Muharrem İnce-Diyarbakır-Diyar-ı Bekir

Muharrem İnce-Diyarbakır-Diyar-ı Bekir
12 Haziran 2018 17:30

Muharrem İnce’nin Diyarbakır mitinginin muhteşem geçtiğini Erdoğan’ın sözlerinden de anlıyoruz.

 

 

Safile USUL H&H YORUM

 
Miting alanı çok kalabalıkmış, gerçi kendisinin mitinginde 35 bin kişi varmış, tamam Muharrem İnce’ye de 10 bin kişi gelmiş ama gelenler HDP’li imiş.

 
Orası Diyarbakır, gelenler de orda yaşayan halk, oranın halkı.

 
HDP’li olsalar bile, CHP’nin mitingine gelmişler.

 
Muharrem İnce’ye gelmişler.

 
Diyarbakır, Diyar-ı Bekir.

 
Muharrem İnce’ye gelmiş.

 
Bunlar oranın halkı. Bugün HDP’ye verir, geçmişte şuna verir, yarın İnce’ye verir, öbürgün başkasına.

 
Senin fermanının ipoteği mi var Diyarbakır’da?

 
Muharrem İnce diyor ki, “Ben yalan söylemeyeceğim size, sizi kandırmayacağım, Kürt meselesini beraber çözeceğiz, TRT’nin bir kanalını bu konunun 24 saat tartışılmasına ayıracağım”

 
Bu sözlerdeki kalite sirayet ediyor Diyarbakır’a. Anlamıyor musun?

 
İnsanlar sağ gösterip, sol vurandan sonra dürüst iki kelam eden bir insanoğlu’na kalbini açıyor, anlamıyor musun?

 
İnsanlar CHP kalitesi ile senin arandaki farkı seçiyor, anlamıyor musun?

 
Senin 35 binin nerden taşıma bilemem ama Muharrem İnce’nin 10 bini Diyarbakır’ın kendisinden.

 
Anlamıyor musun? İşine mi gelmiyor?

 
O İSİMLER GERİ GELECEK

 
İstanbul’da (ve tabii tüm Türkiye’de) bulunan tüm eski okulların hem kendileri hem adları İstanbul’un kendisinin, hem onun ruhunun, hem onun gözlerinin, hem onun belleğinin, hem onun kalbinin, hem onun varlığının parçası.

 
İstanbul’da yetişen, büyüyen veya anası-babası, an’anesi-baba’nesi-dedesi burda büyüyen herkes bu okulların adını içinde bir yerde taşır.

 
Ya belleğinde veya daha aşağıda duyguların dolaştığı göğüs ve karın bölgesinde.

 
Geçtiğimiz gün bir haber okudum.

 
Haberde Piri Reis Üniversitesi deniyordu.

 
“Piri Reis Üniversitesi öğrencileri, milli eğitim bakanı İsmet Yılmaz’ı İzmir Marşı söyleyerek protesto etti” şeklinde bir haberdi.

 
Haberi okudum ama Piri Reis Üniversitesi nedir, bunlar kimdir vs. anlamadım.

 
Sonra haberin diğer bölümünde eski adı Tuzla Deniz Harp Okulu diye okuyunca, haaaa dedim, şu, bizim, Tuzla’daki denizcilik yüksek okulu.

 
Bunlar artık şehirlerimiz ve ülkemizdeki kurumların adını da aldılar.

 
Bir insanın ismini aldığınızı düşünün mesela.

 
Kimse tanımaz onu artık.

 
Onu anlatanan kadar uğraşmanız gerekir.

 
Ki, tarihte, insanlığın gelişiminde, isim bir ihtiyaçtan doğmuş ve bir kişiyi veya şeyi anlatabilmek için ortaya çıkmıştır.

 
Bu, Allah’ın musibeti durumda ama artık isimlerimiz teker teker alınıyor ve ben okuduğum haberi uzaydan gelmiş gibi anlamıyorum.

 
Neymiş, oy almış.

 
Oyu sana herşeyin adını al diye mi verdiler? Böyle bir yetki mi aldın sana oy verenlerden.

 
Sen üstelik yüzde 34 oy ile, 57. Hükümet’in bıraktığı mirası 16 sene yedin.

 
Bunu aldığın oy mu verdi sana?

 
Sen kimsin de benim şehrimin bilmem kaç asırlık isimlerini alıyorsun?

 
Sen kimsin de, Boğaz Köprüsü’nün adını alıyorsun?

 
Boğaz Köprüsü tüm dünyada da bu isimle bilinir.

 
O, o Boğaz’ın köprüsüdür.

 
O Boğaz o ismi oraya kendiliğinden ve doğal olarak vermiştir ayrıca da.

 
O Boğaz’ın üstündeki o köprüden geçerken, Asya istikametinde solda, Avrupa istikametinde sağda bir Kuleli Askeri Lisesi vardır ki, bakan her göz beyne elektrik akımı yollar otomatikman.

 
Sen kimsin ki, o ismi ve o ismin bağrında yatan o okulu alırsın?

 
İlk Cumhuriyet Hükümeti o isimlerin hepsini geri getirecek.

 
Onların hepsini gerçek isimleri ile ihya edecek.

 
Bu arada…

 
Piri Reis’i de, senden öğrenecek değiliz.

 
O bizim tarihimiz.

 
Biz tarihimizi de biliriz, o tarih içindeki gelişmeler ile oluşan kurumları ve isimleri ve anlamlarını da.

 
Sen kimsin?

 
Sen kimsin?

 
Biz Türküz, Türkiye Cumhuriyetiyiz. Bilmem kaç bin yılız.

 
Sen kimsin?

 

Safile USUL Twitter

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Ankara’da fedakarlığı İYİ Parti yapmalı
Sözcü ve döviz
Doğru kavramlardan vazgeçilmesin