Madrid Zirvesini burdan okuyun!

Madrid Zirvesini burdan okuyun!
29 Haziran 2022 13:50

Bu tabii uzun yılların tecrübesi meselesi ama yabancı basında da kim, hangi gazete, hangi ülke, hangi konuyu nasıl yazar, yazdığı ne kadar doğrudur, ne kadar, hangi aptal İngiliz yazmıştır vs. şeklinde epey bir biliyorum bu olayı.

 

 

 

Safile USUL H&H YORUM

 

 

 

O nedenle de bu sabah sizin için bir makaleyi seçme iznini verdim kendime.

 

 

Dün Madrid’de neler oldu konusunda dünya basınında en isabetli yazıyı bugün bence Frankfurter Allgemeine Zeitung’dan Thomas Gutschker yazmış.

 

 

Ki, dün bizzat Madrid’de takip etmiş Erdoğan, İsveç ve Fin başbakanların zirvesini.

 

 

Size orijinal metinden pasajları kopyalayıp, altlarına kısa özetlerini yazacağım müsaadenizle….

 

 

“Dreieinhalb Stunden lang saßen der türkische Präsident Recep Tayyip Erdogan, der finnische Präsident Sauli Niinistö und die schwedische Ministerpräsidentin Magdalena Andersson am Dienstag zusammen in einem schmucklosen Raum auf dem Messegelände von Madrid. Mit dabei waren ihre Außenminister. NATO-Generalsekretär Jens Stoltenberg gab den Vermittler. Er hatte die Anführer eingeladen, um den gordischen Knoten zu durchschlagen, der die Allianz seit Mitte Mai belastete: das türkische Veto gegen die Aufnahme Schwedens und Finnlands in die Allianz. So gut wie nichts drang während der Sitzung nach draußen. NATO-Beamte taten ihr Bestes, um die Erwartungen niedrig zu halten. Dann aber, um kurz nach acht, wurden die wartenden Journalisten in Pressesaal Nummer 14 beordert.”

 

 

Türkiye’nin Başkanı Erdoğan, Finlandiya Başkanı Sauli Niinistö ve İsveç Başbakanı Magdalena Andersson Salı günü Madrid Fuar alanında sade ve süslenmemiş bir odada 3.5 saat oturdular. Toplantı boyunca dışarıya en küçük bir bilgi sızıdırılmadı. Nato bürokratları gazetecilerin beklentilerini minimumda tuttu. Ama sonra gazeteciler 14 numaralı salona çağırıldılar.

 

 

“Was folgte, hätte aus einem Theaterstück von Samuel Beckett stammen können, dem großen Mann des absurden Theaters. In dem Saal stand ein Tisch mit drei Stühlen, dahinter die Fahnen der drei Länder. Damit war klar, dass es eine Einigung gab. Doch als die Verhandler eine Viertelstunde später den Raum betraten, sagte keiner von ihnen auch nur ein Wort. Die Außenminister nahmen am Tisch Platz, dahinter die Staats- und Regierungschefs. Den Ministern wurden Dokumentenmappen gereicht, sie unterschrieben etwas. „Ich denke, wir können uns jetzt die Hände schütteln“, zischte Stoltenberg aus dem Hintergrund, als das vorüber war. Ein paar Leute im Saal klatschten, vor allem türkische Journalisten. Dann verließen die Verhandler den Raum wieder, so wortlos, wie sie gekommen waren.”

 

 

Bundan sonra olanlar ise, absürd tiyatronun babası Samuel Beckett’in bir tiyatro parçası gibiydi. Salonda bir masa, üç sandalye vardı. Masanın arkasında da 3 ülkenin bayrakları. Bir anlaşma sağlanmıştı, burası belliydi. Ancak 15 dakika sonra müzakereciler (Erdoğan, İsveç ve Fin başbakanlar) salona girdiğinde hiç kimse tek kelime etmedi. Masaya dışişleri bakanları oturdu. Arkalarında ayakta ise, Erdoğan ve İsveç ve Finlandiya başbakanları. Üc dışişleir bakanı kendilerine verilen dosyaları aldı ve bir şey imzaladılar. Kimse tıkalaşmadı. Nato Genel Sektereri Stoltenberg, “Sanırım tokalaşabilirsiniz” diye arkadan fısıldayınca, tokalaştılar. Salonda Türk gazetecilerden başka kimse alkışlamadı. İmzalardan sonra da açıklamayı Stolltenberg yaptı.

 

 

Şimdi, tercüme olarak aktaracaklarım bunlar.

 

 

Şu hususu da aktarırsam olay gayet iyi anlaşılır olur.

 

 

İsveç Başbakanı daha sonra yabancı gazetecilere açıklama yaparken şöyle dedi….

 

 

“Biz iadeler konusunda kendi iç hukukumuzu uygularız. İsveç yasaları ve uluslararası hukuk ne diyorsa onu yaparız.”

 

 

Yazımın özeti ise, şu…

 

 

E, şimdi ne oldu.

 

 

Ortada aslında bir anlaşma yok.

 

 

Kaç gündür bu kadar sorunun arasında bizi neyle uğraştırdınız siz?

 

Safile USUL Twitter

 

 

 


Yazarın Son Yazıları:
Cenazede bir rahat verin
Çok sert bir devlet refleksi
İbre İmamoğlu’ndan yana