Kendini bilmezlere, Türk töremizden cevap

Kendini bilmezlere, Türk töremizden cevap
2 Şubat 2021 21:50

Değerli okuyucularım, Cenab-ı Allah, COVİD-19 Pandemi salgınından, bir an önce cümle insanlık alemini kurtarsın. Bir daha böyle salgınlarla karşılaştırmasın. Amin

 

 

Numan ALADAĞ H&H YORUM

 

 

Sizinle tüm Milli duyguları ve güzellikleri paylaşmak isteğiyle doluyuz, hem de dopdolu…

 

Mehmetçiğe saygısızlık ve zalim Fransa’ya raf bedeli uğruna açıkça destek veren ve Türkiye genelinde 2200 civarında mağaza zinciri olan mağaza yetkilileri, önce Türkler kimdir diye Türk tarihini incelesinler, sonra Kahraman Türk Mehmetçiğine, Kurban kesen tasarruf sahibine Kurban derisini ve kellesini bağışlayamayız desinler.

 

Türklerin ekonomisi, Fransa sermayesine raf bedeli uğruna destek veren mağaza zincirine bağlı değildir.

 

Türklerin savaşlarının ve iktisatlarının raf bedeli şartı ile yağma ekonomisine dayandığı şeklindeki düşünce ve hayallerin bir yanılgı olduğunu ortaya koymaktadır.

 

Fransa’nın yaptıkları zulüm ve iftiraları görmemezlikten gelip, Fransa sermayesinin Türkiye de SU ve SÜT ürünlerindeki faaliyetlerine destek vererek, Türkiye genelinde yaklaşık 2200 mağazası olan mağazalarının raflarında yer vererek aynı zihniyette olduğu açıkça ortadadır. Eğer ki, Fransa ile aynı zihniyette değilse; o zaman, zalim Fransa sermayesini boykot eder ve yerel üreticilerin ürünlerini raflarına koyar.

 

Tarih bir hikaye değil, bir ibretler ilmidir…

 

İnsan, yaratılanların en şereflisi olup, hiçbir değerin kendisiyle ifade edilmeyeceği bir yüceliktir…

 

Bütün insanlar, insan olmanın gerektirdiği bir sorumluluk altındadır. Türk Milleti, Kahraman Türk Mehmetçiğine saygısızlığı affetmez.

 

Türk Töresi; ilk önce mensubu olduğu Türk Milleti’ni sevmek ve Türk Milletinin kuvvetine, büyüklüğüne inanmak demektir. Türk Milletinin büyüklüğü; Australia-Silver-Brokin Hil savaşında, iki Kahraman Türk’ün zaferi en sağlam belge olduğunu bilinmesi gerekir. Ayrıca 15 Temmuz olaylarının da, Türk Milletinin, ruh ve iman kuvvetinin kanıtıdır.

 

Türk töresi; “Türk hukuku”, “Türk nizamı” demektir. Türk töresi’nde her Türk’ün toplum içindeki yeri, sırası ve görevleri belirli kaidelerle tespit edilmiştir.

 

Türk Milletinin teşkilatlanması, Türk devletlerinin ve Ordularının teşkilatlanması hep bu töre esaslarına göre olmuştur. Tarihte karşılaştığımız o büyük Türk medeniyeti, Türk Töresi’nden, ruhunda taşıdığı iman kuvvetinden, Türk zekasından ve Türk kabiliyetinden doğmuştur.

 

Türk Töresi; Milli bir görev duygusu demektir. Türk Töresi, devlet hizmetinde, insanların münasebetlerinde millete hizmeti ve insanlara saygıyı esas alır. Türk Töresi, büyüğe saygı küçüğe şefkat ve sevgi demektir.

 

Türk Milleti; ağırbaşlı, ciddi çalışkan, üreten, çok konuşmayan gerektiği zaman az-öz konuşan, soğukkanlı olan, birden öfkelenmeyen, cesur, Allah’a, Kur’an-ı Kerim’e inanarak ahlaklı, azimli, sözüne ve görevine sadıktır.

 

Türk sosyal hayatını düzenleyen mecburi normlar bütündür. Bu bütün, yani kanunlar, millidir. Türklerde töre kanun manasına gelmekle birlikte, onunla sınırlı değildir. Çünkü yazılmış kanunlarla, yazılmamış teamüller de törenin içindedir. Hatta, hukuki töreden başka dini ve ahlaki töreler de vardır. Dolayısıyla, Türk Töresi, Türklere atalarından kalan bütün kaidelerin toplamı demektir.

