‘Yalan’ argümanıyla kendisi vuruldu!

‘Yalan’ argümanıyla kendisi vuruldu!
17 Haziran 2019 08:47

Miyase İlknur Ekrem İmamoğlu ile Binali Yıldırım’ın katıldığı tarihi yayını değerlendirdi: Düelloda nakavt olan yoktu. Her soruya verilen yanıtlara göre puanlar toplandığında İmamoğlu’nun tartışmanın galibi olduğunu söylemek durumundayız.

 

 

 

İstanbul’un şehreminisinin belirleneceği 23 Haziran seçimine bir hafta kala sadece oy kullanacak İstanbul seçmeninin değil tüm Türkiye’nin heyecanla beklediği dün akşamki ekran düellosunun daha ilk dakikalarında tansiyon yükselince “bu program bitmez, adaylardan birisi stüdyoyu terk eder” diye düşünen tek kişi herhalde biz değildik. Ancak zaman zaman gergin anlar oluştuysa da program kazasız belasız tamamlandı. Düelloda nakavt olan yoktu. Her soruya verilen yanıtlara göre puanlar toplandığında İmamoğlu’nun tartışmanın galibi olduğunu söylemek durumundayız.

 

 

Binali Yıldırım’ın yıllardır bilinen mütebessim, sakin tavrı daha ilk soruya rakibinin verdiği yanıtla bir anda kayboldu. Agresif, sinirli, “her an gol yiyebilirim” tedirginliği içindeydi. İmamoğlu da ara ara sinirlendi ama çabuk toparlandı. Yıldırım, programın bütününde rakibini “yalan” üzerinden vurmak için hazırlık yapmıştı. Ancak en büyük golü de yine “yalan” dediği bir konudan yedi. İmamoğlu’nun “belediyedeki israf ve yolsuzluk” konusunda Sayıştay raporundan rakkamlar verdiği sırada, Yıldırım “yalan” diyerek Sayıştay raporunda böyle bir şey olmadığını söyledi öne. Ardından “Sayıştay raporunu okudunuz mu” sorusuna “hayır okumadım” yanıtını vermesi program süresince en sıkıştığı andı. İmamoğlu ise Ordu Havalimanı’ndaki olayı anlatırken rahat değildi ve soruya önce net yanıt veremedi. Ancak Küçükkaya’nın sorusunu ikinci kez yinelemesi üzerine net yanıt vermesi en zayıf anıydı.

 

 

Yıldırım’ın ikinci sıkıştığı an ise malvarlığı ile ilgili sorunun geldiği andı. “Malvarlığını açıklamak gibi bir adet yok” diyerek geçiştirmek istedi. Aslında bu konuda İmamoğlu, göreve gelen herkesin malvarlığını açıklamak zorunda olduğunu belirterek “Ailemiz de dahil açıklamaya hazırım” demek yerine ekrandan kalem kalem kendisinin ve ailesinin malvarlığını sıralayarak müthiş bir gol atma fırsatını kaçırdı.
İlk soru seçimin neden yenilendiği sorusuna Yıldırım, gerçeğe değil algıya oynadı. İmamoğlu, hazırlıklı gelmişti ama yine uzun cümleler kurması ve rakamlara boğulmuş yanıtlar vermesi yerine net, kesin ve akılda kolay kalacak cevaplar vermesi gerekirdi. Ama sonradan toparladı.

 
İmamoğlu, FETÖ ve HDP konusuna verdiği yanıtlar akılcı ve yerindeydi. Yıldırım ise İmamoğlu’na kreş konusunda “Beylikdüzü’nde vaat ettiğinin 11’de birini yaptığını” söylemesi kendi adına puan yazdırdı.

 

Küçükkaya genelde iyi bir yönetim gösterdi. Sadece FETÖ konusunda önce tek adaya soru yöneltmesi, ancak sosyal medya üzerinden gelen tepkiler üzerine aynı soruya Yıldırım’a da yöneltmesi ve Yıldırım’ın “Hiç ilişkim yok” yanıtının üzerine gitmeyip “Türkçe Olimpiyatları’na katılmasını ve konuşma yapması” konusunda üstüne gitmemesi eksiklikti.

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar