Kılıçdaroğlu: Muharrem Bey halk adamıdır, Saray’da oturmayı halka hakaret addeder

Kılıçdaroğlu: Muharrem Bey halk adamıdır, Saray’da oturmayı halka hakaret addeder
8 Mayıs 2018 14:15

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin cumhurbaşkanı adayı, Yalova Milletvekili Muharrem İnce’yle ilgili olarak “Hiçbir zaman ayrım yapmadı vatandaşlar arasında. Milleti bölmek istemedi” dedi. İnce’nin uzun yıllar öğretmenlik yaptığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Buradan vatandaşlara, öğretmenlere, velilere sesleniyorum. Sizin hâlinizden en iyi o anlar. İnce’ye sahip çıkmak zorundasınız” diye konuştu. CHP lideri, sözlerine “Muharrem Bey halk adamıdır, Saray’da oturmayı halka hakaret addeder” diye devam etti.

 

 

Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın “Oyumu Cumhurbaşkanı’na vereceğim ama parlamentoda AK Parti’ye vermeyeceğim’ diyorlar. Böyle bir şey olabilir mi? İnşallah bu münafıklar çetesini 24 Haziran’da hep birlikte yere gömeceğiz” ifadesini de eleştirdi.

 

 

İnce’nin, adaylığının açıklandığı sırada CHP rozetini çıkardığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Bakar mısınız beyefendiye, ülkenin yarısını münafık addediyor. O yüzden diyorum bu kişi o koltuğu hak etmiyor, İnce hak ediyor diye. Ayrım yapmaksızın 80 milyonun cumhurbaşkanı olacak” diye konuştu.

 
“Tek adam olmayacak”

 

 

Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce’nin 16 Nisan 2017’de yapılan halk oylamasında yüzde 51.4 “evet” oyuyla kabul edildiği açıklanan “cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi”nin karşısında olduğunu belirtti; “Tek adam olmayacak. Demokrasinin, halkın, hukukun yanında olacak” ifadesini kullandı.

 
“Muharrem İnce, memleketinde huzur istiyor; kavga istemiyor”

 

 

Partisinin grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu şunları kaydetti:

 

 

​6 Mayıs 1972’de üç güzel fidanımızı darağacında kaybettik. Onları kalbimizdeki yerine havale ettik. Onlar idam sehpasına giderken ailelerine mektup yazdılar. Deniz Gezmiş babasına “Oğlun, ölüm karşısında aciz kalmış” değildir. Kendisine yakışan bir söylem. Yusuf Aslan, “Yıllarca emek verip büyüttüğün oğlunun öldürülmesini kabul etmek kolay değildir. Ancak siz benim ne için mücadele ettiğimi biliyorsunuz” diyor. Hüseyin İnan, “Söyleyecek çok şey var ama sırası değil. Candan selamlar” diyor. Siyasal idamların toplumların belleğinde derin yer ettiğini kabul etmek gerekiyor. Sayın Ecevit’in idamların kaldırılması için çabası çok önemlidir.​

 
“Her kesimin Cumhuriyet gazetesine sahip çıkması lazım”

 

 

Günlük kızgınlıklarımızla hareket edebiliriz ama bir süre geçtikten sonra yapılan işin doğru mu eğri mi olduğunu daha sağlıklı görebiliyoruz. Deniz Gezmiş’i, Yusuf Aslan’ı, Hüseyin İnan’ı asla unutmayacağız. Onlar bu ülkenin bağımsızlığı için mücadele verdiler. Cumhuriyet gazetesi 94. yılını kutladı. Çınar gibi bir gazete. Basın tarihimizde çok rastlanan bir olay değildir. Cumhuriyet’in adını Gazi Mustafa Kemal Atatürk koymuştur. Cumhuriyet darbelere ve baskılara karşı direndiği için ağır bedeller ödemiştir, yazarları katledilmiştir, gazetecileri, köşe yazarları hapse atılmıştır. 20 Temmuz darbesinden sonra Cumhuriyet bağlamında yaşananlar 12 Eylül ve 12 Mart’ta da yaşandı. Cumhuriyet gazetesi bütün baskılara rağmen yoluna devam etmektedir. Bugün tek adam ve diktaya karşı olan her kesimin Cumhuriyet’e sahip çıkması lazım.

