RTE’nin askeri disiplini bozma ve Zekai Paşa’yı Ankara denklemi dışına çıkarma nedenleri!

RTE’nin askeri disiplini bozma ve Zekai Paşa’yı Ankara denklemi dışına çıkarma nedenleri!
22 Ağustos 2017 08:23

Şunu öncelikle belirtelim ki, RTE çok bilinçli olarak ve taammüden Türk ordusunun iki bin küsür yıllık Türk töre ve disiplin anlayışı ile genlerine dayalı düzenini bozmuştur ve son hızla da bunu yaygınlaştırmaya devam etmektedir.

 

 

 

İbrahi ÖZDOĞAN H&H YORUM

 

 

Çok açıkça belirtelim ki, M.Ö. 209’da Asya Hun Büyük Türk Hükümdarı Metehan’ın kurduğu çok özgün disipline dayalı Türk ordu karakterini bozarak Arap anlayışına doğrı hızla yol almaktadır.

 

 

Metehan’ın kurduğu Türk ordusu 10’lu sisteme göre yapılandırılmıştır ve her 10 askerin başında bir onbaşı bulunurdu.

 

 

10 birimlik askerden oluşmuş 10 takım ise 100 askerden oluşurdu ve komutan olarak başında bir yüzbaşı bulunurdu.

 

 

100 askerin oluşturduğu 10 bölük ise 1000 askerden oluşurdu ve başında komutan olarak binbaşı rütbesindeki subay bulunurdu.

 

 

10 tane 1000 askerden oluşan askeri birlik 10.000 kişilik bir kuvvetti ve adına tümen deniyordu, başında da komutan olarak bir tümgeneral bulunuyordu.

 

 

Ve Türk ordusunda emirler Atatürk’ün Cumhuriyet ile birlikte yeniden Metehan’ın anlayışına göre yukarıdan aşağıya silsile halinde gelerek zaferler kazanılmıştır, yani bugünkü betimleme ile emir-komuta zinciri içinde akmıştır ve Türk disiplini en titiz şekilde korunmuştur.

 

 

Bir de Metehan’ın kurduğu Türk ordusu anlayışında komutanların geçirdiği deneyim yılları çok önemlidir ve asla bir alt rütbedeki komutan daha önce terfi almış, uzun yıllar orduya hizmet etmiş bir komutanın üstüne geçirilmez ve emrine verilmezdi.

 

 

Bu disiplin anlayışı çok titiz bir şekilde Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün direktifiyle kurulmuş ve RTE’ye gelinceye kadar korunmuştur.

 

 

Bu disiplin anlayışını anlatmak için ayrı bir makale yazmak gerekiyor ama şimdilik, askeri sınıflar arasında bile protokol farkı olduğunu ve aynı yıl askeri okullar veya harp okullarından mezun olanlar arasında bile kaçıncılıkla bitirdiği çok önemlidir disiplin sağlanması bakımından.Diyelim ki, harp okullarından birinden o yıl 250 subay mezun oluyor, bu subaylardan okulu yirmincilikle bitiren, yirmi birincilikle bitirenden protokol bakımından öndedir.Bu disiplin anlayışı ve katı kuralları aynı zamanda yedek subay eğitim merkezlerinde bile vardır.

 

 

Ve, bir subayın rütbe bekleme süresi o kadar önemlidir ki, kesinlikle bu süre dolmadan bir üst rütbeye hiç kimse asla terfi ettirilmezdi.

 

 

RTE, 15 Temmuz 2016 naylon darbe tiyatrosu sonrası ilan ettirdiği OHAL sonucu çıkardığı KHK’lerle askerliğin bütün alanlarında olduğu gibi rütbe alma sistemini de bir kılıç darbesi ile değiştirmiş ve Türk ordusunu kaosa sürüklemiştir.

 

 

Bugün öyle omuştur ki, Türk ordu disiplin sisteminin temel felsefesine taban tabana zıt bir şekilde bir alt rütbedekileri aniden yükselterek, kıdem ve komutanlık deneyimleri bakımından ondan daha üst rütbede olanları onların emirlerine vermiş ama bu nedenle gururu incinen subay/generaller istifa etmişlerdir.

