Orta sınıf yıkılıyor

Orta sınıf yıkılıyor
17 Şubat 2019 17:30

Orta sınıf bir toplumun sahip olduğu imkan ve zenginliklerden pay alan en kalabalık sınıftır.

 

 

Safile USUL H&H YORUM

 
Bu sınıf ne kadar büyürse bir toplum o kadar sağlamlaşır.

 
Esasen bir toplumda mutlak olarak bir orta sınıf, alt sınıf yoktur. Henüz yoksul olan sınıflar vardır. Bu ama tedrici bir süreç olduğu için yazının konusunu da etkilemiyor.

 
Devam edersem…

 
Orta sınıf tüm gelişmiş, modern devletlerin dayandığı sınıftır.

 
Çünkü…

 
1-Vergi verir
2-Eğitim sisteminde yetişir, bilgi, özgüven ve aidiyet duygusu kazanır
3-Beyin gücünün kaynağıdır
4-Hekimler, askerler, üst düzey diplomatlar, hukukçular, bilim insanları, devlet personeli olan memurlar vs. devletin kendini kadro olarak taşıması ve yenilemesinin sermayesidir
5-Her gelişmiş devlet (ben bu yazıda Suudi Arabistan, kabile devletleri filan gibi primitiv siyasal toplumlardan söz etmiyorum, biz ve gelişmiş dünya olarak ele alıyorum konuyu) için asker, diplomat, hukukçu, bilimci, memur, kalıcı statüye sahip kalifiye işçiler, hekimler vs. o toplumun korunan ve devletin varlığı açısından da önem arz eden sosyal gruplardır, ki, devlet doğrudan personel ihtiyacını da bu gruplardan temin eder

 
Dolayısıyla orta sınıfı güçlü olmayan bir toplum muhakkak çürümeye başlar.

 
Örneğin Doğu Avrupa ülkelerinde 1980 sonrası yaşanan çürümenin en temel sebeplerinden birisi budur.

 
Ve, şu anda Türkiye’de orta sınıfın yok olma sürecine efektif olarak girmiş bulunuyoruz. Bu yazıda anlatmak istediğim de bu.

 
Bu siyasi iktidar, 16 yıl sonunda orta sınıfı yok edebilmeye başladı.

 
İlerde hayatının sonuna gelmiş, yaşlı birisi olarak bana bir başka ülkeden bilimciler sorarlarsa…

 
“Bir yıkıcı iktidar bir toplumu ne kadar sürede gerçekten yıkmaya başlamış olur?”

 
Onlara derim ki, “Bu süre 15 seneden önce başlamaz, ama 20 yılda bunu başarır böyle bir iktidar”

 
Şimdi bu konuyu size somut örneklerle açmak istiyorum…

 
1-Bu sabah belki siz de okumuşsunuzdur…

 
Türkiye’de artık TUS’da (Tıpta uzmanlık sınavı) eskiden en yüksek puanları gerektiren cerrahi dallar, buna kardiyoloji ve nöroşurirji de dahil, tercih edilmiyormuş.

 
Bilirsiniz, insanlar öldüklerinde kalp/beyin ekseninde ölürler. Dolayısıyla kardiyoloji ve beyin cerrahisi en tayin edici tıp disiplinleridir.

 
Türkiye’de artık bu dallar tercih sebebi değilse, biz hekim sınıfını kaybediyoruz demektir.

 
Bunun sebebi sağlıkta şiddet olarak söyleniyor ama sağlıkta şiddeti ortaya çıkaran toplumsal yapı asıl mesele. (bu ayrı bir konu tabii)

 
2-Bir süredir üniversitede ders veriyorum. Öğrencilerle konuşuyoruz. Hepsi ama hepsi yurtdışına çıkmak istiyor. Ailelerinin maddi durumları iyi. Burası zaten özel bir üniversite. “Neden yurtdışına gitmek istiyorsunuz hepiniz?” diye sorduğumda, “Genç mezunlara kesinlikle iş yok” diyorlar. Bir de, “Türkiye’nin artık toplumsal bir karakteri yok” şeklinde çarpıcı bir açıklama duydum çok akıllı bir öğrenciden. Karakter olayını ayrıca ele almak gerekir ama işsizlik olayı ve orta sınıfa dair şunu hemen söylemek lazım ki, Türkiye’de işsizlik şu anda en çok orta sınıfı etkiliyor. Yani genç işsizliğinin, işten çıkarılmaların en çok olduğu şirketler orta sınıftan eğitimli eleman istihdam edenler. Zira dövizdeki yükselme en çok, çok yaygın tüketim mallarının üretildiği ve tüketildiği iş alanlarını değil, daha tali görünen ama bir toplumun ruhunu, yaşam kalitesini, teknolojik gelişimini oluşturan alanlardaki firmaları etkiliyor.

 
3-En çok vergiyi hükümete oy vermeyen orta sınıflar ödüyor. Cuma akşamı FOX Tv’de haberde dinledim. Her biri 5’er bin kazanan bir karı-kocanın bir tanesinin maaşı tamamen vergilere gidiyor. Diyelim adam mühendis, kadın şirket çalışanı. İkisi birlikte 10 bin TL kazandığında bunun 5’ini vergiye veriyorlar.

 
4-bu hükümet kendisine oy vermeyen orta sınıflara vergi bindirerek kendine oy veren kesimlere seçim rüşveti dağıtıyor. Mesela orta sınıf mensubu birisi kaçak yapmadığı, her türlü vergisini verdiği evine bir sürü gelir vergisi öderken, kaçak yapı yapana ruhsat geliyor.

 
Bu örnekler yeter bence, yazı çok uzamasın.

 
Fakat hepimiz bilelim ki, bu süreç böyle devam ettiğinde Türkiye substansiyel olarak eriyecek.

 
Ondan sonra bu hükümetin kendisi de şapa oturacak ama beni ilgilendiren bu değil.

 
Beni Türkiye’nin orta sınıfının yok olması ilgilendiriyor.

 
Zira orta sınıfsız devlet olmaz, yaşayamaz.

 
Bu arada…

 
Dün gece baktım, ana akım medyasından bir tv’de Türk devletlerinin beka sorunu gibi bir konu başlığı tartışılıyor.

 
Hemen kapadım kanalı kan tepeme çıkmasın diye.

 
Erdoğan birşey diyor.

 
Bunlar aynı gece bunu tartışıyor. Ama Erdoğan’ın ağzından çıkan şekliyle. Özgür düşünce ve sorgulama yok.

 
Şu ana kadarki Türk devletlerinin bekasıyla bugünün ne alakası var?

 
Azcık bilim haysiyetiniz, beyniniz ve kişiliğiniz yok mu?

 
Neyse… Allah……

 
Bir yandan da yerel seçim anketlerine bakıyorum. Söylenene göre, Mansur Yavaş Ankara’da çok iyi, İmamoğlu da iyi gidiyor.

 
Diğer, CHP’den istifa, DSP’den aday olma gibi haberlere bakmıyorum bile artık, deve kuşu gibi kafamı kuma gömüyorum.

 
Vallahi, aynen bunu yapıyorum. Sanki böyle bir şey olmamış gibi kabul ediyorum.

 
Gerçeklerden kaçıyorum. En azından bundan kaçıyorum.

 

 

Safile USUL Twitter

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Yere düşürüp, attan düşmeye benzeteceklerdi
Bir-iki sene oyalar, sonra unutturur
Farce diyorlar