CHP’li Zeybek: AKP için geriye sayım başladı

CHP’li Zeybek: AKP için geriye sayım başladı
6 Mayıs 2019 17:45

Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili Gökan Zeybek, YSK’nın alacağı karara ve İstanbul halkını bekleyen belediyecilik anlayışına dair konuştu.

 

 

 

Tolga Kaan Ateşli/Yurt – Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) İstanbul Milletvekili Gökan Zeybek YSK’nın alacağı karar ve İstanbul halkını yeni dönemde belediyecilik anlamında bekleyen olası gelişmelere dair konuştu.

 

“AKP kendisine yüklenmiş, tanımlanmış olan amacı yerine getirdi. Türkiye’yi dünyaya borçlu, kendi insanını sürekli kutuplaştıran, ayrıştırılmış bir ülke haline getirdi. Bölgedeki bütün komşularla kavga eden bir ülke yaptı… Bu amacına ulaştı, artık Türkiye’nin AKP’ye ihtiyacı yok” diyen Zeybek, Türkiye’nin laik, demokratik bir hukuk devletine ihtiyacı olduğu vurgusu yaptı.

 

 

“Ne yanlarına aldıkları MHP’nin ne de AKP’nin kendisinin yakın gelecekte Türkiye’nin vizyonunda yer alması mümkün değil” diyen Zeybek, AKP ve MHP’li Belediye Meclisi üyelerinin ret oylarına dair de değerlendirmelerde bulundu.

 

“İstanbul halkının çıkarına olan hiçbir karara AKP ve MHP’li üyeler red oyu veremeyecekler. Verdiklerinde inanın ki sokağa çıkamazlar” diyen Zeybek, “Halktan yana öneri getirirsiniz, Meclis bunu kabul eder. Ben AKP’li Meclis üyelerinin de bir müddet sonra parti politikalarıyla yurttaşların çıkarları arasında bocalayacağını ve burada bir kısmının vicdanlarının sesini duyarak, halkın yararına gelen önerileri destekleyeceklerini umuyorum” ifadelerini kullandı.

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni önümüzdeki dönemde nasıl belediyecilik anlayışı bekliyor?

 

Halkın yararına bir anlayış için merkezi hükümettekilerin kafalarının değişmesi gerekiyor. Aslında Türkiye’yi 17 yıldır yöneten bu zihniyetten Türkiye’nin hızla kurtulması gerekiyor.

 

İBB’nin belediyecilik anlayışı; sosyal, kamucu, toplumcu bir şekle dönüşecek. İBB yağma, yolsuzluk, adam kayırma, vakıf ve derneklere, cemaatlere haksız kaynak aktarılan; iktidar yanlısı spor kulüplerine spora ayrılması gereken kaynakların aktarıldığı, bir Belediye olmaktan çıkacak; bunun yerine 16 milyon insana doğrudan kaynak aktaran bir hale dönüşecek. Bunun örneklerini de görüyoruz. Su fiyatlarında %40’lık bir indirim ilk meclis toplantısında gündeme geldi. Ulaşımda gençlere ve öğrencilere 85 liralık İstanbul Kart ücreti 50 liraya düşürülüyor. Hamile kadınlarımıza, 4 yaşına kadar çocuğu olan annelerimize ve 12 yaşına kadar çocuklarımıza da ücretsiz ulaşım imkanı geliyor.

 
‘TARİKAT ve CEMAATLER İBB KAYNAKLARINDAN YARARLANAMAYACAKLAR’

 

Ramazan pidesinin piyasa fiyatı 3 lira olacakken, İstanbullular halk ekmek noktalarından 1 liraya alabilecekler. Yani İBB’nin kaynakları gerçekten halktan yana kullanıldığında yeteri kadar var. Peki kim kaybedecek? Sırtını iktidara dayamış bir avuç yandaş, iktidarın yalakalığını yapan medya kuruluşlarının ardındaki şirketler, Cumhuriyet’e ve Atatürk Devrimlerine karşı tarikat ve cemaatler İBB’nin kaynaklarından yararlanamayacaklar. 16 milyon yararlanacağı için bu durumdan hiç üzgün değiliz aksine çok mutlu olduğumuzu belirtmek isterim.

 

‘HALKIN ALEYHİNE KARAR VERDİKLERİNDE SOKAĞA ÇIKAMAZLAR’

 

İBB Meclis toplantılarının canlı yayınlanmasının çok etkili olduğunu düşünüyorum. Hatta TBMM’de bu bir espiri konusu oldu; artık insanlar Meclis TV’yi değil, İBB Meclisi’nin toplantılarını izliyorlar. Yapılan toplantıları 3.5 milyon insan izlemiş. Bu tüm haber kanallarından bile daha yüksek bir izlenme oranı. Bunu siyaset yapanlara bir yol gösterici olarak değerlendirebiliriz. Halkın aleyhine, toplumun beklentilerinin aleyhine karar alamazlar. Sayın İmamoğlu’nun getirdiği İstanbul halkının çıkarına olan hiçbir karara AKP ve MHP’li üyeler red oyu veremeyecekler. Verdiklerinde inanın ki sokağa çıkamazlar.