 

 

RTE bu Türk askeri genetiğine dayalı bu disiplini neden bozmuştur?

 

 

Hiç kuşku duymuyoruz ki, bunu kendisi için potansiyel tehlike olarak göreceği generalleri ordudan diskalifiye etmek için getirmiştir ve bu anlayış tam bir Arap anlayışı ve Arap genetiğidir.

 

 

Bakın nasıl?

 

 

Arapların sosyal ve kültürel kodları ile devlet yönetim anlayışlarında daima hilekarlık ve ve mevcut yönetimlere başkaldırı vardır, bu nedenle devlet başkanı kuşkulandığı an ordunun başındaki komutanları azleder, kendisine köle gibi bağlı kişileri getirir, hatta köleler bile komutan yapılmıştır.

 

 

İki prototip örnek veriyorum bu konuda.

 

 

Hz.Muhammed bütün eleştirilere rağmen ordu komutanı olarak Üsame bin Zeyd adındaki en alt tabakada bilgisiz birini-kendisine çok bağlıydı-getirerek diğer önde gelenlerden kuşkulandığını ortaya koymuştur.

 

 

Yine Hz.Ömer halife iken, dünya tarihçilerinin ittifakla kabul ettiği büyük general Hlid bin Velid’i ordu komutanlığından almış ve yerine askeri deneyimi ve bilgisi olmayan Musenna adındaki birini getirmiştir ki, nrden bunu yaptığını soranlara da ”şımarmasını önlemek için” yanıtını vermiştir.

 

 

Haid bin Velit ki, Arap imparatorluğunun genişlemesinde en önemli bir komutandır ve Irak ile Suriye onun komutanlığında fethedilmiş, Bizans imparatorluğunu da önemli ölçüde yıpratmıştır.

 

 

Halbuki işin gerçeği Hz.Ömer’in dediği gibi değildir ve Halid bin Velid Arap merkezi yönetiminin bir çok uygulamalarını uygun görmeyip, zaman zaman kafa tutuyordu.

 

 

Bu Arap anlayışına uygun tarihi vakaları anlatmamın nedeni RTE’nin uygulamaları ile eşleştirmek ve onun da aynı kuşkularla Türk ordusu disiplinini alabora ettiğini anlatmak içindir.

 

 

İşte RTE’nin bir üst rütbedeki generalleri bir alt rütbedeki generallerin emrine verme nendi tam bir Arap paradigma/zihniyeti ve kendisi için oluşabilecek potansiyel tehlikeleri önlemek içindir.

 

 

Bir başçavuşun-asla küçük gördüğümden değil ama askerlik bunu gerektiriyor-MİT’in başına getirilmesinin nedeni bu ilkel Arap dogmatik zihniyetidir.

 

 

Şimdi gelelim Korgeneral Zekai Aksakallı meselesine…

 

 

RTE neden Zekai Paşa’yı Ankara denklemi dışına çıkardı?

 

 

Zekai Paşa 15 Temmuz 2016 naylon darbe tiyatrosunda RTE’yi birinci derecede koruyan ve sağ salim limana kavuşturan komutan değil miydi?

 

 

Şimdi aralarından kara kedi mi geçti?

 

 

Bunların yanıtı var ama öncelikle RTE’nin en temel iki karakteristiğini belirtmemiz gerekiyor.

 

 

Bunlardan birincisi ile özetapar (narsist) kişiliği ile kendisine sürekli bağlı kalınması ve emirlerine harfiyen riayet edilmesi, diğeri de kuşkucu ve korkuya dayalı kişiliği ile de konuşulan her söz ve eylemi yorumlayarak zaman zaman potansiyel tehlike olarak değerlendirip önlem almasıdır.

 

 

RTE ajandasına her şeyi not eder ve zamanı gelince bu notların gereğini yapar.

