Ankara Sohbetleri 2- “Başka Kent Ankara” (Feridun Büyükyıldız)

Ankara Sohbetleri 2- “Başka Kent Ankara” (Feridun Büyükyıldız)
4 Mart 2015 07:20

İlk baskısı 2008 yılında Phoenix Yayınevi’nden çıkan ve son baskısı yakında Bence Kitap’tan çıkacak olan ” Başka Kent Ankara’’nın yazarı Feridun Büyükyıldız ile gerçekleştirdiğimiz sohbetin ikinci bölümü:

 

 

Osman ERCAN H&H YORUM

 

 

Osman Ercan: Başka Kent Ankara’yı yazma amacınız ve bu kitabı yazmanıza vesile olan unsurlardan bahsedebilir misiniz ?

 

 

11
Feridun Büyükyıldız: Ankara’nın yaşanılır bir kent olduğunu İstanbullulara , Ankara dışındakinlere ve dışarıdan gelenlere burayı çok gri görenlere inat Ankara’nın yaşanılabilir bir kent olduğunu anlatma derdindeydim.Dört-beş milyonluk nüfüsa sahip, ülke büyüklüğünde bir kentin içerisinde yaşanmışıklar,insan manzaraları ve o yaşanmışlıkları taşıyan binalar olmaz mı ? Ancak bunları gösterme gayreti olmadı.Gösterenler de hep akademik soğuklukta gösterdiler bunu, daha soğuk gösterdiler! Neredeyse kızanların söylediği gibi gösterdiler.Aynı grilikte,soğuklukta anlattılar Ankara’yı…

 
O.E : Yani kente her zaman bir haksızlık yapıldı…

 
F.B : Tabii tabii…Yani hep bir tez olarak anlatıldı Ankara..Ankara tez oldu…Tek tük belki roman oldu.Bir yaşam var Ankara’da ! Bu yaşanmışlıkları göstermek adına bir yazı yazdım. Hipodrom’daki kadının o geniş,güzel şapkasını anlatarak yaptım,atlı gezileri anlatarak yaptım.İnsanlar şaşırdı ! “Aaa kayak merkezleri varmış ! Katedralleri varmış !” dedirterek yapmaya çalıştım.O da biraz başarılı oldu ki… Bir akşamda iki kere okuduğunu söyleyenler oldu…
O.E : Ben altını çizerek ve not ederek okudum…

 

 

2

 

