Özhaseki’nin ‘mal varlığını’ bilmiyoruz ama ‘sırtını dayayacağı bir ağasının’ olduğunu biliyoruz!

Özhaseki’nin ‘mal varlığını’ bilmiyoruz ama ‘sırtını dayayacağı bir ağasının’ olduğunu biliyoruz!
13 Mart 2019 10:49

Mansur Yavaş rakibi Mehmet Özhaseki’yi “mal varlığını” açıklamaya davet ederek “cesaretin varsa açıkla” diye meydan okuyor.

 

Zeki Ceyhan / Milli Gazete

 

Özhaseki’nin “mal varlığı” hakkında bilgi sahibi değiliz. “Mal varlığı” az mıdır, çok mudur bilmiyoruz. Zaten kimsenin “mal varlığı” bizi ilgilendirmiyor. Özhaseki ile ilgili bildiğimiz bir iki şey var. “Mal varlığını” bilmiyoruz ama “dost varlığını” biliyoruz.

 

 

Mesela “sırtını dayayacağı bir ağasının” olduğunu biliyoruz!

 

 

Adaylığının söz konusu olduğu ilk günlerde bunu açıklamış ve rakibini eleştirirken “Benim sırtımı dayayacağım bir ağam var senin neyin var?” anlamında laflar etmişti!

 

 

Özhaseki’nin hem böyle sırtını dayadığı bir ağası var hem de bu ağasının eşiyle beraber yürüttüğü “sıfır atık projesi” var.

 

 

“Sıfır atık projesini” açıklarken projeyi önce hanımefendiye sunduklarını ve kendisinin bunu çok beğendiğini ifade ederek ülke çapında uygulanması için projeyi himayesine aldığını ifade etmişti.

 

 

Evet, Özhaseki seçim stratejisini sırtını dayadığı ağası ve O’nun eşine odaklamış gibi görünüyor.

 

Yani “mal varlığı” hakkında bilgimiz yok ama “seçim stratejisi” hakkında birkaç şey biliyoruz.

 

Mansur Yavaş’ın bu meydan okumasına “Özhaseki ne diyecek” diye meraklandık ama konuyla ilgili bir şey söylediğine tanık olmadık.

 

 

Özhaseki’nin kendi “mal varlığı” ile ilgili bir şey söyleme yerine Ankara’nın mal varlığı ile ilgili laflar ettiğine tanık olduk.

 

 

Ankara’nın üzeri örtülü bir hazine olduğunu söylüyor ve örtünün kaldırılması halinde Ankaralıların epey zenginleşeceğini ifade ediyor.

 

 

Anladığımız kadarıyla Ankaralı esnafın ağzına “bir parmak bal” çalmaya çalışıyor.

 

 

“Beni seçin ki sizi zenginleştireyim” der gibi bir hali var.

 

 

Ama Başkent’te yapılan kamuoyu yoklamaları Ankaralıların bu tür vaatlere pek prim vermediğini ortaya koyuyor.

 

 

AKP Genel Merkezi’nin tüm ağırlığını koymasına rağmen AKP Ankara teşkilatının Özhaseki’ye sıcak bakmadığı ileri sürülüyor.

 

 

Ankara teşkilatı ile “metal yorgunu” denilerek görevden alınan Melih Gökçek arasında bir bağ kuruluyor.

 

 

Gökçek’in başlangıçta Özhaseki’yi sahiplendiği ama ısrarla uzak tutulmaya çalışılması üzerine desteğini çektiği ve teşkilatın da bundan etkilenerek Özhaseki’ye destek vermediği iddia ediliyor.

 

 

31 Mart’tan sonra “sırtını sadece ağaya dayamanın” seçim kazanmaya yetip yetmediğini hep birlikte göreceğiz. Kamuoyu yoklamalarına yani anketlere güvenilip güvenilmeyeceğini öğrenmiş olacağız.

 

 

İktidar partisi açısından seçimler gerçekten bir “var olup olmama” sorunu haline gelmiş durumda! Yani tam bir beka sorunu söz konusu!

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar