru seçim strateji budur…

 

Bunun dışındaki “oldubitti” ve “emrivakiler” geçerli değildir, son tahlilde AKP’ye hizmet ederler…

 

Sağduyulu Türk halkının bu konuda en doğru karar vereceğine inanmak gerekir…

 

Yanlıştan dönmek bir erdemdir ve bunun için henüz vakit vardır…

 

Aksi halde, yenilgiye sorumlu aramak bir işe yaramaz ve “eyvah” da para etmez…

 

Av. Cemil Can

 

DİPNOT:
ANAYASA
MADDE 102- (Değişik: 21/10/2007-5678/5 md.)
Cumhurbaşkanı seçimi, Cumhurbaşkanının görev süresinin dolmasından önceki altmış gün içinde; makamın herhangi bir sebeple boşalması halinde ise boşalmayı takip eden altmış gün içinde tamamlanır.
Genel oyla yapılacak seçimde, geçerli oyların salt çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur. İlk oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamayı izleyen ikinci pazar günü ikinci oylama yapılır. Bu oylamaya, ilk oylamada en çok oy almış bulunan iki aday katılır ve geçerli oyların çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur.
İkinci oylamaya katılmaya hak kazanan adaylardan birinin ölümü veya seçilme yeterliğini kaybetmesi halinde; ikinci oylama, boşalan adaylığın birinci oylamadaki sıraya göre ikame edilmesi suretiyle yapılır. İkinci oylamaya tek adayın kalması halinde, bu oylama referandum şeklinde yapılır. Aday, geçerli oyların çoğunluğunu aldığı takdirde Cumhurbaşkanı seçilmiş olur.
Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar görev süresi dolan Cumhurbaşkanının görevi devam eder.
Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin usûl ve esaslar kanunla düzenlenir.

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
‘Bağımsızlık’ mı ‘hırsızlık’ mı?!..
Devletin ‘özel’i olmaz!..
‘Cesaret ödülü’nün bedeli!..