F.B: Evet,altını çizerek okuyanlar oldu,köşe yazarları kitaptan faydalandılar,bahsettiler,epeyce Ankara basınında da yer aldı.Demek ki Ankara’nın böyle sıcak anlatılmaya ihtiyacı vardı yani…O boşluğu biraz gördük yani…Ankara o kadar soğuk bir şehir değil.
O.E : Sizin kitabınız aslında Ankara’yı bir devlet kentinden alıp bir insan kentine taşımış,bilimsel verileri ve arşivleri deneme tadında okuyucuya sunan bir kitap olmuş.
F.B : Tabii tabii… Sadece daire başkanları,genel müdürler yaşamıyor Ankara’da… Öğrenciler,şairler,tiyatrocular yaşıyor… Bu saydıklarımı da olgunlaştıktan sonra İstanbul kapıyor… (gülüyor ). Burada insana dair bir sürü şey var…Yani Ankara’nın da bir geçimşi olduğuna dair bir kitap. Bir ara bugüne dair Cumhuriyet Gazetesi’nin Ankara ekinde yazmaya başladım.Örneğin; kütüphanesiz bir kent olduğunu orada yazdım.Dünyadaki başkentlerin muhteşem kütüphaneleri vardır.İçlerinde kaybolursunuz. Saray gibi kütüphanelerdir bunlar… Oysa Ankara’da bir tane Milli Kütüphane vardır ki o da daha çok akademik çalışmalara yöneliktir. Ankara’ya göre küçük bir kütüphanedir.Anlatılacak bir sürü şey var aslında. Bu kitap umarım başlangıç olur.Umarım Ankara’nın insani yönüne biraz kapı aralayan bir kitap olur. Böyle de oldu sanırım.İhmal etmememiz ve giri tarafına teslim etmememiz gereken bir sürü yönü var Ankara’nın.Bu kitap sayesinde insanlar Ankara’da bir misafirini gezdirirken ‘’Bu heykel aslında burada değildi.’’ diye anlatabililir. Örneğin ; Ulus’tayken binaları ve şehri anlatabilir. Kendileri şehri keşfettiği gibi başkaları da keşfedebilir. Kale var,kalenin etekleri var, o eteklerdeki eski Rum evleri, Yahudilerin yaşadığı yerler… Okur bunları bildiği zaman başka haz alır.
O.E : Tabii katılıyorum… Kitabı bitirdikten sonra hepimiz birer rehber olabiliyoruz o zaman.Bunu ben bizzat yaşadım ve yaşıyorum da hocam.İstanbul’dan ya da Türkiye’nin farklı yerlerinden Ankara’ya gelen dostlarıma Ankara’yı gezdirirken,Ulus’tan başlayıp Kızılay’a kadar yaptığımız yayan gezintilerimizin bu kitaptan sonra daha nitelikli olmaya başladığını hissettim. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi,Gençlik Parkı,TRT,Ulus heykel ve Sıhhiye gibi Ankaranın sembol mekanları daha çok anlam kazanmış oldu sanki.
F.B : Örneğin Sıhhiye’den geçerken Dil ve Tarih-Coğrafya binası sadece üzerinde yazan ‘’Hayatta en hakiki mürşit ilimdir’’ yazısıyla sınırlandırılamaz! Bu değildir Dil-tarih ! Dil -Tarih’in Bruno Taut gibi bir mimarı vardır,onun yaşamı vardır.Onun ölüm döşeğinde Mustafa Kemal’in katafaltını yapma hikayesi vardır.Orada Bruno’nun kendi yaşamı vardır.Dil tarih binasının yapılışı,konferans salonun büyütülüşü bunun yanında radyo evinin durumu…Onun üstündeki Ankara Resim ve Heykel Müzesi’nin eski hali, Namazgah tepesi…Ama ne yazık ki Resim -Heykel müzesi yanlış kentleşmeden ötürü önündeki binalar yüzünden ölmüştür.Aslında muhteşem bir yapıdır.Bir zamanlar bakmaya imtina ettiğimiz Numune Hastanesi… Şimdi tipini anlayamayız baktığımızda… Niye çünkü o zaman ek binalar yok ortada. Etrafı yontulmamıştı.Mesela Maliye bakanlığı, Çankırı Caddesi, orada Maliye Bakanlığı’nın binası var, sağda Julyanus sütunu var, onu almışız sağa koymuşuz.
O.E : Evet hocam… Julyanus sütunu hakkında başlı başına bir kitap yazılır belki…
F.B : Evet,o sütunu ve etrafını öteleştirerek,ek binalar yaparak kişiliksizleştirmişiz kenti. O sütunün olduğu meydan milli mücadelenin ilk gizli cephaneliğinin olduğu meydandır..Oradaki bir hamam içerisinde Kuva-yi Milliye’nin silahları saklanmıştır.Bu değerlere sahip çıkmazsak kişiliksiz bir başkente doğru gideriz.
O.E : Ankara’daki Roma Hamamı’na da yeterince ilgi gösterilmediğini düşünüyorum…
F.B : Evet evet !
O.E : Bilen yok ! Örneğin pek çok okulun Ankara gezileri Anıtkabir ve eski TBMM binasından ibaret. Bu konuda ODTÜ’den bir arkadaşım bölüm hocalarının kendilerini Roma Hamamı’na götürdüğünü anlatmıştı bana ve çok şaşırmıştım. Keşke daha çok eğitim kurumu bunu yapabilse demiştim… Ne yazık ki Ankaralılar olarak Ankara çok da umrumuzda değil. Aslında sizin kitabınızın (Başka Kent Ankara) önemi bu noktada daha da çok ortaya çıkıyor çünkü Ankaralıya Ankara propagandası yapıyor! Ankara’yı merak edenlerin,kente dair yazı yazanların-akıl yürütenlerin referans noktası olabiliyor.Bu nedenle bu nitelikli kitabı bizlere kazandırdığınız için tekrar teşekkür ediyorum hocam.

 

 

F.B : Ben çok teşekkür ediyorum.
33

 

 

Kente dair söyleşimizin üçüncü bölümüne haftaya halkinhabercisi.com’dan ulaşabilirsiniz.

 

 

Ankara Sohbetleri 1 – Feridun Büyükyıldız

 

osmanercan.haber@gmail.com
Osman Ercan Twitter

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Koalisyon öcü müdür yoksa uygarlık mıdır?
Çok seçenekli seçim
Ankara Sohbetleri 2- “Başka Kent Ankara” (Feridun Büyükyıldız)