Röpteşambırsız yazardan analizler

Röpteşambırsız yazardan analizler
10 Nisan 2021 13:21

Büyük usta Mimar Sinan’ın vefatının 433.yılı dolayısıyla suya sabuna dokunmadan bir sanat yazısı yazmaya karar vermiştim. Ancak Twitter akışında “128 milyar dolar nerede?” soruları aklımı yine memleket meselelerine kaydırdı.

 

 

Salih Levent UĞURLU H&H YORUM 

 

 

İnşaat sektörünün dönemin ekonomi politik ruhunu yansıttığı düşünüldüğünde suya sabuna dokunmadan mimariden, şehirleşmeden, estetikten bahsetmek pek mümkün gözükmüyor.

 
Dünyada bilinen 82 cami, 52 mescit, 55 medrese, 7 darülkurra, 20 türbe, 17 imaret, 3 darüşşifa, 6 suyolu, 10 köprü, 20 kervansaray, 36 saray, 8 mahzen ve 48 hamam olmak üzere 364 esere imza atan Mimar Sinan vizyonuyla dönemin vizyonunu ister istemez mukayese ediyor insan…

 
Nerede “Biz hizmetimizi dünyada bir bardak suya satacak kadar menfaat düşkünü değiliz” diyen Mimar Sinan ruhu… Nerede bir kat fazla çıkabilmek aşındırmadığı kapı, yedirmediği avanta kalmayan günümüzün rantiyeci ruhu…

 
Ülke koca bir şantiyeye dönmüş, yüksek yüksek tepelere evler kurulmuş, aşrı aşrı memleketlere dolarlar satılmış, uçan da kuşlara malum olmuş…

 
2021’i neredeyse yarılarken bir bilinmezlik üzerine seçim sath-ı mâiline giren memleketimizde röpteşambır ve fularımızı kuşanıp suya sabuna dokunmayan yazılar yazma lüksümüz de olmasa gerek…

 
İNŞAAT OLMADAN ASLA

 

 
Ülkenin içinde bulunduğu politik çıkmazın temeli de buna dayanıyor aslında:

 
İnşaata dayalı büyüme modeli…

 
Gerek ekonomik gerek ekolojik gerek de toplumsal açıdan sürdürülebilir olmayan bu model, güzel ülkemizi krizden krize sürüklüyor…

 
İç siyasetteki gündem maddelerine bir bakın… Mutlaka en temelde bir inşaat şantiyesiyle karşılaşacaksınız. Bir memleketin selametinin şantiyelere indirgenmesi karşısında ya kendinizi bu sistemin içine dâhil edip geminizi yürüteceksiniz ya da bir köşede biblo gibi oturup bekleyecekseniz…

 
Öyle bir sistem ki inşaata dayalı büyüme modeli durduğunda iktidar çatırdıyor… Hal böyle olunca iktidarın devam etmesi inşaata dayalı büyüme modeline bağlı kalıyor… Bunu baltalayan kim olursa olsun başına gelmeyen kalmıyor.
Bugünkü bütün politik krizleri bu açıdan değerlendirmeden geçmek mümkün değil…

 
Bu kadar basit mi bu mesele? Vallahi bu kadar basit…

 
KİLİDİ AÇMAK MÜMKÜN MÜ?

 

 
Muhalefetin son dönemde siyasetini üzerine inşa ettiği “beşli çete” söylemi tesadüf değildir. Ancak kilidi açmaya yetmiyor.

 
Çünkü iktidar, inşaata dayalı büyüme modeline bağlı olarak adaletsiz bir şekilde olsa da toplumun farklı kesimlerine pastayı dağıtmaya devam ediyor. Hâlâ güçlü bir beklentisi olan sermaye kesiminin olduğu gerçeğini de göz ardı edemeyiz.
Anketlerde kolay kolay yüzde 30-35’in altına inmeyen bir iktidarın olması biraz da bununla ilgili…

 
Toplumun büyük kesiminin ekonomik sıkıntılar içerisinde olmasına rağmen kilidin açılamaması da muhalefet stratejileriyle alakalı…

 
Zira iktidar blogundan şimdiye kadar kopacağı kadar oy koptu… Bundan fazlası kopmaz… Dostlar denilerek, arkadaşlar denilerek bu kitle bir şekilde konsolide edildi. Ancak bundan sonrasında bütün siyasi stratejileri halinden memnun, kopması mümkün gözükmeyen kitle üzerine inşa etmek bu kez kendi blogunda kafa karışıklığına neden olur, oluyor da…

 
Ne yapacaksın bundan sonrasında artık? Oy gelsin diye sarık giyip dergâh mı ziyaret edeceksin?

 
Edebilirsin tabii o da bir yoldur.

 
Fakat kendi blogunda üçüncü yol söylemleri yükselmeye başladı bile…

 
Bunu da dikkate almak lazım…

 

 

Salih Levent UĞURLU Twitter

 

 

 


Yazarın Son Yazıları:
‘Yanık’ iletişim teorisini ortaya atıyorum
Benim canım belediyem
Röpteşambırsız yazardan analizler