21 Haziran 2019

Seçimden polislere de İllallah gelmiş

Seçimden polislere de İllallah gelmiş

Siyasi iktidar kaybettiği seçimleri tekrarlatıyor biliyorsunuz.

 

 

 

Safile USUL H&H YORUM

 

 
7 Haziran 2015’de kaybettiler, 1 Kasım’da yeniden seçim yaptırdılar.

 
Sonra ekonomik kriz çıktı, seçimi normal zamanında yaptırırsak tek haneli rakamlara düşebiliriz diye düşünüp, 24 Haziran’da erken seçim yaptılar.

 
Hatta geçen sene Haziran başı annemi dinlenmeye götürecektim, kışın bayağı hastalık çekmişti, erken seçim olunca gidemedik, burda kaldık, sonra kadıncağız düştü, kalça kemiği kırıldı ve bu süreç onu erken bir ölüme götürdü. (Türkiye’de yaşlıların en başlıca ölüm sebeplerinden birisinin kalça kırığı olduğunu da sonradan arkadaşlarım anlattılar bana, bu da ayrı bir konu)

 
Ben annemi oysa dinlendirip, kur yapacaktım ona. 24 H aziran’a alınınca seçim, gidemedik kadıncağız sonraki haftalarda beden çok yorgun olduğu için düştü ve kalça kemiği gitti.

 
Eğer bir hükümet yalakası okuyorsa bu satırları ve diyorsa ki, ne yani seçim olmayacak mı, annenin düşmesi normal, erkene alınmayan bir seçim dönemine de denk gelebilirdi.

 
Ben de derim ki ona, “Behey yalakalıktan beynini eritmiş, normal seçim planlıdır, önceden öngörülebilir ve buna göre hesap yapılabilir. Vatandaş da hayatını ona göre ayarlar. Ama keyfine göre habire seçim yeniletmeye, kaybettiğini bize yeniden seçtirmeye ve vatandaşın hayatını mahvetmeye hakkın yok.”

 
Arada bir olağanüstü durumlar da olabilir ama bunlar kaybettiği seçimi alana kadar vatandaşın hayatını hallaç pamuğu gibi atma hakkını kendilerinden görüyorlar.

 
Şimdi tabii, bundan tek muzdarip olan benim anneciğim olmadı. (ama annemin hakkı bunlara helal değil, tabi benim anneciğim değil asıl olay, binlerce insanın hayatını kararttılar)

 
Şimdi yazının başlığına gelirsem…

 
Geçen hafta asayiş şubeden polislerle epey bir konuştum.

 
CHP’li filan değiller, sormadım ama tahmin ediyorum ki, AKP’ye oy veriyorlardır.

 
Konuşmanın bir yerinde dedim ki, “Pazar günü seçimlerde sizin gibi nitelikli asayiş polisleri de görevlendiriliyor mu?”

 
“Sormayın ya” dediler, “tabii biz de seçimde görevliyiz, çok da zor oluyor, seçimden dolayı asıl işler kalıyor, ayrıca bizim için çok yorucu oluyor, tüm gün dikiliyoruz ayakta, bıktık seçimlerden, gerçekten bıktık, devamlı seçim var, bıktık”

 

 
Dedim ki, “Hatta seçim günü olanca katil hırsız bayram ediyordur bize bakacak polis yok diye”

 

 
“Evet, evet, o günlerde polis seçime odaklı oluyor” dediler.

 
Bir de şunları öğrendim asayiş şube polislerinden, özetle naklediyorum…

 
1-İstanbul’da Suriyeli ve Afgan kaynaklı çok büyük bir yeni kriminalite var
2-İstanbul’da oto hırsızlığı diğer Avrupa şehirleri ile mukayese edildiğinde çok çok yüksek
3-Hırsızlar ve diğer türlü krimineller işleyecekleri suçlarda yapacakları işler için çok sık araba çalıyorlar
4-Tüm İstanbul’da sadece 1 adet kriminal polis laboratuarı var, diyelim ki evinize hırsız girdi, evde hırsızdan arta kalan izler var (diyelim kan, tükürük vs.) bu konudaki inceleme 6 haftadan önce bitmiyor. Yani vatandaş oturup, ağlayıp, donunu bağlayabilir. 6 haftada gelen kriminal sonuç ne işe yarar ki
5-İstanbul’da en yaygın asayiş olayları birinci sırada Suriyeliler, ardından Afganlar, bunun ardından gelen ise aile içi şiddet
6-Aile içi şiddette şöyle oluyormuş olaylar; a-erkekler ayrılma aşamasında kadından ayrılmak istemiyormuş ve bu nedenle kadının oturduğu evin önüne bıçak, tabanca vs. ile dayanıyormuş, bazı hallerde kadını yaraladıktan sonra, kadının kaldırıldığı hastaneye gidip orda öldürmeye çalışıyorlarmış b-olayların yüzde 2’si filan oranında da kadın erkekten ayrılmak istemediği hallerde erkeği sosyal medya ve telefon yoluyla taciz edip, nafaka vs. konularında sıkıştırıyormuş, kadınların erkeğe fiziksel şiddet uygulama durumu yokmuş ama sosyal medya, iletişim araçları veya erkeğin işyerine gitme gibi sıkıştırmalar oluyormuş. Bu olaylar şu anda İstanbul’da çok yaygınmış. Geçenlerde bir adam ayrılma aşamasında olduğu eşinin babasının evine silahla dayanmış, kadının babası adamı vurup öldürmüş, hakim onu serbest bırakmış nefs-i müdafaadan

 
Yani İstanbul’un suç haritasında birinci sırada Suriyeliler, Afganlar var.

 
İkinci sırada da, Türkler’de aile içi şiddet.

 
İkisi de bu hükümet kaynaklı.

 
Suriye ve Afganları onlar doldurdu, bir.

 
Toplumun, toplumdaki erkek, kadın ilişkilerinin sağlıklı bir temelde gelişmesinin önünü o arkaik ve sahte muhafazakar ideolojileri ile tıkıyorlar, iki.

 
Tez zamanda sizin siyasi cenderenizden kurtula bu ülke, bu toplum inşallah.

 
Neyse, pazar ola, hayrola.

 
İmamoğlu’nun seçimi alması durumu kendini her noktadan gösteriyor.

 
Çok açık bir İmamoğlu dalgası var, çok belli.

 
Ama tabii, seçim gününün kendisi zerre kadar rehavete müsamaha etmez.

 
Pazar akşamı sevinebilmek, sevinçten deli olabilmek dileğiyle.

 
Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti ve onun aydınlık yarınları.

 
not: Erdoğan dün Bahçelievler’deydi.
Ordan geçtim.
Seçmeni kaybetmiş artık, bir kez daha gördüm.
Çok cılız, az katılımlı ve zorlama idi.

 

 

 

Safile USUL Twitter

 

 

Yorumlar

Yorumlar

 | 
 |