Reel politika tu kaka mıdır?

Reel politika tu kaka mıdır?
31 Temmuz 2021 18:59

Almanlarla girdiğimiz tarihsel münasebetin ve kamu diplomasisi etkileşiminin zihnimizde yarattığı belli başlı algılar olmuştur. Almanlar deyince ilk aklımıza gelenler otomotiv sektörü, tankı topu tüfeği, disiplinidir herhalde…

 

 

Salih Levent UĞURLU H&H YORUM

 

Fotoğraflar : Achilleas Zavallis/AFP

AFP- Reuters

 

Ancak ülke olarak asıl idrak etmemiz gereken özelliği nedir diye sorulacak olsa kuşkusuz reel politik bakış açısı derim…

 

 

Merkel’in sığınmacılarla ilgili açıklamalarını da böyle okumak gerekir.

 

 

Ne demişti şansölye?

 

 

”Türkiye sığınmacılarla ilgili olarak olağanüstü bir iş çıkarıyor. Bu anlaşmasının devam etmesi herkes için en iyisi…”

 

 

Hem de görevi bırakmasına iki ay kala, giderayak…

 

 

Almanların bu reel politik bakış açısı son dönemde krizlerle boğuşan Avrupa Birliği’nin dış ve güvenlik politikasını yönlendiren lider bir ülke olmalarına da neden olmuştur. Bu anlamda Almanya’nın politik tutumu AB’nin tutumudur desek teşbihte hata yapmış olmayız sanırım…

 

 

***

 

 

Karakteristik özelliğimizden midir nedir bilinmez… Bizde reel politik bakış açısının eksikliği krizleri daha da derinleştirmektedir.

 

 

Başından beri reel politikadan uzak Suriye politikasının yol açtığı olumsuzluklardan biri olan sığınmacı sorunu gün geçtikçe derinleşmekte ve hâlâ reel politikadan uzak bir bakış açısıyla meseleye yaklaşımımızı sürdürmekteyiz nedense…

 

 

10 yıl önce 83 milyon olan, “bugün yarın savaş bitecek” diye diye nüfusunun 93 milyona dayandığı bir ülkeden bahsediyoruz. Bu nüfusun 10 yıl sonra 103 milyon olmayacağının garantisini de kimse veremez… Zira Suriyeli sığınmacılar haricinde istikrarın olmadığı birçok ülkeden akın akın gelen sığınmacılar buna işaret ediyor… Merkel’in başını çektiği sığınmacı açıklamasının ardından diğer Avrupalı liderlerin peşi sıra yaptığı benzer açıklamalar da AB’nin sığınmacı sorununu tamamen Türkiye’nin omuzlarına yıkacağına dair önemli ipuçları veriyor…

 

 

***

 

 

Peki, bizdeki yaklaşımlar nasıl?

 

 

Bir tarafta reel politikayı hakaret olarak gören, fonlarla beslenen romantik sol… Diğer tarafta ümmetçi bir bakış açısıyla başından beri Suriye konusunda yaptığı hataları sürdüren romantik sağ…

 
Eğri oturup doğru konuşacaksak her iki kesimin kesiştiği nokta ise sığınmacı politikası ne hikmetse…

 

 

Şunu da ısrarla vurgulamak istiyorum.

 

 

Sığınmacı istemeyenleri ırkçılıkla suçlamak ne kadar reel politikadan uzak bir yaklaşımsa sığınmacıların plajlarda güneşlenmesine, suda deve güreşi oynamasına kafayı takmak da aynı derecede reel politikadan uzaktır. Zira kimin ırkçı olduğu, kimin suda deve güreşi yaptığı kimsenin umurunda değildir.

 

 

Problemler yumağı haline gelen dünyada armudun sapına, üzümün çöpüne bakmadan herkesin ortak yararına olacak şekilde en basit yoldan meseleleri çözmek en ideal yönetim felsefesidir. Bu bakış açısına sahip yöneticilerdir bir ülkeyi başarıya götüren… Ya da başarısızlığa…

 

 

Gel gelelim ne kadar eleştirilse de en reel politik yaklaşımı ortaya koyan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu olmuştur…

 

 

“Suriyeliler bizim akrabalarımız ama onlar doğdukları topraklarda mutlu olurlar. Dolayısıyla Suriyeli kardeşlerimizi huzur içinde kendi ülkelerine göndereceğiz. Allah’ın izniyle iktidar olduğumuzda Suriye konusunu, Suriye sorununu, Suriyelilerin sorununu da iki yıl içinde çözeceğim” demiştir.

 

 

Çünkü Suriye sorununu çözmeden Suriyeli sorununu çözmenin mümkün olmayacağına işaret etmiş ve bir ana muhalefet lideri olarak doğru olanı yapmıştır…

 

 

Burada tartışılması gereken belki de tek ifade “iktidar olduğumuzda” ifadesidir. Muhalefet gerçekten iktidar olacak mıdır? Bunu zaman gösterecek, halkın gerçek gündemine gerçekçi çözümler sunulursa zamanın akışını da muhalefet belirleyecektir.

 

 

***

 

 

Velhasıl kelam ne Suriyelilerin nargile içmesinden ne denizde gürültü yaparak deve güreşi oynamalarından rahatsızım. Benim rahatsız olmamam ya da başkasının rahatsız olması da sığınmacı konusunun akıbetini belirlemeyecektir zaten… Meselenin bu boyutu üzerinden sürdürülen tartışmalar ülkeyi hiçbir yere götürmeyeceği gibi suni tartışmalarla niyet okuyuculuğu yapmaktan öteye de taşımaz…

 

 

En azından siyasetçilerin toplumun gündelik tartışmalarından uzak kalmayı tercih ederek gerçekçi çözüm önerileri sunmaları gerekir…

 

 

Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları bu yüzden önemlidir.

 

 

Salih Levent UĞURLU Twitter

 

 

 


Yazarın Son Yazıları:
Globalleşirken ‘help’ dememek
Reel politika tu kaka mıdır?
Fon tartışmasından çıkarılacak dersler