Ülkücülere özeniyor

Ülkücülere özeniyor
14 Mart 2014 17:30

Giresun Alucra doğumlu Burakcan Karamanoğlu’nun çok talihsiz bir biçimde hayatını kaybetmesinden sonra Kasımpaşa 1453 Derneği ismi gündeme geldi…

 

Safile USUL H&H YORUM

 

Şöyle ki…

 

Burakcan’ın hayatını kaybetmesine yol açan olayın ülkücülerle solcular arasında çıkan bir çatışma neticesinde olduğu haberleri yer almıştı basında.

 

Bu haberler üzerine Ülkü Ocakları Başkanlığı, Ülkücü gençlerin bu olayla hiçbir alakasının olmadığı, Burakcan’ın yasadışı bir eylemci grup ile Kasımpaşa 1453 taraftar grubu arasında çıkan çatışmada hayatını kaybettiği ve Burakcan’ın Kasımpaşa 1453 Derneği’nin mensubu olduğunun bilindiği açıklamasını yaptı.

 

Bu açıklamayı müteakkiben Kasımpaşa 1453 taraftarlarının olaydan hemen önce taraftarlarına yürüyüş bölgesine gelinmesi çağrısı yaptığı twitter sayfalarından orijinal alıntılarla ortaya çıktı.

 

Bu çağrıların daha sonradan silindiği de haberlerde yer aldı.

 

Bugün Kasımpaşa 1453’ün twitter sayfasına baktım…

 

123 takipçisi var…

 

5 Kasım 2013’de Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan tarafından Kasımpaşa 1453 lokaline yaptığ ziyarete dair twit ve fotoğraf göze çarpıyor.

 

Ki, Kasımpaşa 1453 ismi daha önce de Gezi eylemcilerine karşı olma anlamında gündeme gelmişti, sonradan hatırladım.

 

Şimdi…

 

Anlaşılıyor ki, Kasımpaşa 1453, dar gelirli ailelerin AKP tarafından markaja alınarak, Ülkücü tipi bir hareket haline getirilmek istenen gençlerinden müteşekkil.

 

Bu düşüncenin, mitinglerine kefenli genç taşıyan Erdoğan’dan kaynaklandığını veya ilk fikir kendisine başkası tarafından sunulmuş olsa bile, bu fikri canı gönülden desteklediğini anlamamak mümkün değil.

 

Ki, Erdoğan’ın ülkücülere olan eğilimini de biliyoruz.

 

Saflarına MHP kökenli ülkücüleri katmak için çok uğraştı son yıllarda hatırlarsanız.

 

Bir önemli nokta da şu ki…

 

Erdoğan farkındaysanız, MHP’ye yönelik ifadelerinde CHP’ye karşı olan ifadelerinden bin kat daha fazla dikkatli.

 

Erdoğan, çünkü, ülkücülerden çekiniyor ve MHP’yi sözleriyle kızdırırsa, Ülkücülerin, “başına bela olacağını” düşünüyor.

 

Erdoğan, öte yandan, kendisine fedaice ve militanca bağlı bir gençlik örgütlülüğü hayal ediyor.

 

Ve, ülkücülerin yapısına çok özeniyor, “Benim de olsun bir tane böyle destekçi örgütüm.” arzusunu taşıyor.

 

Ama bu, bir Türk deyiminde yer aldığı üzere, “Öküze özenen kurbağa” durumuna benziyor.

 

Çünkü bir defa Ülkücülük olayı 1980 öncesi dönemine ait bir olguydu.

 

O zaman Türkiye’nin ve Anadolu’nun şartları ve Türkiye’nin siyasal iklimi çok farklıydı ve Ülkücülük örgütlenmesine müsaitti.

 

Ama artık 1980 öncesi gibi bir Ülkücülük MHP’de de yok.

 

Tam tersine MHP ve Ülkü Ocakları toplumsal olaylar konusunda sağduyu ve itidali tensil ediyorlar.

 

Tabii, geçmişten kalma bazı özellikleri hala taşıyor Ülkücüler ama bundan Erdoğan’a birşey çıkmaz.

 

Onun yapması gereken tek şey, gençleri bu işlere bulaştırmamak ve kendine başka kefenli adamlar bulmak, eğer bulursa tabii bunca yolsuzluk tablosundan sonra kendisi için kefen giyecek militan.

 

Birşey daha…

 

Erdoğan ve emrindeki Hükümet aparatı sakin ve uygar bir biçimde yürüyen Türk halkına gaz sıktırmak ve ölesiye dövdürmek yerine…

 

Elindeki polis gücünü Burakcan’ın hayatını kaybetmesine yol açan çatışmayı engellemek için kullanmalıydı.

 

Birbiri ile silahlı çatışma yaşaması muhtemel gruplar bir araya getirilmez; bu çok basit bir toplumsal olayları engelleme kuralıdır.

 

Ki, batıda da polis birbiri ile çatışacağı belli olan grupların biraraya gelmesine mani olur.

 

Burakcan’ın hayatını kaybettiği gece ise, o cadde ve sokakların tamamen kontrolsüz olduğu ayan beyan ortada.

 

Gencecik bir çocuk bu kontrolsüz ve devlet korumasından yoksun bir ortamda kör bir kurşunun hedefi oldu.

 

Birşey daha.

 

Ben de Girseun doğumlu olduğun için bilirim…

 

Giresun’un gençleri çok iyidir ama her türlü imkandan yoksundur.

 

Ve, kendilerine hayatta bir çıkış yolu ararken siyasi olarak istismar edilmeleri kolayca mümkün olabilir.

 

Giresun gençleri çok iyi kalpli, saygılı, aileye ve memleketine bağlı, aynı zamanda çok heyecanlı çocuklardır.

 

Ama neyleyim ki, memleketi tutan el el değil.

 

Gençlerimiz heder oluyor.

 

Bu arada, Aylin Kotil’in Burakcan’ın cenazesine katılması çok iyi olmuş, çok iyi yapmış.

 

Allah gani gani rahmet eylesin Burakcan’a, Allah ailesine sabır versin.

 

 

 

 


Yazarın Son Yazıları:
Şunu bilmeliyiz ki…..
Yavaş’ı ittifaktan koparmak istiyorlar
Beklenen indirim geldi