Moral olarak Gürsel Tekin’in hakkı

Moral olarak Gürsel Tekin’in hakkı
24 Temmuz 2013 17:34

Bugünkü Milliyet’te Gürsel Tekin ile yapılmış röportajdan da görülüyor ki, Gürsel Tekin İstanbul konusunda hem kendine güveniyor hem de kendisine karşı telaffuz edilen isimlerden rahatsız.

Safile USUL H&H YORUM

Tabii, bir takım aday adaylarını okumuştuk basından, Sarıgül zaten hep vardı, sonra Can Ataklı’nın adı gündeme geldi, Celal Doğan ise önceki gün zaten aday adayı oldu.

Şimdi…

Gürsel Tekin’in adını ilk olarak Baykal zamanında İstanbul’da yaptığı ve CHP’yi Anadolu’ya da açmaya çalışan ve bunda başarı da sağlayan bir isim olarak duymuştuk.

Bundan önceki yerel seçimde de oldukça iyi bir başarı sağlayarak, % 38 oy almışlardı Kılıçdaroğlu ile beraber.

Ki, o zaman AKP Türkiye’de bugünkünden epeyce daha psikolojik hakimiyet sahibi idi ama bu bugün artık hemen hemen bitme noktasına geldi.

Dolayısıyla CHP bu seçim için çok daha fazla umutlu olabilir ve olmalı.

Uzun zamandır da, CHP’nin İstanbul adayının kim olacağı etrafında bazı tartışma ve konuşmalar oluyor hem basında hem CHP içinde. (Melih Gökçek de çok aşırı meraklısı ama o iyi niyetli bir meraklı değil, kötü kalpli bir meraklı)

Bir ara Sarıgül ile İstanbul alınır kanısı yaygındı ancak geçen zaman Sarıgül’ün bu işe pek de uygun olmadığını gösterdi. (hele de Gezi Parkı sotesi düşünülürse; hiç öyle şey olur mu,ortalık yıkıldı, İstanbul’u güya alacak adam ortada yok, belki birşeylerden çekiniyor olabilir ama çekinen bir insan siyasi iktidar karşısında alternatif olamaz ki, çekinceleri hep ayağına dolanır ve onun elini kolunu bağlar)

Onu diyordum, Sarıgül’ün adının ilk geçtiği zamanlarda daha bir belirsizlik vardı adayın kim olacağı konusunda…

Ancak sanırım şu anda durum epeyce bir daha açık ve sanırım zaman Sarıgül aleyhine işledi.

Gürsel Tekin’e gelince…

Kanımca, moral açıdan, yani CHP içi manevi hak açısından İstanbul adaylığı en başta Gürsel Tekin’in hakkı.

Çünkü henüz kimse CHP’yi Anadolu’ya açma konusunda pek aktif değilken, o bu yola girmiş ve belli bir yol almış, zaten bunun neticesinde de CHP içinde tanınmıştı.

Ki, Deniz Baykal da Gürsel Tekin’e çok destek verdi, Kılıçdaroğlu da bu desteği devam ettirdi.

Gürsel Tekin ayrıca İstanbul’a uzun zamandır angaje ve bu konuya konsantre olmuş durumda.

Bu yolda uzun zamandır istikrarlı bir biçimde gitmiş birisi ve aslında CHP ve Anadolu olayında bir “pioneer”, yani ilk, en azından 2000’lerin ilki.

Ki, başarı da göstermiş birisi bundan önceki yerel seçimde.

Ki, o zaman ayrıca, İstanbul angajmanı epeydir olduğu halde, Kılıçdaroğlu lehine çekilmeyi de son derece olgun ve konu bilir biçimde ele almış birisi.

Tüm bu nedenlerle adaylık en başta manevi olarak onun hakkı.

Tabii, bir siyasi parti bir sürü şeyi dikkate alır, seçim sonucuna odaklıdır vs.

Ama moral açıdan bu hak şu anda Tekin’in bence.

Bir hususa daha değinmek istiyorum…

Gürsel Tekin röportajında anladığım kadarıyla Can Ataklı’yı kastederek, “Onlar gelirken biz dönüyorduk anlamında birşey söylemiş.

Aslında bu tür ifadeler çok iyi değil…

Çünkü Türkiye çok çok büyük bir ülke…

Ve, bu ülkeye çok sayıda insan lazım siyasette.

Kapsayıcı ve isteyen herkesi dahil edici bir dil daha iyi ülkemiz için.

Mesela Can Ataklı da istiyorsa İstanbul’a aday olmaz da, başka birşey yapar.

Ataklı da oldukça sıcak kanlı ve aktif bir insan.

Bir enerjisi varsa ve istiyorsa bunu ülkesi için harcayabilmeli.

Tabii, biliyorum, Gürsel Tekin de çok canı yakılmış birisi ve o da kırılıyor bazı şeylere ama CHP’nin dili, sadece dili değil tabii gerçeği de, kapsayıcı ve sarıcı olmalı kanısındayım.

Bizim ülkemiz o kadar büyük ki, bize binlerce insan lazım siyasette.


Yazarın Son Yazıları:
Mansur Yavaş’a nazar değdi
Bu üsler sizin eseriniz
Bizim adayımız çokkk kıymetli