 

Bakın, Uyuşturucu Komisyonu’nun kurulmasına karşı konuşma yapan AKP, diğer gün toplum nezdinde infial oluşması nedeniyle Mayıs ayında bu meseleyi kendileri gündeme getireceklerini dile getirdiler ki göreceksiniz 13 Mayıs’ta su ile ilgili gelecek teklif de meclisten geçecek, ulaşımla ilgili teklif de geçecek. Meclis’ten ne geçmez? Yandaşa, müteahhite imar çıkarı sağlayan rant planları geçmez. Zaten biz getirmeyeceğiz ki bunları… Biz hiçbir çalışmamızda “Kişiye özel benzin istasyonu ruhsatı vereceğiz” demedik. “Yeşil alanları kişiye özel imara açacağız” demedik. “Tarım alanlarını, ekim alanlarını imara açıp buralara gökdelen yapacağız” demedik. Bunlar AKP dönemine ilişkin Meclis çalışmalarıydı. Bunların hepsi bitmiştir. Bunlar eski dönemin anlayışları… İnsanlar eski dönemin anlayışları üzerinden CHP’ye “Nasıl çalışacaksınız” diye soruyor. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı nasıl çalıştılarsa öyle çalışacağız. Halktan yana öneri getirirsiniz, Meclis bunu kabul eder. Ben AKP’li Meclis üyelerinin de bir müddet sonra parti politikalarıyla yurttaşların çıkarları arasında bocalayacağını ve burada bir kısmının vicdanlarının sesini duyarak, halkın yararına gelen önerileri destekleyeceklerini umuyorum.
> İstanbulluların yönetime katılımı adına atılacak adımlara dair planlarınız var mı?

 

Genel olarak İstanbul halkını ilgilendiren hiçbir süreç, paydaşların görüşü alınmadan oluşturulmayacak. Büyükşehir Belediyesi’nde AKP iktidarı döneminde işe girmiş olan, orada çalışan emekçilerin çalışma yaşamıyla ilgili bir değişikliğin olmayacağını da başından beri söylüyoruz. Ancak şunun bilinmesi gerekir; hiçbir iş yapmadan, aydan aya hesabına para yatanlar ya da Belediye Meclisi’nde görev yapıp altına 2 milyonluk araba çekenler gibiler, bunları kaybedecekler. Bütün kişisel harcamalarını belediyeye ödeten kişi ve gruplar, bunu kaybedecekler. İstanbul halkı son derece İstanbul’un geleceğinden umutlu. Çünkü her şeyi olduğu gibi kendilerine aktaran birisi Belediye Başkanı seçildi ve Belediye Başkanı sadece İstanbul gönüllüleriyle değil, “Bütün siyasi partilerin görüşünü almadan adım atmayacağım” diyerek herkesle beraber karar mekanizmalarını işletecek. Bu yeni dönem belediyeciliği, bütün siyasi partilerin görüşleri alındıktan sonra tamamlanacak süreçleri tarif ediyor. Ulaşım-altyapı başlığında başlamış olan projelerin bitirilmesi noktasında tahmin ediyorum YSK sürecinin tamamlanmasından sonra hızlı bir adım atılacak.

 

‘TARİKATLARA TAHSİS EDİLEN ALANLAR ARTIK HALKIN’

 

İstanbullular şunu biliyorlar ki; bu kente ilişkin bir projeleri varsa artık bunu iletebilecekleri bir mecra var ve projelerinin hayata geçme şansının çok yüksek olduğunu görüyorlar. Bu da insanlara çok fazla umut veriyor. İBB’nin bütün araçları, binaları, mekanları halkımıza aittir. Yalnızca bir takım tarikatlar ve cemaatler tarafından sürekli olarak kullanılan hatta onlara tahsis edilmiş olan alanlar, şimdi bütün İstanbul halkına ait olacak. Bu da halkımız için bir zenginlik olacak. Bunun yaratacağı sinerjiden yararlanmak gerekir.

 

İstanbul bir dünya kenti ve bu kentte olup bitenler sadece İstanbul’da yaşayanları değil, 82 milyon Türk insanını ilgilendiriyor. Aynı zamanda milyarlarca dünya insanını da… Bugün Sayın İmamoğlu’na dünya ülkelerinin bir çoğunun Türkiye temsilcileri ziyarete geldi. Sayın İmamoğlu kazandıktan sonra Türkiye’ye olan turizm taleplerinde patlama yaşandı. Vaziyet, Avrupa’da Türkiye’ye dair inanılmaz olumlu bir algı oluşturdu. Dünyada Türkiye’nin bir diktatörlüğe doğru, tek adam rejimine doğru gittiği konusundaki algı, Türk halkının vermiş olduğu bu karar sayesinde yıkıldı. Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’te her şeye rağmen demokrasiye inanan insanların fazlalığı bize umut verdi. İstanbul bir dünya kenti ve hakettiği turizm gelirlerini de mutlaka sağlayacak.

