İran bize sıçrar diye korkuyorlar

İran bize sıçrar diye korkuyorlar
2 Ocak 2018 17:30

Dışişleri Bakanlığı bugün İran’da çıkan sokak protestolarından dolayı endişe içinde oldukları ve olayların yatışmasını bekledikleri yönünde bir açıklama yaptı.

 

 

 

Safile USUL H&H YORUM

 
Hükümet Türkiye’de sokak eylemlerinden çok çekindiği için, şimdi İran’da olanlara, acaba bunlar Türkiye’ye örnek olur mu şeklinde bakıyor.

 
Ne hazin, esasında biz İran’a hiç benzemiyoruz.

 
Zira İran 1979’da din devletine geçti. Bundan 39 sene önce.

 
Ve, bir daha da çıkamadı bu presten.

 
(bu tür devletler bir geldi mi, bir daha gitmez)

 
Biz ise, 1979’dan sonra, 12 Eylül darbesinin olumsuzluklarına rağmen, hep ilerledik yavaş yavaş, 90 sonlarında demokrasi reformlarına geçtik.

 
AB ile ekonomik olarak yükseldik, siyasal liberalizm hakim hale geldi bizde.

 
Ve, bu tür ekonomisi yükselen ve siyasal liberalizmden nefes alan ülkelerde asla bu tür yıkıcı sokak eylemleri olmaz normalde.

 
Fakat şimdi hükümet sokak eylemlerinden korkuyor Türkiye açısından.

 
Neden?

 
İçine ettiler de Türkiye’nin ondan.

 
Önce ağzını burnunu kırdılar Türkiye’nin, şimdi de İran kötü örnek olur mu diye korkuyorlar.

 
30 ARALIK VE BUNLARIN HÖH’Ü

 
Yılın son gününden bir gün önce, cumartesi öğlen sıralarında tezgahtan mandalina seçiyordum.

 
Bir sesler duydum, baktım, yumruklu erkek kavgası.

 
Mandalina seçmeye devam ettim.

 
Fakat bir grup kadının, “Toplanmışlar, dövüyorlar bir çocuğu, öldürecekler” diye bağırdığını duyunca, elimdeki mandalina torbasını bile bırakmadan meydandaki kavganın tam ortasına koştum.

 
Ben kimim, 50-55 kilo birşey ama kalabalığın tek kişiyi dövmesi olayı bende acaip bir refleks geliştirdi.

 
Olayın olduğu yerin içine girince yüzü gözü kanlar içinde, yüzünde kesik yaraları açılmış bir gencin elinde kalın sopa olan biri tarafından kafasına hala vurulmaya devam edildiğini gördüm.

 
Dehşet içinde sopayla vuran kansıza, “Vurma, vurma, ölecek” diye bağırdım.

 
Sesimi duyunca çok kısa bir durdu, bana baktı, yüzünde şaşkınlık vardı, anlam veremedi, belki bir saniye kısa bir durdu ama ardından hemen olanca gücüyle sopayla vurmaya devam etti.

 
Vuran sadece o değil.

 
Bir o vuruyor, bir diğerleri..

 
Hiç acımıyorlar.

 
Vurdukları iki kişi var.

 
O da, diğer dövülenden daha yaşlı ve kafasına nasıl vuruyorlar peşpeşe, görseniz. (adam antropolojik olarak Kafkas tipliydi, ve kemik yapısı güçlüydü, normalde o darbeden sağ çıkan az olur)

 
Azcık insan olan en nefret ettiği kişiye bile, en azından vurduğu kişi belli bir hale geldikten sonra bu şekilde vurmaz, vuramaz.

 
İlerde bir polis arabası gördüm, koştum ama içinde kimse yok.

 
Polis, hülasası, 20 dakika sonra filan geldi.

 
Bu arada bu dövme olayı kısa aralıklarla hep devam etti.

 
Bu vuranlar, size yemin ediyor ve abartmıyorum, 15 Temmuz’da köprüde erin boğazını kesenlerin aynısıydı bakış ve yüz ifadesi olarak.

 
Nasıl iğrenç tipler bir de…

 
Seri katil gibi.

 
Bu tipler genelde, 1-genetik olarak kriminaliteye yatkın 2-büyüme koşullarında çok acımasızlığa ve şiddete maruz kalmış kişilerdir.

 
Ve, bir olayı bastırmak için bir hükümet sokaktan yardım istediğinde, HÖH denilen dernektekilerin çağrısına önce bu tipler koşar zevkle.

 
İnanın, AKP’ye oy veren normal halk buna karışmaz. (15 Temmuz’da hayatını kaybeden Erol Olçak gibi kişiler çatışma yapmadı, onlar askerin onlara ateş etmeyeceğini düşündü ama söz konusu olan Türk askeri değil, serseri ve bu hükümetin orduya yerleşmesine göz yumduğu hainlerdi)

 
Tekrar ediyorum, bu HÖH denen dernek vs. gibiler, hükümetin emirleri doğrultusunda sokağa çağrı yaparsa çağrıya koşacak olanlar cumartesi günü ölecek hale gelenlere sopayla vurmaya devam eden tipler olacaktır.

 
Bu arada…

 
Binali Yıldırım 31 Aralık günü, yeni yıla girmek gibi bir hayat zevki hiç yaşamamış olduğundan olsa gerek, ılık bir yeni yıl mesajı vereceği yerde, 696 sayılı KHK’ya karşı çıkanlar için darbeci diyordu.

 
Yok ya…

 
Yok ya…

 
Senden mi öğreneceğiz darbeyi, demokrasiyi, devleti, sokak kırıcısını, milleti birbirine kırdırmayı.

 
Yemezler.

 
Siz bu ülkede tek bir fiziksel şiddet sorunu yaşamadan kondunuz 2002 Türkiye’sinin rahatına.

 
Bu ülkenin kuşakları ama sokak karıştığında neler olabileceğini yaşayarak geldi bugünlere.

 
Siz gelirken bu ülke dönüyordu.

 
Devletin devlet kurumu dışında çete ve kişileri kullandığında neler olduğunu göre göre kurumlaşmıştı bu devlet.

 
Ama sonra…

 
Siz geldiniz.

 
Kadere bak ki…

 

 

Safile USUL Twitter

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Ankara’da fedakarlığı İYİ Parti yapmalı
Sözcü ve döviz
Doğru kavramlardan vazgeçilmesin