Devlet Bahçeli’den sonra MHP’nin başına geçecek lidere vatanseverler çok dikkat etmelidir!

Devlet Bahçeli’den sonra MHP’nin başına geçecek lidere vatanseverler çok dikkat etmelidir!
11 Şubat 2020 16:33

Atatürk’ün ifadesiyle ‘’Şahşi menfaatlerini müstevlilerin menfaatleriyle tevhit eden…’’ Recep Erdoğan’a verdiği sınırsız destekle Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yıkılmasına büyük zemin hazırlayan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den sonraki partinin istikbalini, Türk milliyetçiliği idealini ve nerede olması gerektiğini başta ülkücü-milliyetçi taban olmak üzere partili, partisiz tüm vatanseverler devletin ve Türk ulusunun bekası açısından düşünmek zorundadırlar.

 

 

Dr. İbrahim ÖZDOĞAN H&H YORUM

 

 

Neden?

 

 

Bir defa Türk milliyetçiliği ülküsü ile siyaset yapan oldukça yoğun bir taban vardır ve daima bu tabanın temsil ettiği siyasal parti TBMM’de olacaktır.

 

 

Ve, cahil halk yığınları tarafından özellikle dinsel duygular kullanılarak iktidara gelen küresel güçlerin yerli temsilciler, bu güçlerce kendilerine verilen ihanet görevlerini yerine getirmek için MHP’nin desteğine sürekli gereksinim duyacaklardır ve bu desteği almak için her türlü korkutucu enstrümanları-kaset şantajı gibi vs… kullanacaklardır.

 

 

Bu bağlamda olmak üzere Devlet Bahçeli, Recep Erdoğan’a sınırsız destek vermesi nedeniyle bir görevli mi yoksa bir şantaj kurbanı mı bilmiyoruz.

 

 

Bildiğimiz tek şey Devlet Bahçeli Türk milliyetçiliğinin tertemiz oylarıyla elde ettiği gücü yukarıda açıkladığım gibi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yıkım müteahhitliği olan AKP’nin sınırsız olarak emrine vermesidir.

 

 

Şimdi konuya gelelim, kendisine Tanrı’dan sağlıklı uzun ömürler dilerim ama Devlet Bahçeli gerçekten siyaset yapamayacak ve hastalığının seyri bilinmeyecek derecede hasta.

 

 

Hastalığının adı ‘’kardiyomiyopati’’ yani kalp kası hastalığı.

 

 

‘’Kardiyomiyopati nedir?’’

 

 

‘’Kardiyomiyopati’’ kalp yetmezliğinden ve kalp kası bozukluğundan kaynaklanmaktadır. Kalp kasının kasılma gücünün azalmasıyla birlikte ortaya çıkan kardiyomiyopati çeşitli nedenler sonucunda oluşmaktadır. Kardiyomiyopati birçok kalp hastalığını nitelendiren genel bir terimdir. Kalp kasının zarar görmesiyle birlikte kalp işlevinde meydana gelen bazı bozulmalar kardiyomiyopatinin başlıca nedenlerindendir. Kardiyomiyopatide kalp kanı pompalamada güçlük çekerken kan kalpte hareketsiz kalır ve kan pıhtılaşması olasılığıönemli oranda artar. Ka pıhtılaşmasının yanı sıra emboli riski de artar.

 

 

Devlet Bahçeli’nin hastalığı olan ‘’Kardiyomiyopati’’ kısaca böyle seyrediyor.

 

 

Kalp normalde kendine ulaşan kanın önemli bir kısmı olan yüzde 50-55’ini pompalar ama Devlet Bahçeli’de bu oran yüzde 30-35 civarındaymış ki halsizliğinin ve ayakta duramamasının, birinin koluna dayanarak yürümesinin nedeni budur ve en tehlikelisi de Tanrı korusun ‘’Emboli’’ atışı ile birlikte üzücü bir sonuç getirme olasılığıdır.

 

 

Hiç kuşku yok ki, son yıllarda yaşadığımız Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yıkım olaylarında yaşadığımız gibi Devlet Bahçeli MHP’nin başına zorla 1997 yılında bir görevli olarak getirilmiştir.

 

 

Bakın nasıl?

 

 

Alparslan Türkeş’in vefatından sonra 18 Mayıs 1997’deki MHP’de olağanüstü kongrede genel başkanlık seçimleri yapıldı. İlk turda Tuğrul Türkeş 412, Devlet Bahçeli 359 ve diğer adaylar daha az sayıda oy aldılar. İlerleyen saatlerde Tuğrul Türkeş dışındaki adayların Bahçeli lehine çekilmesiyle yarış Tuğrul Türkeş ve Bahçeli arasında geçti.

 

 

Maalesef yukarıda bahsettiğim gibi ilerde kullanmak üzere Tuğrul Türkeş lehine sonuçlanan kongre küresel güçler tarafın suni olarak çıkarılan kavga-Bu kongreyi kavgalarıyla birlikte gece geç saatlere kadar izlemiştim ki sandalyeler havada uçuşuyordu ve ilk sandalyeyi fırlatan o günkü Ülkü Ocakları Genel Başkanı’ydı ki demek o da küresel güçlerin görevlisiymiş-sonucu kongre MHP tüzüğü gereği 45 gün sonraya ertelendi.

 

 

MHP’de 6 Temmuz 1997 günü yapılan olağanüstü kongrede iki aday Tuğrul Türkeş ve Devlet Bahçeli arasında yapılan tercih yarışını küresel güçlerin dehşetengiz oyunuyla bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin DNA’larını bozan Recep Erdoğan’ın baş yardımcısı Devlet Bahçeli seçildi.

 

 

Kısa bir süre sonra 23 Kasım 1997’de yapılan MHP olağan kongresinde esrarengiz görevli Devlet Bahçeli yerini sağlamlaştırmak üzere yeniden genel başkanlığa seçildi.

 

 

İşte Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tabutunun hazırlanmasında Recep Erdoğan’a destek veren görevli Devlet Bahçeli bu şahıs.

 

 

Daha önceleri Devlet Bahçeli’nin Türkiye’nin ‘’milli güvenlik sorunu’’ ve çok tehlikeli olduğunu defalarca yazdım ki sonunda Recep Erdoğan’a sorgusuz sualsiz teslim oldu ve ülkemiz ile Türk ulusunu ‘’Türk milliyetçiliği’’ enstrümanını kullanarak mahvetti!

 

 

Yazımın esas konusu Devlet Bahçeli’nin yukarıda açıkladığım çok riskli hastalığı nedeniyle MHP’nin başına kendisinden sonra gelecek genel başkan hakkında gerek küresel güçlerin gerekse Recep Erdoğan’ın muhakkak surette plan ve programlarının olma olasılığının yüksekliğidir.

 

 

Türkiye siyasetinde milliyetçi taban çok güçlü olarak bulunacağına göre, MHP’yi kendi ihanet politikalarında tıpkı Bahçeli gibi kullanacakları bir genel başkanı getirmek istedikleri kesindir.

 

 

Çünkü güçlü bir rivayete göre Devlet Bahçeli genel başkanlıktan ayrılmak istediği halde buna Recep Erdoğan’ın engel olduğudur.

 

 

Demek ki Bahçeli’yi kullandıkları gibi henüz istedikleri gibi küresel güçlerin emrine verecekleri milliyetçi yaftalı bir genel başkan adayı bulamadılar.

 

 

Şunu hiçbir zaman unutmamak gerekir ki, tabanın tazyikiyle Devlet Bahçeli MHP’in başından süpürülüyordu ama Recep Erdoğan’ın yarıya verdiği talimatla bunu önledi ve daha sonra bildiğimiz gibi İYİ PARTİ kuruldu.

 

 

Yine şunu da unutmamak gerekir ki Devlet Bahçeli’nin kendisinden sonra MHP’nin başına geçmesini işaret ettiği her şahıs küresel güçler ve/veya Recep Erdoğan görevlisidir.

 

 

Benim önerim şudur ki, MHP, İYİ PARTİ ve BBP’de bulunan vatan evlatları gerçek milliyetçi-ülkücü güçler şimdiden çalışmalar yaparak Devlet Bahçeli sonrası MHP çatısı altında birleşecek bir isimde birleşmek için şimdiden çalışmalar yapmalıdırlar.

 

 

Bahçeli’nin durumu dolayısıyla bölünmüş değil, birleştirilmiş güçlü bir milliyetçi parti olmalıdır.

 

 

Türkiye’nin kurtuluşu MHP’nin emin ellere bırakılmasıyla doğrudan ilgilidir.

 

 

BÜYÜK KUDÜS MİTİNGİ DEĞİL, BÜYÜK DOĞU TÜRKİSTAN MİTİNGİ YAPMALIYDINIZ

 

 

Geçtiğimiz gün Saadet Partisi ABD’nin Kudüs’ü İsrail’e peşkeş çekme planı ile ilgili olarak Saadet Partisi İstanbul’da ‘’Büyük Kudüs Mitingi’’ adıyla bir miting tertip etti.

 

 

Bu mitinge CHP heyeti de cümbür cemaat katıldı, başta Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu olmak üzere.

 

 

Artık siyasal İslamcılar gibi sosyal demokrat kesim de Kudüs’ün kutsallığına inanmasalar da siyaset ekmeğine buralardan da yağ sürüleceğini çok iyi hesap ediyorlar.

 

 

Öncelikle teolojik açıdan değerlendirdiğimiz zaman kutsal hiçbir mekanın olmadığını söyleyebiliriz.

 

 

Eğer bir kutsallık izafe etmek gerekirse bu insandan başkası olamaz ve bu konuda da Türklük, Türk dünyası, Turan yurdu başta gelir.

 

 

Kudüs bir Arap toprağıdır, bu bedenle bizi değil, Arapları ilgilendirir.

 

 

Kurnaz Araplar sahte din duygularını kullanarak tarihin tüm aşamalarında olduğu gibi vatanlarını Türklere korutmak istiyorlar.

 

 

Kendileri de yan gelip yan gelerek nargile çekecekler.

 

 

Kudüs Türk ulusunu ilgilendirmiyor ama Azerbaycan toprağı Karabağ, Türkmen toprağı Kerkük ve Musul ile Uygur Türklerinin toprağı Doğu Türkistan bizi çok yakından ilgilendiriyor.

 

 

Uzun yıllardır bu Türk topraklarında kanlı savaşım-mücadele- veren canı canımdan, kanı kanımdan olan kardeşlerimiz için Türkiye’de miting düzenleyen bir topluluk gördünüz mü siz?

 

 

Uzun yıllardır Doğu Türkistanlı Uygur Türkleri özgürlüklerine kavuşmak uğrunda zalim Çin yönetimi tarafından her gün katliama uğradıkları halde ‘’çıt’’ deyip sesini çıkaran bulunmuyor.

 

 

Ama Arap seviciler Kudüs ve/veya herhangi bir Arap toprağında bir Arap öksürse ülkemizde yer yerinden oynuyor, kıyameti koparıyorlar.

 

 

Buna toplumsal olarak beyinlerin dinsel koşullanması denir ve akıl dışıdır.

 

 

İşte buna güya ilerici, sosyal demokrat yeni CHP kadrosu da başta Kılıçdaroğlu olmak üzere alet oldu.

 

 

Siz Arap ve Arap topraklarını koruyun ki kötülük ve ihanet olarak Tüm Türk ulusuna dönsün; bu tarihin deneyimi ile ispatlıdır.

 

 

Ama beyler unutmayın ki Türk dünyasına iyilik etseniz de, etmeseniz de her Türk genetik olarak arkanızdadır.

 

 

Hadi içtenlikli iseniz bir tane de ‘’Büyük Doğu Türkistan Mitingi’’ düzenleyim de boyunuzu görelim.

 

 

Bu arada Recep Erdoğan ümmet bahanesiyle tüm siyahi ırklara ve Araplara sahip oluyor da Uygur Türklerine neden sahip olmuyor.

 

 

Çok koyu dindar olan Uygur Türkleri ümmet değil mi Ey Recep Erdoğan?

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Coronavirüs gölgesinde Kanal İstanbul/talan İstanbul maskeli soygunu!
Erdoğan coronavirüs fırsatçılarına karşı çok sert önlemler almalıdır
Coronovirüs salgını ve Diyanet