 

Dünyanın bir çok yerinden sanatçılar, aydınlar, bilim insanları Türkiye’ye korkusuzca gelebilmeli. Türkiye’de demokratik toplantılar, konferanslar gerçekleştirilebilmeli. İçişleri Bakanı’nın dediği gibi havaalanında gözaltına alınacakları değil, Türkiye’ye geldiklerinde özgür bir İstanbul’da istedikleri gibi gezebilecekleri, dolaşabilecekleri, konuşabilecekleri ve huzurlu bir biçimde şehrimizden ayrılabilecekleri bir İstanbul anlayışı yerleşmeli.

 
> YSK tarafından yürütülen süreci nasıl değerlendiriyorsunuz? Verilecek kararın halkın yararına olacağına inanıyor musunuz?

 
‘AKP GÜNEŞİ GÖRMÜŞ KAR GİBİ ERİYOR’

 

YSK, AKP’nin yaptığı 8 başvurudan; ‘KHK ile görevden uzaklaştırılanların oy kullaması’ ile ilgili olanı zaten reddedilmişti. Geriye kalan 7 madde ile ilgili; ölülerle ilgili olan, hükümlülerin oy kullanması hakkında olan, kısıtlıların oy kullanması ile ilgili olan, hastanelerden engelli raporu almış yurttaşlarla ilgili olan… Bunların hepsi sıfır çıktı. Zaten YSK’ya İstanbul’un 39 ilçesindeki tüm seçim kurullarının gönderdiği araştırmaya değer bulunan kişi sayısı 736. Yani 13.750 fark var, YSK ise “736 seçmen yeniden değerlendirilebilir” dedi. Geriye kalanlarla ilgili iddialar asılsız çıktı. Engelli insanların oy kullanmasıyla ilgili AKP’nin YKS’ya itiraz etmesi, bir engelli kardeşi olan İstanbul Milletvekili olan beni ve benim gibi insanları derinden üzmüştür. Bakın YSK, engelli yurttaşların oy kullanabilmesi için bir değişikliğe gitti ve sandıkları; engelli ve yaşlıların evine götürmeye başladı son iki seçimdir. Bunu yapmış bir ülkede engellilerin oy kullanmasıyla alakalı rapor var gibi bir yaklaşım AKP açısından utanç vericidir.

 

Bunun sonucu şudur; AKP artık güneşi görmüş bir kar gibi eriyor. Sona gidiyoruz… AKP’li günler belediyelerde de halkta da bitti, şimdi Cumhurbaşkanlığı sistemi ile ülkeyi yönetiyorlar. Ne yanlarına aldıkları MHP’nin ne de AKP’nin kendisinin yakın gelecekte Türkiye’nin vizyonunda yer alması mümkün değil.

 
‘AKP İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI’

 

AKP kendisine yüklenmiş, tanımlanmış olan amacı yerine getirdi. Türkiye’yi dünyaya borçlu, kendi insanını sürekli kutuplaştıran, ayrıştırılmış bir ülke haline getirdi. Bölgedeki bütün komşularla kavga eden bir ülke yaptı… Bu amacına ulaştı, artık Türkiye’nin AKP’ye ihtiyacı yok. Türkiye’nin borcunu azaltacak, 82 milyonu tek bir yürekte birleştirecek yeni bir anlayışa ihtiyaç var. Laik, demokratik hukuk devletini, parlementer demokrasiyi hayata geçirecek yeni bir anlayışa ihtiyaç var. Askerde tezkereye gün sayılırdı, artık AKP için de geriye doğru günler sayılmaya başlanmıştır.

 
> YSK’nın seçimlerin iptaline karar vermesi gibi bir durumda tavrınız nasıl olacak?

 

CHP bir parti. Partinin yetkili organları var. Ben Parti Meclisi üyesiyim. Bu konunuda YSK’niın itirazları delil yetersizliğinden reddedeceğini ve Sayın İmamoğlu’nun başkanlık sürecinin tamamlanacağını düşünüyoruz. Bunun dışında gündemimizde başka bir süreç yok. Parti ne karar alacaksa, yetkili kurullar ne karar alacaksa; karar organlarında, Genel Başkanlık makamında, MYK’da görüşülür. Buralardaki her arkadaşımızın görüşü alındıktan sonra süreci belirleriz… Aynı zamanda sadece CHP olarak değil, Millet İttifakı’nı oluşturan diğer partilerle beraber bir demokrasi yelpazesi sağladık. O nedenle sadece CHP ile de değil; Türkiye’nin, 82 milyonun görüş ve düşünceleri bizim açımızdan önemlidir.

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar