İsmet İnönü, 14 Mayıs 1950 seçimlerinin ardından iktidarı suhuletle devredip muhalefete geçmişti

İsmet İnönü, 14 Mayıs 1950 seçimlerinin ardından iktidarı suhuletle devredip muhalefete geçmişti
13 Nisan 2019 10:41

II.Dünya savaşının ardından Türkiye Batılı demokratik ülkelerle yakınlaşma çabasının da bir neticesi olarak tek partili yönetimden çok partili bir yönetime geçmeye başlamış önce Milli Kalkınma partisi ardından da Demokrat Partinin kurulması ile siyasi hayat çeşitlenmişti. 1946’da açık oy gizli tasnif ile başlayan çok partinin katıldığı seçim sistemi halkın gerçek tercihini yansıtmamakla birlikte ( çünkü seçim sonuçlarında son söz idarenin oluyordu ) Türkiye’nin demokrasi yolculuğuna çıktığını gösteriyordu.

 

 

 

1950 yılına gelene kadar ki süreçte iktidar muhalefet ilişkilerinde gerginlikler olmuşsa da 14 Mayıs 1950 seçimleri öncesinde ilişkiler de yumuşama gözlenmekteydi. Bu yumuşamanın en önemli sebebi şubat ayında yapılan değişiklikle seçim sisteminin gizli oy açık tasnife dönüştürülmesiydi. Bu değişiklik vatandaşların hür iradesinin sandığa yansıyacağını gösteriyordu ayrıca seçimlere yargı denetimi getiriliyordu. Buna karşın nispi temsil usulüyle yani her partinin bir vilayette aldığı oy nispetinde milletvekili çıkarması teklifleri hükümet tarafından kabul edilmedi. Çoğunluk sistemine devam kararı alındı. Çoğunluk sisteminde bir vilayette kim en çok oyu aldıysa tüm milletvekillerini o parti kazanıyordu. CHP bu şekilde seçimlerden büyük bir başarıyla çıkacağına inanıyordu.

 

Bu şartlar altında 14 Mayıs 1950’de Cumhuriyet tarihindeki ilk serbest seçimler yapıldı. Vilayetlerden seçim sonuçlarının gelmesiyle beraber 14 Mayıs akşamı Çankaya köşkünde değerlendirmeler yapılmaya başlanıyordu. Ancak gelen sonuçlar hiç de iç açıcı değildi. Rize ve Kocaeli’nde CHP seçimleri kaybetmişti. Her geçen saat yenilginin büyüklüğü daha da beliriyor CHP vilayetleri tek tek kaybediyordu. Derin bir hayal kırıklığı yaşanmaya başladı. İnönü seçim sonuçlarını fena diye niteliyordu. İnönü’nün ilk değerlendirmesi şu şekilde oldu: …. Bu sonuç, iç politikanın bizi suçlamasıdır, dış politikanın bizi suçlamasıdır. Kitlelerin suçu yoktur, aydın denilen zümre bize karşı neler aşılamamıştır. (…) Son zamanlarda onları yendiğimizi sanıyorduk, yanılmışız. İç politikanın suçlamasıdır, çünkü bu parti, karşımızdaki parti fırsatı kullanıyor, devrimler henüz kökleşmemiştir. Dış politikanın suçlamasıdır, çünkü Ruslar’ın geniş ölçüde propaganda yaptıkları kuşkusuzdur”

 

İnönü seçim sonuçlarını halkın kandırılmasına ve devrimlerin yerleşmemesine bağlıyordu. Buna karşın iktidarı devretmek konusunda açık konuşuyordu. Demokratik olmayan bir idarenin ilelebet yaşamayacağını şu sözlerle vurguluyordu. “Meclis’i çağırmalıyız. Onlara hükümeti kurmayı önermeliyiz. Ben iktidarı bırakmağa giden onurlu bir yolu tutmakla arkadaşlarıma karşı ve belki de tarihe karşı bir durumda görülebilirim. Fakat başka türlü hareket, rejimi bir ayaklanmayla sona erdirmek olurdu. Gezgin İstiklal Mahkemeleriyle bir ülke yönetilemez.” Atatürk’ün ölümünden itibaren ülkeyi baskı idaresiyle Şef olarak yöneten İnönü dünyadaki değişimin farkında olarak şeflik döneminin artık geride kaldığını anlamıştı.1945 yılından itibaren başlayan süreç İnönü’yü iktidarı devretme noktasına getirmişti.

 

Gecenin ilerleyen saatlerinde seçim sonuçları daha da netleşmişti. Ankara Valisi Avni Doğan Çankaya Köşkünü arayarak durum hakkında İnönü’ye bilgi veriyordu. İnönü, Avni Doğan’a telefonda şöyle diyordu. “Güzel, demek iktidar onlara teveccüh etmiş bulunuyor. Şimdi derhal Celal Bey’i telefonla arayınız ve kendisini tebrik ettiğimi söyleyiniz. İktidarı devralmak için hazırlıklarını yapsınlar.”

 

Bu cümlelere karşın halka karşı büyük bir kırgınlık da kendini göstermekteydi. İnönü özellikle Ankaralılara kırgındı. Dilinden dökülen “Çok istiyorum, şu Ankara beni seçmesin…” cümlesi Ankara’nın kendisini milletvekili seçmemesine karşılık verdiği bir cevaptı. Gerçekten de İnönü Ankara’dan milletvekili seçilemedi. Malatya’dan da aday gösterilmemiş olsaydı 1923 yılından beri ülkeyi yöneten İsmet İnönü milletvekili bile seçilemeyecekti. İnönü bir şekilde milletvekili seçilebilmişti ancak CHP hükümetinde Başbakan hariç hiçbir bakan milletvekili seçilemedi. CHP ileri gelenleri bu sonuçları halkın nankörlüğüne bağlamışlardı. Hüseyin Cahit Yalçın seçim öncesi yazdığı bir yazıda halkın CHP’yi tekrar iktidara getireceğini ifade ederken halkın nankör olmadığını söylüyordu. Seçim sonuçları netleştiğinde ise CHP’nin önde gelen milletvekillerinden Faik Ahmet Barutçu Ankara halkını nankörlükle suçlayacaktı. CHP yöneticilerinin ve önde gelenlerinin seçim değerlendirmesinin ortak noktası Nankörlük oldu.

 

Mayıs ayının 18’inde seçimin resmi sonuçları açıklandı: DP %53,3 oy oranı ile 408 milletvekili , CHP %39,9 oy ile 69 milletvekili, MP ise %3.1 oy oranı ile 1 milletvekili kazandı.

 

Seçim sonuçları Demokrat Partinin zaferini net bir şekilde ortaya koyuyordu. Demokrat Parti 27 yıllık CHP iktidarını sonlandırıyordu. Ancak CHP’nin çoğunluk sistemindeki ısrarı milli iradenin meclise tam olarak yansımasını engelledi. CHP çoğunluk sistemi ile kendine avantaj sağlamak isterken tam tersi bir sonuçla karşılaştı. Mecliste zayıf bir temsil ile bulunmaya razı olmak zorunda kaldı. İnönü de yaptıkları hatanın farkına varmıştı ki bunu şu şekilde dile getiriyordu: Şimdi fena nispette kaybettik. 69 yer alıyoruz. 487 içinde, ama bu sisteme majoritairein ( çoğunluk sisteminin) aksi tecellisi. Oysa iştirak edenlerin yüzde 40ını almış bulunuyoruz. Birçok illerde 1.000,2.000,4.000,10.000 farkla, hatta 400,500 farkla kaybettik. Nispi temsilde ( orantılı sistemde) 6/4 yer alacaktık.” Ancak CHP için iktidarın sonu gelmişti. 27 yıllık CHP iktidarı seçim yoluyla sona erdi. Demokrat Parti hükümeti kurarak Türkiyede yeni bir dönemi başlattı.

 

index

 

 

Kaynaklar :

 Şerafettin Turan, İsmet İnönü,Yaşamı,Dönemi ve Kişiliği, Kültür Bakanlığı, Ankara, 2000

Süleyman Güngör, 14 Mayıs 1950 Seçimleri ve CHP’de Bunalım, SDÜ Fen Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi , Mayıs 2010

Faik Ahmet Barutçu, Siyasi Anılar, Milliyet Yayınları, İstanbul, 1977

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar