Sahte Kahraman

Sahte Kahraman
5 Ekim 2012 09:00

Dün gece boşuna uykusuz kaldım.


Safile USUL H&H YORUM

Aslında bir savaş çıkmayacağı daha akşamdan, saat belki 22.00 sıralarında Pentagon’dan gelen, “Gerilimin tırmanacağını zannetmiyoruz.” açıklamasından belli olmuştu ama asabım bozuldu, bu da nesi, savaş da nesi…
 
Şimdi size o akşam ve geceyi özetleyeceğim, yani o akşam ve geceyi yeniden canlandıracağım.
 
Erdoğan akşama doğru Akçakale’ye düşen top mermisini öğrendi.
 
Tüm dengeleri bozuldu.
 
Bu sefer muhakkak havalı bir cevap verilmeliydi.
 
Onun dediğini zaten dinlemiyorlardı, bir de onun gururunu tahrik edici davranışlar olunca zıvanadan çıkmıştı.
 
Önce mermi kimden onu öğrendi, askerden gelen bilgiler Suriye ordusundan olduğu yönündeydi.
 
Derhal Genelkurmay Başkanı ile Genelkurmay 2. Başkanı’nı topladı.
 
İşi onlar halledecekti.
 
O yapacak, ordu temizleyecekti, işinin adı zaten neydi.
 
Genelkurmay 2. Başkanı’nı da çağırmıştı çünkü GK Başkanı bir bakan gibiyse, GK 2. Başkanı da müsteşar gibiydi…
 
Yani, icra ondaydı, icra detayları, planları GK 2. Başkanı’na aitti.
 
İkisinden de acil bir karşı hareket planlamalarını istedi.
 
Onlar ne yapabilirdi?
 
Atış.
 
Ve, yaptılar.
 
Erdoğan başka ne planlıyordu? Hiçbirşey. (Allah tabii başka plan ve icraat nasip etmesin de)
 
Tezkere metni de hazırdı ama Erdoğan’ın başından beri tezkere ile savaş girmeye niyeti yoktu.
 
Çünkü ABD’den gelen sinyaller dahi böyle birşeyin gerçekçi olmadığını gösteriyordu epeydir, ki, Erdoğan siyasi iktidarını riske eder miydi.
 
Fakat medyada kriz yayını gece boyu sürdü, acaba savaşa girecek miydik?
 
Bu arada aklım CHP’ye gitti gecenin bir yarısı, onlar tezkereye evet mi derdi, hayır mı?
 
Normalde hayır ama yine de inşallah öyledir.
 
Sıkıntıyla uyudum ve sabah erken kalktım.
 
CHP’nin hayır diyeceği sabah erken saatlerde kesinleşti.
 
Bu arada dünya basınından da bir tek Allah’ın kulu Suriye’ye savaş gibi birşeye en küçük akli bir yaklaşım göstermemişti, hatta İngiltere bile.
 
Rusya da bu arada, “Suriye’ye müdahale ettirmeyiz” açıklaması yaptı.
 
E, Erdoğan bunu zaten biliyordu ama bir gecelik bir işi vardı.
 
Bizi, Türkiye kamuoyunu esir almak pahasına bunu yapacaktı.
 
Bizim de zaten kamuoyu olarak işimizin adı neydi?
 
Erdoğan’ın tatmin edilmesi gereken ruhu için yaşamıyor muyduk?
 
Neyse…
 
Sonra tezkere geçti…
 
Bundan önce ama Ömer Çelik CHP’ye bir “sert yaptı”.
 
CHP utanmıyor muydu savaştan söz etmeye.
 
Erdoğan’ın yanında epey bir pişmiş Çelik.
 
MHP bu çıkıştan epey bir etkilendi….
 
Diyemeyeceğim…
 
MHP kanımca AKP’nin tabanına ilersi için külliyen talip, buna göre adım atıyor. (doğru veya yanlış)
 
Bu arada öğlen olmuştu ve bir savaş çıkmayacağı tamamen belli olmuştu.
 
Şu anda bu saçmalığın yorgunuyum.
 
Ve, tek kelime haber duymak da istemiyorum.
 
Siz bugünlük son olarak şunu söylemek isterim ki…
 
Erdoğan bir savaşın içine girmez ama…
 
Tehlike şurada ki, savaşlar hep plansız ve spontane olarak çıkar.
 
Bizim kamuoyu olarak dikkat etmemiz gereken husus asıl bu.
 
TSK açısından bu olay nasıl yaşanmıştıra da değinmek isterdim ama hakikaten bugünlük yeter.


Yazarın Son Yazıları:
Mansur Yavaş’a nazar değdi
Bu üsler sizin eseriniz
Bizim adayımız çokkk kıymetli