O belgeye çok iltifat ettim

O belgeye çok iltifat ettim
24 Mayıs 2013 21:00

Dün gece Redhack tarafından sızdırılan belgeleri tekrar tekrar okudum, dün geceyi bu belgeleri iyice anlamaya vakfettim hatta.

İçişleri Bakanlığı telaşlı açıklamalar yaptı, Erdoğan, “o belgelere iltifat etmeyin” dedi vs.

Ama, ben o belgelere çok önem verdim.

Çünkü biz kamuoyu olarak TSK’nın Suriye çıkışlı olaylara nasıl baktığına dair hiçbir bilgiye sahip değiliz.

Ve, işte bu, Redhack tarafından yayınlanan belgeler bize ilk kez Jandarma Genel Komutanlığı’nın otantik iç yazışmaları ve askerin bu olaya hangi açılardan baktığı hakkında bilgi verdi.

Kısıtlı da olsa oldukça önemli bilgiler bunlar.

Şimdi, tek tek gidelim.

1-İçişleri Bakanı Güler bu belgelerin doğru olduğunu yaptığı, “Sızdıran Jandarma’da görevli bir asker” açıklaması ile teyit etti.

2-İçişleri Bakanlığı yaptığı açıklama ile, belgelerdeki Jandarma yazışmalarında yer alan ve El-Nusra gibi radikal örgütlerin ABD ve Türkiye’nin Esad’a müdahale etmesini sağlamak için Türkiye’ye karşı terör eylemi planladığının kamuoyunun bilgisine yayılmasından çok rahatsız olduğunu belli etti.

3-Denebilir ki, bu sızdırma yasal değil, evet değil ama birçok sızdırma ile ortalığın talan edilmesini yıllarca zevkle izleyen yürütme dikkate elındığında ve de ortamda gizli işler yürütme durumu olduğu için, biz olaya belgenin içeriği açısından bakma hakkına moral olarak sahibiz.

Şimdi belgenin içeriğine gelelim…

Bu belge Jandarma istihbarat görevlileri tarafından yazılmış.

Jandarma eskiden beri Türkiye’de kırsal alan ve terör olayları konusunda en eski geleneğe ve tecrübeye sahip olan kurum. Bir dönem (90’lı yılların başı) bu özelliği devletin hukuk dışına çıkması şeklinde kullanılmış olsa dahi, şu gerçek baki ki, Jandarma Genel Komutanlığı Türkiye’de sınır güvenliği ve terör istihbaratı bakımından halen en yetkin kurum. Dolayısıyla bu belgeler bu açıdan da önemli.

Jandarma’nın Redhack tarafından sızdırılan belgelerinde, Reyhanlı saldırısının Esad karşıtı El-Nusra tarafından yapılmış olduğuna dair spesifik bir bilgi yok.

Belge Reyhanlı saldırısından sonra 17 Mayıs günü yazılmış ve şöyle bir bilgi var..

“İçinde bomba yapımında kullanılan malzeme taşıyan Şanlıurfa plakalı bir araç içindeki malzemeyi Suriye’deki El-Kaida yanlısı gruplara taşıyacak.”

Jandarma’nın, yine, 17 Mayıs’ta kaleme aldığı bir yazıda şu bilgi var…

“Saab, Lancer ve Kia markalı 3 araç bomba ile donatılarak hazırlandı. Bu araçlar Suriye güvenlik güçleri tarafından (yani, Esad güçleri tarafından) aranıyor. Söz konusu araçlar Suriye’ye yönelik bir eylemde kullanılacak. Bu araçlar 25 Nisan 2013 tarihinde alındı. 23 Nisan’da alınan bir başka araç da dahil olmak üzere, tüm araçların içine El-Nusra örgütü mensupları tarafından bomba düzeneği yerleştirildi. Bu araçların ülkemize yönelik bir saldırıda kullanılabileceği istihbaratı daha önce yapılmıştı. Son gelişmlere ışığında olayın ülkemize yönelebileceğini tespit edip, durumu ilgili birim olan Kahramanmaraş İl Jandarma Komutanlığı’na bildirdik.”

Şimdi, bu sızdırılan belgeler herşeyi anlamak için yeterli değil, ki, bunlar zaten binlerce istihbarat yazısının bir-ikisi sadece.

Mesela belgelerde yazılanlarda Reyhanlı saldırısı hakkında doğrudan bir bilgi yok.

Ama Jandarma’nın Reyhanlı olayı ile aynı zaman dilimi içersinde Türkiye’ye yönelik olarak planlanan El-Nusra terör eylemleri üzerine yoğunlaştığı görülüyor.

Reyhanlı olayını Esad yakınları yapmış olsa dahi, Jandarma Komutanlığı’nın, Esad muhalifi radikallerin ABD ve Türkiye’yi Esad’a karşı sıcak savaşa zorlamak için Türkiye’de bomba patlatma ve terör yapma planlarına çok dikkat ettiği ve belki de ana istihbari çalışma alanının bu olduğu görülüyor.

Sanıyorum Jandarma şu anda Hükümet’ten farklı olarak Esad muhaliflerinden gelecek tehlikelere daha çok konsantre.

Ki, bu belgelerdeki bir yazışmada yer alan, “Suriye Güvenlik güçleri El-Nusra tarafından bomba ile donatılan araçları arıyor” ifadesi de, Jandarma’nın ve dolayısıyla da TSK’nın bu olaya Suriye’yi yıkma olarak bakmadığını, Esad muhaliflerinin Türk sınır ve bölge güvenliğini nasıl tehdit ettiği hususuna asıl önemi verdiğini düşündürüyor.

not: belgelerdeki yazışmaları cümle ve cümle ve sade, kolay anlaşılır hale getirerek yazdım ama içeriklerini aynen aktardım.


Yazarın Son Yazıları:
Bakın şu anlam bozukluğuna
Şunu bilmeliyiz ki…..
Yavaş’ı ittifaktan koparmak istiyorlar