Pravda’nın işaret ettiği misyon ve Türkiye

Pravda’nın işaret ettiği misyon ve Türkiye
12 Ekim 2012 20:03

Rusya kendisine dünyayı ABD hakimiyetinden koruma misyonu taşıdığını kendi içinde dile getiriyor.


Safile USUL H&H YORUM

Ki, Ortadoğu’da şu ana kadar olanları ve bundan sonra olanları görebilmek için Rusya’nın kendine biçtiği bu son pozisyonu anlamak lazım.
 
Bu durum Türkiye olarak bizim açımızdan da çok önemli.
 
Rusya Duma Meclisi’nin üyesi parlamenter Yevgeny Fyodorov’nun  Eylül sonunda Pravda’ya yaptığı bir açıklamayı buldum Pravda arşivinden.
 
Yevgeny Fyodorov Duma Meclisi’nde iktisadi politika komitesinde imiş ve katıldığı APEC toplantısından sonra (Asia-Pacific Economic Cooperation-Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği Teşkilatı) Pravda’ya şöyle bir açıklamada bulunmuş:
 
“APEC toplantısı gösterdi ki, ABD dünya ekonomi ve politikalarında mutlak bir güç kaybına uğramış vaziyette. Buna mukabil Rusya ve Çin gibi ülkelerin dünya üzerindeki etkisi artıyor.”
 
“APEC sıradan gözükmesine rağmen çok ilginç ve önemli bir olgu. Liderler bir araya geliyorlar ve önemli konuları tartışıyorlar ve görüyorsunuz ki tartışılan konular aslında bugünkü global senaryo ile ilgili.”
 
“Henüz bir ayrılma söz konusu değil, yani herkes hala ABD kuralları ile oynuyor ama ülkeler aynı zamanda artık kendi ekonomileri üzerinde bağımsız karar verme isteklerini gösteriyorlar. Ben oradayken Çin’den henüz gelmiş olan Bayan Hillary Clinton’ın Çin’in en tepe yöneticilerinin çoğunun kendisi ile buluşmak istememelerinden dolayı çok kızgın olduğunu gördüm. ABD bugünlerde refüze edilmeye başlandı. Dünya artık değişiyor.”
 
“Başkan Putin halen dünyanın stok para birimi olarak kabul edilen dolarla ilgili tutumunu açıkça ifade etti. Putin buna karşı  ülkelerin bir dizi bölgesel para birimi seçmesini öneriyor.”
 
“Tüm bu perspektiften bakıldığında, dünyanın en büyük ekonomileri yavaş yavaş ABD’den uzaklaşıyorlar. Dünya bugün kolonyalizme karşı ve bugünkü dünyanın kolonyalisti ABD. Bu sebeple de ben, APEC toplantısına katılanları dünyanın yakın gelecekteki ABD egemenliğinden kurtulma hareketinin üyeleri olarak görüyorum.
 
Yevgeny Fyodorov ile  bu açıklamaları yaptığı konuşmayı yapan ise, Pravda muhabiri Elizaveta Lavrentieva.
 
Makalenin başlığı, “Rusya’nın dünyayı ABD hakimiyetinden kurtaracak.”
 
Şimdi…
 
Bunlar Pravda’dan aktaracaklarım.
 
Bu makalede anlatılanların bizimle bağlantısını ise, şu şekilde görüyorum.
 
Baba Bush zamanında Körfez savaşı olduğunda ve daha sonra da oğul Bush zamanında Irak işgal edildiğinde Rusya kendi içindeki devasa sorunlarına boğulmuş vaziyetteydi.
 
Ancak Putin-Medyedev döneminde Rusya eskiye nazaran epey bir toparlandı ve şu anda ve de Türkiye’deki Hükümetin Suriye ekseninde Ortadoğu’da önemli dış müdahalelere talip olduğu dönemde Rusya Ortadoğu’ya çok önemli bir kazık çaktı.
 
Bu kazığın ismi, “Hayır, kafanızdaki doğrultuda ilerleyemezsiniz” kazığı.
 
Rusya bu kapsamda Suriye’yi devlet olarak tamamen koruması ve yönlendirmesi altına aldığı gibi, Kuzey Irak Kürtleri ile çelişkili ve hatta düşman olan Irak Merkezi yönetimini de kendi cephesine kattı.
 
İran ile yakın müttefik ilişkileri var ve Suriye konusunda adım adım koordineli gidiyorlar.
 
Şunu önemle kaydetmek lazım ki, bu durumdan dolayı bile sadece, ABD’nin Suriye’de Irak’da olduğu gibi davranması mümkün değil.
 
Keza Türkiye’deki Hükümetin de Suriye’ye herhangi bir askeri müdahalede bulunması mümkün değil.
 
Bunu neredeyse % 100’lük bir kesinlikle ifade ediyorum.
 
Böyle birşey mümkün değil ve olmayacak.
 
Sadece belirli gerginlikler tırmandırılabilir ve dişler gıcırdatılabilir ama bunun  ötesi ve sonrası yok.
 
Şimdi, bir de…
 
Ben siyasal değerler bakımından İran’dan zerre kadar haz etmediğim gibi Rusya da hukuk devleti bakımından daha 40 fırın ekmek yemesi gereken bir ülke.
 
Ve, ilk fırsatta ve mümkün olursa AB rayına atlamalı ve o yoldan devam etmeliyiz, ki, biz 1999 dönemecinde işte bu yola girmiştik ve çok iyi yapmıştık.
 
Sonra başımıza bu Hükümet gelince arabamız takla attı. Şarampole düşmedi (en azından henüz) ama fena bir takla attı.
 
Bu fırsatı, yani AB yolu fırsatını hala ve hep kollamalıyız.
 
Sadece ama, Rusya’nın Ortadoğu’ya çaktığı kazık bir yönüyle bizi de koruyor.
 
Çünkü o kazık olmasa bazıları takla ata ata ve attıra attıra bu çayıra destursuz dalarlar.
 
Sizi gidi Türkiye’ye belalar, sizi…


Yazarın Son Yazıları:
İran’da buluşmasalardı daha iyi olurdu
Bir dahaki Cumhuriyet Hükümeti’ne bir rica
İmamoğlu, sistem kurdum, diyor