‘İçeride kendi kendilerine konuşmaya başlayan gazeteciler ve onların arasına konulan ‘boş koğuşlar’ hatırlatılacak hepsine’

‘İçeride kendi kendilerine konuşmaya başlayan gazeteciler ve onların arasına konulan ‘boş koğuşlar’ hatırlatılacak hepsine’
22 Haziran 2020 09:25

Sözcü gazetesi yazarı Deniz Zeyrek, tutuklu gazetecilerin tecrit altında olduğunu hatırlatarak, “Yakın gelecekte, iki insanın yalnızlığına nefes olacak kısa bir sohbete engel olan o boş koğuş ve çift camlar sembol olacak. Sorumlusu olan siyasetçiler gelecekte, ‘biz demokratız’, ‘biz insan haklarına saygılıyız’ gibi cümleler kurduklarında ciddiye dahi alınmayacaklar. İçeride kendi kendilerine konuşmaya başlayan gazeteciler ve onların arasına konulan ‘boş koğuşlar’ hatırlatılacak hepsine. ‘Çift camlardan ses gelmiyordu’ denilecek.” düşüncesini dile getirdi.

 

 

Gazetecilik kökenli milletvekili CHP’li Utku Çakırözer’in gazetecilerin içerideki durumlarını aktardığını belirten Zeyrek, “Yazdıkları, yayınladıkları bir haber nedeniyle Cezaevinde olan gazeteciler Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu, Murat Ağırel, Hülya Kılınç, Aydın Keser ve Ferhat Çelik’i ziyaret edip, onların mesajlarını, durumlarını dışarıya ulaştırmıştı. Bu sayede, 24 Haziran’daki duruşmaları öncesinde, hepsinin ağır bir tecrit altında olduğunu, savunma haklarının sistemli bir şekilde ihlal edildiğini öğrenmiş olduk.” ifadesini kullandı.

Zeyrek, “Salgın gerekçesiyle aileleriyle açık görüş yapamıyorlardı zaten. Eski arabesk şarkıların vazgeçilmezi, ses geçirmezliğin sembolü ‘çift camlar’, mahpuslarla ziyaretçileri arasına yeniden girmiş vaziyette. Bu yetmiyormuş gibi avukatlarıyla savunmalarına ilişkin doküman dahi paylaşamıyorlar.” değerlendirmesinde bulundu.

 

 

Zeyrek, “Yine salgın gerekçesiyle hepsi koğuşlara tek başlarına konulmuş. Havalandırma boşluklarında duvar arkasından sohbet edemesinler diye koğuşlarının arasına birer ‘boş koğuş’ bırakılmış.Yeni Yaşam Gazetesi’nden Aydın Keser, sohbet izni de olmadığı için artık kendi kendine konuşmaya başladığını söylemiş. Dolandırıcıların, hırsızların, uyuşturucu satıcılarının, kadınları katletmeye kalkışanların, suç örgütü yönetici ve üyelerinin aramıza salındığı şu günlerde gazetecilerin bu insan hakkı ihlaline maruz kalması anlaşılır gibi değil.” görüşünü savundu.

Zeyrek, “Başlarını döndüren, her şeyi yapma, hakaret etme, had bildirme, tehdit etme hakkını kendilerinde görmelerini sağlayan o güçle vedalaştıklarında pişman olacaklar belki ama iş işten geçmiş olacak.” yorumunu yaptı.

 

 

Yazının devamı için tıklayın

 

 

Yorumlar

Yorumlar