Yeraltında zenginlik yerüstünde yoksulluk!

Yeraltında zenginlik yerüstünde yoksulluk!
13 Ağustos 2019 10:14

Bir tarafta 150 milyar dolarlık kömür rezervi bulunan Zonguldak, diğer yanda her yıl 5 milyar dolarlık kömür ithal eden Türkiye. İthalat yüzünden yıllar içinde işçi sayısı yüzde 80 azalan Zonguldak’ta işçiler işsizlikle terbiye ediliyor. Bu sebeple yarı ücrete çalışmaya mahkûm edilen işçiler 25 Ağustos’ta greve hazırlanıyor.

 

 

Ozan Gündoğdu/ Birgün

 

Dünyanın en kaliteli kömürlerinden biri Zonguldak’ta bulunuyor. Maden Mühendisleri Odası’na göre Zonguldak’ta 1 milyar tondan fazla kömür stoku var. Ancak hükümet kömürü üretmek yerine yurtdışından ithal etmeyi tercih ediyor. Her yıl yaklaşık 5 milyar dolarlık kömür ithalatı yapılıyor ancak sadece Zonguldak’ta yaklaşık 150 milyar dolarlık taş kömürü rezervi bulunuyor. İthalatçı politikaların sonucunda Zonguldaklının payına da işsizlik düşüyor.

Bunun yanı sıra kentin en önemli geçimi olan maden her geçen gün ithalatçı politikalar yüzünden küçülüyor. Geçmişte 40 binden fazla işçinin çalıştığı Zonguldak’ta bugün ithalatçılık yüzünden 7 bin 300 işçi çalışıyor. Üstelik bu sayı olması gerekenin neredeyse yarısı. Mevcut çalışanlar ise hükümetin Zonguldaklıyı işsizlikle tehdit etmesi sonucu yarı ücrete çalışıyor. Biz zamanların ağır sanayi fabrikalarının merkezi Zonguldak bugün maalesef göç veriyor.

 

 

150 MİLYAR DOLARLIK REZERV VAR AMA KÖMÜR İTHAL EDİYORUZ

 

 

Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şube Başkanı Erdoğan Çakmakçı gazetemize çarpıcı açıklamalarda bulundu. Çakmakçı’nın paylaştığı bilgilere göre Zonguldak’ta en az 150-200 yıllık kömür stoku var. Ancak ithalat daha ucuza geldiği için hükümet ithal kömürü tercih ediyor. Sadece Zonguldak’ta 150 milyar dolarlık kömür rezervi bulunuyor ama her yıl 5 milyar dolarlık kömür ithal ediyoruz. Zonguldaklının hesabına da işsizlik düşüyor.

 

 

Zonguldak kömürünün özelliği nedir ve bu kömürden yeterince faydalanabiliyor muyuz?

Zonguldak kömürü bir kere dünyanın en kaliteli kömürlerinden bir tanesi. Koklaşma özelliği var, kalorisi en yüksek kömür türlerinden birisi. Bu özelliği nedeniyle de demir-çelik fabrikalarının ham maddesi. Demir çelik fabrikalarında demirin ve çeliğin eritilebilmesi için koklaşma özelliğine sahip kok kömürü gerekir. Linyit kömürü ile bunu yapma şansınız pek yok. Biz bu kömürü ne kadar çok işleyebilirsek, ağır sanayimiz de bu üründen bu denli faydalanır. Cumhuriyet’in kuruluşundan 1980’lere kadar Zonguldak havzasından her yıl yaklaşık 5 milyon ton kömür elde ediliyor. Dolayısıyla kömürün üretimi için çaba sarf edilmedi.

 

 

Daha önce yılda 5 milyon ton üretiliyordu, şimdi ne kadar üretiliyor?

1 milyon tonun altında. Bakın üretim politikası uygulanmıyor ki ülkede. Yerli ve milli üretimden bahsediliyor ama kesinlikle bu yönde bir adım atılmıyor. İthal etmek şu an tabii ki daha ucuz. Neden? Çünkü yurtdışında gelişmiş ülkelerde açık işletme yöntemiyle yani yer altına girmeden kömür çıkarıldığı için onlar daha ucuza mal edebiliyorlar. Fakat şöyle bir gerçek de var, belli bir süre sonra böyle fiyatlara da bulamayacağız, çünkü açık işletme yöntemiyle belli bir derinliğe kadar bulunabilir kömür. Bu aşamadan sonra bu yöntem işlemez ve maliyetler artar. Çünkü yeraltına inmek durumundasınız. Dolayısıyla bu gerçeği görerek adımlar atmamız gerekiyor.

 

 

Zonguldak’ta işsizlik de çok fazla. Geçmişte bu durum nasıldı?

Geçmişe baktığımız zaman Zonguldak’ta 40 bine yakın hatta bazı dönemlerde daha fazla işçi çalışıyordu. Şu anda bu sayı 8 bin civarında. En azından üretime yönelik istihdamın önündeki engeller kaldırılsın, üretim artırılsın, hem de ülke ekonomisine katkıda bulunulsun. Ama ülkede uygulanan politikalar buna izin vermedi. Varsa yoksa özelleştirme, taşeron marifetiyle çalışma içinde bulunduğumuz bu olumsuz durumu hazırlamış oldu. Düşünün böyle bir madenin üzerinde oturuyorsunuz ama her sene 4-4,5 milyar dolar kadar taş kömürü ithal ediyoruz.

 

 

Ne yapmak lazım peki üretimi artırmak için?

Bunun için çok teknik mühendislik bilmeye de gerek yok. Zonguldak havzası şu anda norm kadrosunun altında çalışıyor. Son yapılan işçi alımıyla beraber 7 bin 300 kişi civarında işçi var Zonguldak’ta. Halbuki bu sayının en az 2 misli olması gerekir.

 

 

Ne kadar rezervimiz var Zonguldak’ta?

1848 yılı buraya ilk kazmanın vurulduğu tarih. O günden bugüne yaklaşık 350-400 milyon tona yakın üretim yapılmış. Toplam rezervi de 800-1000 metre derine giderseniz 1,5 milyar tonluk bir rezerv var. 400 milyon tonu 150 yılda çıkarılmış, yani 1 milyar tondan fazla ve dünyanın en kaliteli kömür cevherinin üzerinde bulunuyoruz. Bu rezerv yeni arama yöntemlerinin ortaya çıkmasıyla artabilir de. Yaklaşık bir hesapla Zonguldak 150 milyar dolarlık bir rezervin üzerinde oturuyor ama bu rezerv çıkarılmıyor.

 

 

GELİŞME OLMAZSA 25 AĞUSTOS’TA GREVE GİDİYORUZ

 

 

Zonguldak’ta Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Hakan Yeşil ile görüştük. Yeşil hükümetin teklifinin işçileri tatmin etmediğini enflasyon karşısında alım gücünün erimemesi gerektiğini ifade etti.

 

 

İşçilerin hali ortada. Hükümetin de 5+4 gibi bir zam teklifi var. İşçilerle konuştuğumuzda bu zammın enflasyon nedeniyle kesinlikle kabul edilemeyeceğini söylüyorlar, siz nasıl değerlendiriyorsunuz, nasıl bir yol haritanız var?

Bu süreçte biz hükümete bir zam teklifinde bulunduk. Hükümetin de bir zam önerisi oldu. Bizim talebimiz ilk 6 ay için yüzde 15 ikinci, üçüncü, dördüncü 6 aylar için enflasyon artı yüzde 3’tü. Bunun yanı sıra 3 bin 500 lira altında çalışan arkadaşlarımız var. Bu arkadaşlarımızın maaşlarının 3 bin 500 liraya çekilmesi ayrıca 300 liralık seyyanen bir iyileştirme talep etmiştik. Buna karşılık hükümetten ilk 6 ay için yüzde 5, ikinci 6 ay için yüzde 4 gibi bir öneriyle gelindi. Bir de 3 bin 500 lira altında çalışanlar için 60 liralık seyyanen iyileştirme önerildi. Tabii bu teklif bizim kabul edebileceğimiz bir teklif değil. Türk-İş Başkanı Ergün Atalay da zaten teklifi duyar duymaz masadan kalkarak tepkisini gösterdi. Tabii ki biz bu teklifleri kabul etmiyoruz. Bunun için bir basın açıklaması yaptık. Burada hükümeti usulünce uyardık. Bu anlamda biz süreci sonuna kadar götürmeyi de planlıyoruz açıkçası.

 

 

Sonuna kadar derken, greve kadar gitmeyi düşünüyor musunuz?

Tabii tabii, bizim 6 Ağustos’ta işverene vereceğimiz bir süre başladı. Ayın 25’ine kadar mühlet veriyoruz. O tarihe kadar herhangi bir gelişme olmazsa, 25 Ağustos’ta grev ilan edeceğiz. Artık hiçbir şeye yüzde 15’in altında zam gelmiyor. Ancak işçiye önerilen yüzde 5’lik zam oranı işçi arkadaşlarımızın da doğal olarak tepkisini çekiyor. Grevi kimse istemez ama son çare olarak buna da başvurmak bizim yasal hakkımız.

 

 

İŞÇİLER İŞSİZLİKLE TERBİYE EDİLİYOR

 

 

Zonguldak’ta 2006 yılında önemli ölçüde işçi alımı yapılıyor. Ancak hükümet yeni alınacak işçilerin ücretlerini yüzde 50 daha düşük tutacağını açıklıyor. Buna sendika karşı çıksa da işsizlikle terbiye edilen işçi sınıfı bu ücretlere tamam demek zorunda bırakılıyor. Bu süreci Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Merkez Servisleri Şube Başkanı Cengiz Saraç ile konuştuk.

 

 

İşçiler 2006 yılından sonra sorunların başladığını, iş barışının kalmadığını söylüyor. 2006 yılında hükümet aynı işi yapan işçilere farklı ücretler vermeye başlamış. O süreçte yaşananları anlatabilir misiniz?

O dönemde mevcut hükümete bizim sivil toplum kuruluşlarımız işçi alınsın talebiyle gitti. Çünkü gerçekten işçi açığımız vardı, halen de var. Sendikalar, dernekler, odalar muhtarlar dahi bu talebi hükümete iletti. Kurum 2000 yılından 2006 yılına kadar toplu bir alım yapmamıştı. Emekli olanlarla birlikte kurumun işçi sayısı da gittikçe erimişti. Ondan sonra hükümet kanadından bizim sendikamıza şöyle bir teklif geldi. Biz işçi alalım ama ücretleri düşürelim. Kabul ederseniz böyle yapalım. Önerdikleri de şu, yer altında işbaşı yaptırılanlar mevcut çalışanın yüzde 57’si ücretle, yer üstünde çalışanlar da mevcut çalışanın yüzde 50’si ile işbaşı yaptırılır.

 

 

Ücretleri yarı yarıya indirmişler o halde. Sendika bunu nasıl kabul ediyor o dönem?

Şimdi bu şartları bizim o dönemki mevcut sendikamızın karşısına koydular. Sendika tabii ki bu şartları kabul etmedi ve imza atmadılar. Ama bizim buradaki işçi alınsın baskısı yapan kesim bizim o dönem iktidardaki partinin il ve ilçe başkanları, muhtarlar sendika yönetimimize geldi. Artık işin içine Zonguldak halkı da girmeye başladı. Haklı olarak onlar da şunu diyorlar; “Yahu bizim çocuklarımız işsiz güçsüz, Zonguldak’ta başka iş mi var madenden başka, ne olur yani kabul etseniz.”

Bu baskıya gazeteler, televizyonlar da destek verdi. Diyorlar ki “devlet işçi alıyor, sendika istemiyor” gibi yayınlar yaptılar. Bu baskılara sendika yönetimimiz daha fazla dayanamadı ve mecbur kaldı o dönemki yönetim, bu şartların altına imza atmış oldular. Yani resmen işsizlikle terbiye edildi Zonguldaklı ve yarı yarıya düşen ücretleri kabul etmek zorunda bırakıldı.

 

https://www.birgun.net/haber/yeraltinda-zenginlik-yerustunde-yoksulluk-264807

 

 

Yorumlar

Yorumlar