Berat gecesinde huzur ve bereket

Berat gecesinde huzur ve bereket
9 Mayıs 2017 12:09

Değerli okuyucularımız! Site ailesi olarak, Berat gecenizi tebrik eder. Cenab-I Allah’dan bu mübarek gecenin manevi feyzinden bizleri mahrum etmemesini, bütün mü’minlerin İslam ve insanlık aleminin olgunlukla selamete kavuşturmalarını Berat gecesi hürmetine bizleri her türlü kaza, bela ve riyakarların şerrinden muhafaza etsin. Amin Velhamdullillahirabbilalemin. Beraat Geceniz Mübarek Olsun.

 

 

 

Numan AALADAĞ H&H YORUM

 

 

Berat gecesi, Şaban ayının on beşinci gecesidir (10 Mayıs Çarşamba’yı Prşembeye bağlayan gece). Kadir gecesinden sonra en mübarek gecelerimizden olan Berat ve bu gecede Mü’minlerin nail olacakları ilahi mükafattır.

 

 

Rızık isteyenlere rızık verir. Dertli olanın derdine şifa verir. Kendisine kalp temizliği ile açılan eller boş dönmez bu mübarek gecede.

Berat kelimesi beraetten gelir. Bu gece, mü’minlerin mağfiret olunuşu sebebiyle, günahlardan kurtulma ve beri olma manalarını ihtiva etmektedir. Berat gecesi her şeyin, özellikle insanın mukadderatının tayin edildiği bir dönüm zamanıdır.

 

 

Cenab-ı Allah’ın Mü’minlerin kalbine en çok aksettiği bu gece Mü’minin maddi ve manevi işleri ile çok ilgili bir gece olduğundan çok mukaddes bir gecedir.

Berat gecesi hakkında, Hz. Muhammed (s.a.v.) hadis-i şeriflerinde: ”Cenab-ı Allah, Şaban ayında kullarının durumu gözden geçirir. Müşrik ve kindar olanlardan başka kullarının tüm günahlarını affeder.” buyuruyor.

 

 

Bu aziz mübarek gecede samimiyetle, sadakatla ve kalp ile Cenab-ı Allah’a yönelelim.

Kalbinizdeki her türlü bencillik ahlakı ile başkasını çekememe, kötülüğün, kırgınlığın, kin duygusunun ötelerine geçerek kalbinizi ve ruhunuzu, bu mübarek gecenin rahmet dolu bereketi ile yıkayın.

 

 

İslam aleminin ve Türk Milletinin bölünmez bütünlüğü, birlik-beraberliği için dua edelim. Cenab-ı Allah kur’an-ı azimüşşanında: ”Bana dua edin, size icabet ve duanızı kabul edeyim.” , buyuroyor (Sure-i Mü’min 60).

 

 

”Dua ibadetin ta kendisidir.”
”Dua ibadetin iliğidir, özüdür.”

 
Resul-i Ekrem Efendimiz, bir hadisi şeriflerinde şöyle buyuruyor:

 
”Cenab-ı Allah’a dua ettiğin zaman ellerin içini yüzüne, arkasını yere doğru yönelterek dua et. Ellerinin sırtı ile dua etme. Dua bittikten sonra da iki elini yüzüne sür.”

 
Bu şekilde dua etmek sünnettir. Bir belanın, kıtlık, kuraklık, afetlerin giderilmesi ve düşman şerrinin giderilmesi için yapılan dualarda ise ellerin sırtı göğe iç kısmı yere yöneltilmelidir.

 

 

Berat gecesinde yapacağımız Dualar:

 
”Allah’ım, biz İslam’a davet sesi işittik, ona kulluk verdik, onu bütün kalbimizle kabul ettik. Bizim büyük ve küçük günahlarımızı bağışla.

Allah’ın, İslam alemini affet. Allah’ım, İslam alemine helalinden bol rızık ver. Allah’ım, bizi dünyada ve ahirette mahzun ve mahçup etme.

Allah’ım, kıyamet gününde yüz kızartıcı günahlarımızı yüzümüze vurma.

Allah’ım, sadakat ve samimiyetle İslamiyeti yaşayan cümle İslam alemine içinde bulunduğumuz şu mübarek gecenin bereket ve rahmetini ihsan eyle.

Allah’ım, azabından affına, gadabından rızana sığınıyoruz. Senden yine sana iltica ediyoruz. Günahlarımızı bağışla ya Rabbi.”

 

 

Hastalığını sabır edip şifaya kavuşacağını ve fakirliğini de yine sabırla sabredip, Cenab-ı Allah’ın şifa ve bereket vereceğini kaybetmediğin zaman, nasıl sağlık ve huzura kavuştuğuna hayret edeceksiniz.

 
Hastalık ve ekonomik sıkıntısı olan Müslüman din kardeşlerimizin dileklerinin kabul olabilmesi için, Erzurumlu Hafız Abdullah Aldır Hoca diyor ki: ”El-Hamdulillah” diyerek, yapabildiğiniz kadar dua ederseniz, Cenab-ı Allah sizlere şifa ve bereket verir.

 

 

Hastalığı olan Müslüman kardeşlerimizin, şifaya kavuşması için kullandıkları, kimyasal ilaç ve tabiatın şifalı armağanları olan bitkisel ilaçlardan şifa bulabilmesi için, ”Allahümme Rabbe’nnasi muzhibe’l ye’si işfi ente’şşafi la şafi illa ente işfi şifaen la yuğadiru sekamen.”
Manası: ”Ey insanların Rabbi ve bütün zorlukları gideren Allah’ım! Senden başka şifa verecek yoktur; yalnız Sen şifa verirsin. Hastalara öyle bir şifa ver ki, üzerinde hastalarda, hastalığın en ufak izi bile kalmasın.”

 

 

Kaza ve belalardan korunmak için dua: ”Allahümme la tüşemmit adai yedai vec’alil kur’anil azim şifai ve devai feenel kalilu ve ente müdavi.”

 
Manası: ”Hastalandığınız zaman, aşağıdaki duayı akşam ve sabah, on birer defa okunursa hastalık şifaya kavuşur. Allahın izniyle.”

 

 

Mübarek gecenin, İslam alemine verdiği mutluluk ve bereket fırsatını kaçırmayarak, tevbe edelim, çünkü O, tövbeleri kabul edicidir. Mağfiret isteyelim, çünkü O, bağışlayıcıdır.

 

 

Bu mübarek gecenin verdiği heyecan ve mutluluğundan istifade edelim, hastaları, büyüklerimizi ve akrabalarımızı ziyaret edelim, ziyaret etme imkanı yok ise, telefonla iletişim kurup tebrikleşelim. Varsa kırgınlık ve dargınlarımızla barışmak için, Berat gecesi bir fırsattır.

İmkanlarımız dahilinde kimsesiz ve yardıma muhtaç olanlara yardım edelim.

Kabristanlığa gitme imkanı olanlar, mutlaka gitmeli ve bilgisi dahilinde Kur’an-ı Kerimden Sureler okuyup dua etmeli.

 

 

Böyle Mübarek gecelerin verdiği fırsatlardan faydalanıp tevbe-i istiğfar edip hayırlı ve helal olan işlerle meşgul olalım. Cenab-ı Allah’ın ve Türkiye Cumhuriyeti kanunlarının yasakladığı ve günah sayılan hareketlerden, çıkar amaçlı faaliyetlerden ve riyakarlardan sakınalım.

Din Cenab-ı ALLAH tarafından gönderilmiş, insanlar tarafından kabul edilmiştir. İnsanları yanlış yola sevk eden din yoktur. Dini akıl bulur ve kabul eder. Akılsızın ve maddiyata (Haram işlere ve para’ya) sığınanın dini olmaz. Din İman işidir. İmanın kontrolü altındaki akıl inanç sahibi olursa, din bulunur. İman aklı kontrol altına alırsa iyi ahlak, inanç ve din doğar.

 

 

İbadet etmek inançtan doğar. İnanç ise İmandan gelir. İnançsız ibadet olmaz. İbadet din kuralıdır. Gösteriş ve riyakarlık için değil, samimiyetle ALLAH’ın emrettiği yolda olmayı, bu yolda olduğunu gösterir faaliyetlerin yapılmasıdır. Müslümanım diyebilenler için ibadet bir ihtiyaçtır.

İnanç ALLAH yoludur. İnançsız ALLAH’a varılmaz. Din inaçla gerçekleşir, ibadetler inançla olur. İnanç ve sevgi biribirlerine o kadar yakındır ki, adeta biribirlerini doğurur tamamlarlar. Kalben biribirinizi sevmedikçe, İman edemezsiniz. Sevgisiz inanç olmaz, inançsız sevgi olmaz. Muvaffakiyetlerimiz (Başarılarımız), adeta yaşamımız bunlara bağlıdır. Kalben inanan insanlar sevgi ve inançla biribirlerine bağlıdırlar. İşte inançlar onları birleştirir. Kalben, Türküm, Müslümanım deyip, bizi sevenler bize inançlarıdır.

 

 

Severek çalışmak, onun yaratıklarına hizmet edebilmek, onlara faydalı olabilmek, merhametli, fedakar olabilmek, kendi ekmeğini başta ihtiyacı olan akraba, eş dost ve diğer tanımadığı ihtiyaç sahipleri ile paylaşmak, başkalarına sevgi, umut, inanç ve huzur verebilmek, ibadetin en önemli bölümlerinden bazılarıdır.

İbadet, bir vazifenin yerine getirilmesi için değil, sadakatla, samimiyetle, kalben inanarak, ümit ederek, severek, istenerek, sabrederek, huzur duyarak yapılacak bir iştir. İbadet başkalarına zarar ettirmek, görev yapmamak için mazeret değildir. İbadet ALLAH’la kul arasındadır. İsteksiz, sevgisiz, inançsız ve asaletsiz ibadet olmaz.

 

 

Kur’an kursu, cami, öğrenci yurdu vs. gibi hayır işi yapacağım diyerek, para ve ürün toplayarak, kadirşinas Türk İslam alemini kandırıp, spor kulüpleri gibi taraftar toplayıp, çıkar amaçlı Riyakarlıkla Vatana ihanet edip huzuru bozanlara göz yummak, ibadet olur mu?

İnandığımız, bizi sevgisinden var eden büyük varlığı sevdiğimizi gösterir. İbadetler inancımızı arttırmak, bize İman gücü sağlamak içindir. Aklı maddi yaşamdan, nefisten çekip, manevi yaşama, İmana yöneltmek içindir. İmanlı olmak, onun sesini duyabilmek içindir.

İbadet, ona sevgi ve saygılı, Onun sevdiği, şanına yaraşır kullar olduğumuzu kanıtlayabilmek içindir. İşlenen günah ve kabahatlarımızın af edilmesi içindir. Dilek ve isteklerimizin kabulü içindir.

 

 

Nefis nedir? Maddi yapımızın devamı için gerekli istek ve arzulardır. Nefis maddi güçtür. Nefis yalnız kendisini düşünür, akla da devamlı bu telkini yapar. Akıl, nefsin ayakta durması ile kaimdir. Nefsin ölümü aklın sonudur.

Cenab-ı ALLAH yaptığınız ibadet ve hayırlarınızı daim kılsın, dileklerimizle ALLAH’ın Selamı ve başarısı üzerinize olsun.

Vatan Şehitlerini, T. C.’ni kurucusu M. K. ATATÜRK’ü ve nesli tükenmiş Müslümanları Rahmetle, Gazileri minnetle anar. Hastalara acil şifalar dileriz.

 

 

HADİS-İ ŞERİFLER:

 
1- Ne mutlu bilgisizliği terk edip öğrenene, üstünlük elde edene, adaletle muamelede bulunanlara.
2- Bilgi Öğrenmek her mü’mine farzdır.
3- Dünya sevgisini kalbinden çıkar ki, Cenab-ı Allah’ın sevgilisi olasın.
4- Cenab-ı Allah’ı zikredenlerin kalbinde nifak olmaz.
5- Cenab-ı Allah’ın en çok sevdiği amel bir mü’minin kalbini sevindirmektir.
6- Dünyaya esir olma ki, Cenab-ı Allah’ın sevgilisi olasın. Halkın elindekine göz dikme ki, halkın sevgilisi olasın.
7- Cennet cömertlerin evidir.
8- Cahil olan bir cömert, cimri olan bir alimden hayırlıdır
9- Bilgisizler arasında bilgi elde etmeye uğraşan, ölüler arasındaki diriye benzer.

 

 

Kaynakça:

 
Hadis-i şerifler:
İslam Dininin Nurlu yolu Yazar: Osman Bayülken 1958 (Sahih-i Buhari)
Hz. Muhammed ve Hadisleri. Abdulbaki Gölpınarlı Okat yayınevi 1964 Kasım. (Sahih-i Buhari)
Sohbetler kaynakçası:
Pakistan’nın , dünyaca ünlü din alimlerinden, Hafız Muhammed Taqi Usmani.
Erzurumlu Hafız Abdullah Aldır Hoca.

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Türk İslam geleneklerinde Kurban Bayramı
Türk Ahlakı ve Müslümanlık
15 Temmuz iktisadi demokrasi için başlangıç olsun!