 

 

RTE’nin Özel Kuvvetler Komutanı Korg.Zekai Aksakallı’nın ‘’Darbe girişimi öğrenildikten sonra Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda ne gibi önlemler alınabileceği’’ sorusuna ‘’Türk Silahlı Kuvvetleri’nde kriz ve olağanüstü durumlarda ilk haber alınır alınmaz tedbir olarak ‘personel kışlayı terk etmesin’ emir verilirBirlik komutanları kışlalarında mesaiye devam eder.Her zaman uygulanan bu basit kural 15 Temmuz’da ilk haber alındığı zaman uygulanmamıştır.Uygulansaydı darbe girişimi baştan açığa çıkardı’’ yanıtını verdi.

 

 

Şundan eminim ki, Zekai Paşa bu bu ifadeleri çok iyi niyetle belirtti ve bana göre de çok doğru ama bunların RTE’deki algısı çok farklı.

 

 

RTE’deki algı şöyle ki, demek bana karşı bir kısım generaller tarafından darbe girişiminde bulunulursa, bundan sonra siz miskin miskin kışlalarınızda oturacaksınız ve onlarda beni tahtımdan tacımdan edecekler.

 

 

RTE özetaparlıkla ölünceye kadar bağlılık ve hizmet, şüphe ve korku duyguları ile de her söz ve kımıldanıştan tehlike algısı çıkarıyor.

 

 

Zekai Paşa’nın kamuoyunda bir kahraman olarak algılandığını da hesaba katarsak RTE, Arap zihniyet/paradigması uyarınca yukarıda İslam tarihinden verdiğim örneklere dayalı olarak şimdiden kendisinin önünü kesiyor.

 

 

Kendisini Ankara dışına çıkarıyor.

 

 

Korgeneral olarak kolordu komutanı olması gereken Zekai Paşa’yı Ankara’da bulunan 4.Kolordu Komutanlığı’na kaymak gibi getirirdi ama özetaparlık, şüphe ve korku böylesini gerektiriyordu.

 

 

Artık Ankara denkleminde Zekai Paşa yok, buna karar verilmiş.

 

 

RTE’nin Özel Kuvvetler Komutanlığı’na bir komutan ve komutan yardımcısı getirilmesinin anlamı şu ki, hala daha bu askeri birliğin varlığına kuşku ile bakıyor ve iki komutanın birbirlerini kontrol etmesini sağlayarak kendini daha bir emniyette hissetmesini sağlıyor.

 

 

Ayrıca RTE bir şeyi yaparken yüz adım ötesini hesap eder.

 

 

Bu bağlamda olmak üzere Zekai Paşa’nın ‘’Semih Terzi’yi vurma emrini ben verdim’’ ifadesini kamuoyu ile paylaşmasını RTE kendisi için risk olarak düşünebilir ve şimdiden ön almış olabilir ilerisi için

 

 

Bir de RTE istifa eden generallerin istifasını Kabul edip Zekai Paşa’nın ‘’Askerlikte dargınlık olmaz’’ diyerek reddetmesi oldukça anlamlıdır.

 

 

Ve ben bunu Korg.Zekai Aksakallı’nın makalenin başlarında verdiğim ifadelerinin son tümceleri ile bağlantılı olduğunu düşünüyorum.

 

 

Taktik şu:Kendin için tehlikeli gördüğün kişileri Ankara denklemi dışına çıkar ama bunu yumuşak inişle yap.

 

 

Zaten zamanı geldiğinde, iklim müsait olunca defter dürmek daha kolay olur.

 

 

Siyaset ve parlamenter yaşamımdan tanıdığım RTE böyle biridir.

 

 

 

İbrahim ÖZDOĞAN Twitter

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Devlet Bahçeli Tayyip Erdoğan’a olan imanını tazeledi!
AKP’de Allah ile aldatmaya ilaveten Atatürk ve Türk milliyetçiliği takıyyesi
AKP’nin Türk Milletine karşı Arapçılık politikası ve vatan ihaneti!