 

 

20 Temmuz darbesine karşı en dik duran gazetelerdendir. Cumhuriyet gazetesi yazarlarıyla beraber onurlu ve dik duruşunu hiç bozmamıştır. Gazeteyi de, yazarlarını da yürekten kutluyorum. Siyasetle dinin ayrılması gerektiğini biliyoruz. Herkesin inancına saygı duymak insan olmanın bir gereğidir. Kişilerin inancına saygı duymak bizim görevimiz.

 

 

Bunu şunun için söylüyorum. Fransa’da aralarında geçmişte devlet yöneticisi olan bazı sanatçılar Kuran’dan bazı ayetlerin çıkarılmasını istiyor. Neymiş, çağdışı kalmış. Çağdışı kalan Kuran değil, çağdışı kalan sizlersiniz. Sizin bu tavrınız El Kaide, El Nusra, IŞİD düşüncesidir. Onlara destek veriyorsunuz siz. Bütün kitaplara saygımız var. Eğer siz inançları kullanarak terör estiren IŞİD’e, El Kaide’ye destek vermek istiyorsanız, bu söylemlerinize devam ediniz. İslam’ın barış dini olduğunu bütün dünya biliyor. İslamiyet’te liyakat, barış, huzur vardır. Siz İslamiyet’i nasıl böyle tanımlarsınız?

 

 

Bunlara söylemek isterim. Bu açıklamayı yapanlar İslamiyet’in ne olduğunu bilmiyorlar. Sevgili peygamberimizin veda hutbesini okuyunuz. Tarihteki ilk insan hakları beyannamesi niteliğinde.

 

 

Geçtiğimiz cuma günü ezberleri yine bozduk. CHP olarak cumhurbaşkanı adayımızı açıkladık, Sayın Muharrem İnce’yi. Beklemiyorlardı. Kendileri gibi sanıyorlar CHP’yi. “Efendim orada yarış oldu, birbirlerini mahvedecekler.” Niye kavga edelim, aynı mücadeleyi veriyoruz. Kaldı ki Sayın İnce hem Türkiye’nin sorunlarını çok iyi bilen, hem de sorunların kaynağını çok iyi bilen bir kişidir. Bizim cumhurbaşkanı adayımız demokrasiye bağlıdır, insan haklarını çok iyi bilir. 80 milyonu kucaklar. Nitekim, göğsündeki CHP rozetini çıkardı ve bana emanet etti. Ben de göğsümdeki Türk bayrağı rozetini çıkarıp ona emanet ettim. Yine akılları ermedi. Arkadaşlar, biz en başından beri cumhurbaşkanının tarafsız olması gerektiğini söyledim. Cumhurbaşkanı 80 milyonu kucaklamalı.

 

 

CHP’nin önerdiği kişi 80 milyonun cumhurbaşkanı olmalı. Bu inançla yola çıkmalıyız dedim. Ve Muharrem İnce, hiçbir zaman ayrım yapmadı vatandaşları arasında. Kimlik, inanç, yaşam tarzı, bölge ayrımı yapmadı. Böyle bir kişi cumhurbaşkanlığı makamını hakediyor. 80 milyonun, yani cumhurun başı olacak. Milleti bölmek istemiyor. Bana oy verenler bizim millet, oy vermeyenler hayır. Bunu söyleyen adam o koltuğu işgal etmiş durumda. Toplumu ayrıştırıyor. Muharrem İnce sadece “Bizim milletimiz” diyor. Herkesi kucaklıyor. Bana oy verenler çok makbul, oy vermeyenler münafık. Bu adam cumhurbaşkanı koltuğunda oturuyor. Ülkenin yarısını münafık addediyor. Bir partinin genel başkanı olabilir ama o koltukta oturuyorsa 80 milyonun cumhurbaşkanı olmak zorundasın. Ne istiyor Muharrem İnce, memleketinde huzur istiyor. Kavga istemiyor, “Buyrun gelin konuşalım, uygar insanlar gibi konuşalım” diyor. Bu neyin işaretidir, 80 milyonu kucaklamanın işaretidir. Demirtaş’tan randevu alması mümkün değil, onun için Adalet Bakanlığı’ndan izin isteyecek. İnce ne istiyor? Herkesin işi gücü olsun istiyor. Ama onlar rahatsızlık duyuyor. Vay efendim nasıl Muharrem İnce’yi cumhurbaşkanı gösterirsiniz? Muharrem İnce bir öğretmen.

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar