Sağ siyasetin alternatif olamayacağı açık!

Sağ siyasetin alternatif olamayacağı açık!
15 Aralık 2023 10:00

İYİ Parti’de başlayan tartışmalar sürüyor. Genel başkan yardımcılarından Üçok görevden alınırken Güner istifa etti. Partinin hâlâ bir kimliğinin olmadığını vurgulayan uzmanlar, “Sağ siyasetin alternatif olamayacağı açık” dedi.

 

Fotoğraf: AFP

 

Yerel seçimler sürecinin başlamasıyla beraber İYİ Parti’de açığa çıkan iç tartışmaların ardı arkası kesilmiyor. Bir süredir ihraçlar ve istifalarla gündemde olan partide son olarak Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Zeki Üçok görevden alınırken bir diğer Genel Başkan Yardımcısı Ece Güner de istifa ettiğini duyurdu.

Birgün’den Öncü Durmuş’un haberine göre görevden alınması hakkında konuşan Üçok, “Partinin CHP’yle işbirliği yapması durumunda nasıl kazanacağına ilişkin haritalı sunumumu daha önce Genel Başkanımız Meral Akşener’e yaptım. Kendisi de bana bu sunumu GİK’te yapmamı söylemişti. Ancak GİK toplantısında sadece sözlü anlatım yapmamı ve haritalı sunumdan vazgeçmemi istedi. CHP’yle işbirliğini savunuyorum ama GİK’te işbirliğinin reddine karar verildi” dedi.

Güner de istifasının ardından yaptığı yazılı açıklamada İstanbul’u işaret etti. Güner, “İstanbul’un kaybedilmesi bir memleket meselesi, bir Cumhuriyet meselesi ve demokrasi meselesidir” ifadelerine yer verdi.

Öte yandan önceki gün Akşener’in talebi doğrultusunda istifa ettiğini duyuran İstanbul Büyükşehir Belediyesi İYİ Parti Grup Başkanvekili İbrahim Özkan, İYİ Parti’nin 8 Meclis Üyesi’nin 7 oyuyla bir kez daha Grup Başkanvekili seçildi. İYİ Parti, üyelerin teamüle aykırı davrandığını iddia ederek kararı alan 7 üyenin disipline sevk edildiğini açıkladı.

Tüm bu yaşananların muhalefet açısından yeni bir dizilim getireceğini aktaran Siyaset Bilimci Güven Gürkan Öztan ile Gazeteci Sedat Bozkurt konuyu BirGün’e değerlendirdi.

İYİ Parti’nin köşeye sıkıştığını belirten Öztan, “İYİ Parti’nin seçim sürecinde yaşadığı yalpalanma seçim sonrası parti içi bir krize dönüştü. Bu krizin kökeninde partinin bir türlü ideolojik omurgasını şekillendirememesi ve kurumsallaşma sürecini tamamlayamaması yatıyor. Merkez sağı ihya etmek ve böylece küskün sağ seçmene bir alternatif sunmak iddiasıyla yola çıkan İYİP yönetimi, üst üste aldığı tartışmalı kararlarla hem hedeflediği seçmen nezdindeki itibarını eksiltti hem de bu kararlar parti içinde yarılmalara neden oldu” dedi.

 

 
ÇÖZÜLME DURMADI DAHA DA HIZLANDI

 

 

Öztan değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “İYİP, MHP kökenli kadrolar ile liberaller ve sağ-seküler Cumhuriyetçileri aynı amaçlar etrafında bir araya getirme ve örgütleme başarısı gösteremedi. Saray rejimine son vererek iktidara gelme vaadi, 14-28 Mayıs sürecinde akamete uğrayınca partideki siyasi kanatlar arasındaki gevşek bağ da koptu. Seçim öncesinde masadan kalkıp dönen, seçim sonrasında ise iktidardan çok CHP’ye eleştiri okları yönelten Akşener’in bu çözülmeyi durdurmak bir yana bizzat hızlandırdığı pekâlâ ileri sürülebilir.

“CHP’deki genel başkan ve kadro değişiminin CHP – İYİP ilişkilerini yeniden ılımlı bir çizgiye çekmesi bekleniyordu. Ancak böyle olmadı. Yerel seçimler öncesinde CHP’den İYİP’e hitaben yapılan işbirliği çağrısı GİK duvarına çarpınca partideki yaprak dökümü hızlandı. İYİP, CHP seçmeninde de karşılığı olan önemli isimlerini teker teker kaybediyor. Bahadır Erdem’den Durmuş Yılmaz ve Ece Güner’e kadar İYİP’in demokratik yüzünü temsil eden birçok isim istifa etti. Bu istifaların yanı sıra parti yönetiminin stratejisini benimsemediği için görevden alınanları da hesap ettiğimizde İYİP’in siyasi iddiasını küçülttüğünü, milliyetçilerin yarıştığı kulvara kendini sıkıştırdığını söyleyebiliriz. Ancak İYİP’in orada da işi zor, zira MHP iktidar ortağı olmanın nimetleriyle yerini korurken Zafer Partisi örneğinde olduğu gibi daha küçük ölçekli milliyetçi yapılar İYİP’i köşeye sıkıştırma şansı elde ediyor.”

 

 

İKTİDARIN ALTERNATİFİNİN ‘SAĞ’ OLAMAYACAĞI AÇIK

 

 

“Liberal ve sağ-cumhuriyetçi dalları parti yönetimi tarafından kurutulmuş bir İYİP, özellikle Batı’da elde ettiği mevzileri kaybetme riskiyle karşı karşıya. İYİP yönetimi, eleştiriler karşısında 2028’deki muhayyel bir seçim zaferi için erken seçimlerde iktidarı geriletme ihtimaline sırtını döndüklerini açıkça ifade ediyorlar. Ancak yerel seçimlerde eriyen bir İYİP’in genel seçimlere kadar ömrünü uzatması pek de olası görünmüyor. İYİP’in muhalefete karşı takındığı uzlaşmaz tutum iktidar blokunu memnun etmişe benziyor. CHP ile köprüleri attığından bu yana İYİP’e yandaş medya da iktidar sözcüleri de pek ilişmiyor. İYİP içindeki gerilim de kimi İYİP’li siyasetçilerin iddia ettiğinin aksine CHP’lileri değil de iktidar kanadının ve Zafer Partisi’nin ellerini ovuşturmasına neden oluyor.

Neticede İYİP’in yaşadığı kaos, iktidarın alternatifinin yeni bir merkez sağın inşasından geçtiği tezini de, Akşener ve arkadaşlarının MHP’den parti içi demokrasi sorunları nedeniyle ayrıldıkları iddiasını da yanlışlıyor. Bu şartlar altında 31 Mart yerel seçimlerine gidilirse, sonuçlara göre muhalefetin yeniden şekilleneceğini, 28 Mayıs’tan bu yana ertelenen yeni dizilimin netleşeceğini öngörmek mümkün”

 

 

ASIL SORUN BİR HEDEFİN OLMAYIŞI

 

 

Gazeteci Bozkurt da partinin hâlâ bir kimliği olmamasının altını çizdi. Bozkurt, şu ifadeleri kullandı: “İYİ Parti’nin başından beri politik bir kimlik oluşturamadığını bir kez daha bu iç tartışmalarla beraber gün yüzüne çıkıyor. Tüm bu yaşananlar partinin siyaseten bir hedefinin olmayışıdır.

İYİ Parti, ilk kez yerel seçimlere girdiğinde bir parti görüntüsü vardı, ardından 6’lı masa etrafında iktidar adayı olarak konumlandığında parti gibi davranabiliyordu, ancak daha sonra izlediği politikalarla durdurulamayan bir savrulma başladı. Bugün İYİ Parti’nin kurucularına bakarsanız, geçmişte bu kadrolar MHP’yi yönetmeye aday olan isimlerdi. Dolayısıyla bu savrulma etrafında partinin çatısı altında siyaset yapmak isteyen insanları barındıramazsınız. Akşener partiyi merkez sağa çekmeye çalıştı olmadı. Bugün ise tam olarak Erdoğan siyasetini kendine uyarlamış biçimde hareket ediyor. İYİ Parti’ye oy verenleri kutuplaştırmaya, kendini farklı bir yere koyup muhalefeti hedef almaya, siyaset sahnesini daha çok sertleştirmeye çalışıyor. Böylelikle kendi seçmenini tutma gayretini sergiliyor. Ancak esas olarak İYİ Parti’nin bir seçmeni yok. İki seçimde o veya bu sebeplerle oy vermiş bir seçmen yapısı mevcut”

Partide yaşananların oy veren kitleyi de olumsuz etkilediğini dile getiren Bozkurt, “İYİ Parti’nin bir kısmı küskün MHP seçmeni olarak tanımlarsak yanlış olmaz. Dolayısıyla bu tutarsızlıkta tekrar MHP’ye ya da diğer seçeneklere yönelebilecek bir seçmen yapısı var. Öte yandan daha liberal, seküler diye tanımladığımız kesimler de CHP’ye doğru yönelebilir. Bu yönelmeler arasında geride kalan seçmen bir parti oluşturur mu sorusu ise çok büyük soru işareti. Seçimlerden sonra her şey tabii ki daha net olacaktır” dedi.