Kurban Bayramı ve değişim

Kurban Bayramı ve değişim
24 Ekim 2012 20:21

Kafamın arka planında Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e kızgınlık var ama yazının başlığını atmıştım ve Ergin çıkmayacak başlığa.


Safile USUL H&H YORUM

Cezaevinde 635 mahkum 43 gündür açlık grevinde ama Sadullah Ergin Show yapmak için kamera karşısına ne zaman geçiyor?
 
Basın yoluyla olay duyulduktan ve 43 gün sonra.
 
Sadece bu da değil…
 
Açlık grevi yapan 635 kişi kim? KCK davasından tutuklu.
 
Bu kadar kitlesel tutuklama neden oldu?
 
Hükümet önce umutlandırdı PKK’yı, ardından gerçeklere toslayıp geri adım atmak zorunda kalınca bu sefer de öyle bir KCK davası yaptı ki, kim varsa içeri attı.
 
Adamların normali yok, ya uçup, çarpıyorlar veya herkesi içeri tıkıyorlar.
 
Şimdi bu olay dünyada da yankı bulacak ve daha da çözümsüz hale gelecek.
 
Ben şimdi Kurban Bayramından devam edeyim.
 
2012 Kurban Bayramında gözüme özellik olarak çarpanlar şunlar…
 
2012 Kurban Bayramına dair en ilginç ve temsili haber, bir hayvan üreticisi yetkilisinin yaptığı uyarı oldu.
 
Adını hatırlamıyorum ama adam dedi ki…
 
“Dikkat edin, kurban bağışlarınızı fakire diye toplayıp, zengin et tüccarlarına satıyorlar.”
 
Evet, bu haber en mantıklı 2012 Kurban Bayram haberi.
 
Şöyle ki…
 
Bu kurbanda hemen kimse pek et dağıtmayacak.
 
Çünkü kurbanda aldığınız koç, koyun vs’nin brüt kilosu o kadar pahalı ki…
 
Kurban eti  fakir yesin olayı değil, zengin tüccar ucuza alsın, orta sınıf ve üst orta sınıfa satsın olayı artık.
 
O kadar pahalı yani.
 
Brüt koyun eti 30 TL civarında. Neti bunun en az 45’dir.
 
Bunu kim dağıtır ya? Kimse.
 
Veya çok az sayıda insan yapar bunu.
 
Yani, kurban eti Türkiye’de, fakiri değil, et satan tüccarı doyuracak bir pazar haline geldi.
 
Muhafazakar kelimesinin dünyadaki en yanlış kullanımının teveccühüne mazhar olmuş Adalet ve Kalkınma Partisi’nin boynuna kurban gerçeği gazoz kapağı olsun.
 
2012 Kurban Bayramında gözüme çarpan 2. özellik ise, şu…
 
Türkiye’de artık muhafazakar denilen halk kesimleri de kurban kesme olayına soğuklaşıyor.
 
Bir neden aşırı pahalılıksa, asıl neden kanımca bir müddet sürekli kurban kesen ailelerin kurban kesmenin fiziki külfeti (nerde kestirip, ne kadar bekleyip, nasıl paketleyip, evde nasıl parçalara bölüp, ortalığı temizleyip, misafire nasıl pişireceği külfeti) nedeniyle zaman içerisinde kurban kesmeden soğuması ve kurban kesme yerine para ile bağışta bulunmaya yönelmiş olması. (hem de koç  kesme 900 TL, kurban bağışı 400’e var)
 
Bir de yine muhafazakar kesimlerde de gelişen ve aileye de sirayet eden bir hümanizma gelişimi var. (hayvanizma da denebilir belki)
 
Çocukların bir kısmı hep ağır etkilenir kurban kesiminden ve  bu fenomen şu anda Türkiye’deki muhafazakar ailelerde de vuku buluyor.
 
Benim iki gözlemim bunlar.
 
Ben kurban eti yiyecek miyim?
 
Evet. Ama vahşilik duygusundan uzak kalmaya çalışarak.
 
Beynimi,” annemin pişirdiği kurban eti” moduna sokarak.
 
Mümkünse iyi bayramlar, bayramdan sonra görüşmek üzere.


Yazarın Son Yazıları:
İran’da buluşmasalardı daha iyi olurdu
Bir dahaki Cumhuriyet Hükümeti’ne bir rica
İmamoğlu, sistem kurdum, diyor