Davutoğlu ile Öcalan bu ortak tezi konuşmuş olmalı

Davutoğlu ile Öcalan bu ortak tezi konuşmuş olmalı
21 Mart 2013 00:20

Hatırlarsanız Dışişleri Bakanı Davutoğlu geçen hafta Diyarbakır’a gidip, ordaki STK’larla filan görüşmüş, Osman Baydemir tarafından da çok sıcak bir biçimde karşılanmıştı.





 


 



Safile USUL H&H YORUM



 


 


 



Bu tablo bana cicim aylarında gereğinden fazla heyecan yapan dünürleri hatırlattı ama…



Asıl şimdi değinmek istediğim konu çok ilginç.



Davutoğlu ilk kez geçen hafta Diyarbakır’da Hükümet’ten şu ana kadar hiç duymadığımız bir tezi dillendirdi.



Buna göre Türkiye Ortadoğu’da tüm Kürtleri de içine alan bir coğrafyada Avrupa Birliği gibi bir siyasi birlik yaratacaktı.



Hatta size Davutoğlu’ndan tam bir alıntı da yapayım ki, emin olun…



“Ulus-devlet Avrupa’da küçük yapıları birleştirirken bizde büyük yapıyı küçülttü. İttihat ve Terakki üzerinden gelen milliyetçilik ancak yüzde seksen küçülme sağladı, aynı illet Kürtleri de ziyadesiyle üzebilir.



Şüphesiz Ortadoğu’da, AB benzeri, sınırların farkına varılmadan geçildiği bir düzen inşa edebilmeliyiz.”



Şimdi, izin verirseniz Davutoğlu’nun bu sözlerdeki siyasi zekası üzerine bir yorum yapmamayım ama hemen Selahattin Demirtaş’ın önceki gün Öcalan ile yaptığı görüşmeden aktardıklarına geleyim ve Davutoğlu’nun yukarda aktardığım sözlerinin aynısını Öcalan’ın da söylemiş olduğunu size anlatayım.



Demirtaş bugün (çarşamba) Özgür Gündem Gazetesi’ne verdiği demeçte Öcalan ile görüşmesini anlatırken şöyle demiş…



“Aslında Öcalan şundan söz ediyor. 1920’lere atıf yapıyor sürekli. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu ilk döneme Osmanlı bakiyesine atıf yapıyor. Osmanlı kültürler topluluğuna atıf yapıyor. O dönem biliyorsunuz farklı milletler, farklı inançtan insanlar aynı coğrafyada birarada yaşayabiliyorlardı. Özellikle Kürdistan bölgesinde farklı inanç kesimleri farklı etnik kimlikler Osmanlı’daki saraya karşı kısmi özerkliklere sahipti. Bunları önemsiyor. Yani tekleştirilmiş millet tanımının Ortadoğu gibi bir coğrafyada hiçbir devlete uymayacağını, devletlerin bundan vazgeçtikçe ancak toplumun özgürleşebileceğini, fakat bunun yerine ikame edilecek şeyin de yine ulus devlet olmaması gerektiğini ısrarla belirtiyor. Ve bütün farklı kimlikler, farklı inançlar bir Ortadoğu konfederal sistemi içerisinde bir arada yaşayabilirler diyor. Öyle sınırların değiştiği resmi sınırların farklı şekilde çizildiği bir modeli kastetmiyor. Örneğin AB’yi örnek verirken, kömür ve çelik birliğiyle başladı bu diyor ve bugünlere kadar geldi.”


 




Görüldüğü gibi Öcalan da aynen Davutoğlu gibi Türkiye ve Kürtlerin ve diğer Ortadoğu ülkelerinin AB gibi bir birlik içine doğru gitmesini savunuyor.



Emin olabilirsiniz ki, hem Davutoğlu hem de Öcalan’ın savunduğu bu tez Hükümet’in kendi içinde konuştuğu tez olduğu gibi, MİT de Öcalan ile görüşmelerinde bunu konuşuyordur.



Yoksa böylesine absürd bir tez iki kişinin rüyasına aynı anda girmez.



Bu arada…



Davutoğlu aslında Dışişleri Bakanı ve Diyarbakır gezisinin bakanlık fonksiyonu ile tam bir ilgisi yok.



Ama Ortadoğu’da ele aldığı tüm işleri batıran Davutoğlu şu anda yeni bir deneme tahtası ve Ortadoğu’da yeni bir çıkış kapısı olarak Kürt meselesini kullanıyor.



Bu denemeyi de batıracağı konusunda size garanti verebilirim.



Bu batırmadan sonra hangi yeni deneme tahtasına musallat olacağını ve/veya nereye gideceğini speküle etmeyi de sonraya bırakalım.


 


 


Yazarın Son Yazıları:
Genel Merkez sahip çıkmadı
Bakın şu anlam bozukluğuna
Şunu bilmeliyiz ki…..