 

Töre, ahlaki, sosyal, siyasi birçok prensip koymuş, müeseseler kurmuş, insanlığa kendi hakikatlerini bildirmek ve onları sakinlikle refah içinde yaşatmak maksadıyla devlet gibi insanlığa en büyük faydayı getiren yüksek bir merkez müesese vücuda getirmiştir.

 

Töre, devleti de, insanı da kültürel kodlara dayalı, evrensel hakikate götürmek sürecinde ana eksendir. Milli değerlere yönelik her tür saygısızlığa, edep dairesinde ve anında anlayacağı lisan ile cevap vermek, Törenin olmazsa olmazı olup, Mehmetçiğe saygı, milli ve dini değerlere hassasiyet, bu değerlerin odağında yer alır.

 

Zalim Fransa’nın, kanıtlanmış faaliyetleri: 2020-2021 eğitim döneminde tarih kitaplarında, Kürt devleti kurulmalıdır diye Türkiye Cumhuriyeti Devletini suçluyor. Ayrıca üç ay önce de, İslam dünyasının Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v.)’e hakaret etmesi ve tarihin de onaylamadığı sözde soykırım diye bahane edip, Türk milletine iftira atarak zulmüm ediyor.

 

Türkiye genelinde yaklaşık 2200 mağaza zinciri olan ve bu mağaza zincirleri aynı zamanda domuz eti ürünlerini de satarak, Zalim Fransa’nın, bu yaptıklarını umursamayıp, Fransa sermayesini boykot etmeyerek, vatansever-Türk milliyetçileri tarafından üretilen %100 yerli sermayeyi tercih etmiyor. Fransa sermayesi raf bedelini yükselterek, yerli-Milli sermayenin bu mağazalar zincirinde satışını engellemektedir.

 

Raf bedeli şartı ne demektir? Raf bedeli şartı, anarşik-ekonomik terör oluşturmak demektir. Ayrıca raf bedeli demek, iktisadi demokrasinin mevcudiyetinin olmadığını da belgeliyor. Yerli-milli sermayenin raf bedeli şartını vermek için, eleman işten çıkarması ile işsizliğe sebep olmak, trafik kazalarına ve hava kirliliğine sebep olmak ve Türk Milletinin, daha çok kimyasal ilaç kullanmasına yol açmaktır. Türk sanayicisi ve çiftçisinden aldığı raf bedeli ile sözde indirim diye, açıkça haksız rekabet etmek demektir.

 

Domuz eti satan bu mağazalar zinciri, Kurban kesen tasarruf sahibi diyor ki, Kurban derisini Kahraman Türk Mehmetçik vakfına verin, müşteri temsilcisi bayan T..a diyor ki: “Mehmetçik vakfına Kurban derilerini bağış yapamayız.” bu cevap mağaza zincirinin, Kahraman Türk Mehmetçiğine saygı ve sevginin olmadığını kanıta dayalı açıkça ve net olarak belirtiyor. Kurban kellesinin de, Kurban kesilen merkezde ki, askeri birliğe verilmesini de açıkça red ediyorlar.

 

ÖNERİ: Bu mağaza zincirinin, Kahraman Türk Mehmetçiğine saygı ve sevgisi var ise o zaman, 2021 Kurban Bayramında, Kurban derilerini Mehmetçik vakfına, kelleleri de, yerel askeri birliklere verilmesini öneriyorum.

 

Bu mağaza zincirinin, stratejik önem taşıyan, Kahraman Türk Mehmetçiğine karşı saygı-sevgisi yok ise bağış yapmayacaktır. Bağış yapmadığı zaman, TBMM de, vatansever Milletvekilleri tarafından, TBMM kürsüsünde konuyu gündeme getirmelidirler ki, yazılı, görsel ve sosyal medya da, mağazanın markası deşifre olsun ki, o mağazanın veliniymeti olan Türk Milleti, o mağazayı tanımış olup boykot etmelidir ki, o mağaza-mağazalar, yaptıklarının karşılığını alsınlar.

 

Tarihte Türk adı yok iken, Efsanedeki Oğuz Kağan’ın tarihteki karşılığı olduğu ifade edilen, Mete Han’ın HUN DEVLETİNİN yaptığı fetihler sonrası, en geniş sınırlara ulaştığında Çin İmparatoruna yazdığı mektupta “…Eli yay tutabilen bütün kavimler HUN oldu” demesiyle, ilan ettiği üzere; dünya medeniyet tarihinde, vatandaşlık bağıyla millet olma gerçeğini ilk ifade eden Mete Handan bugüne, devam eden Millet olma gerçeğindeki kültürel kodlarımızla, “TÜRK” olmak (Töre ekseninde) kültür temelinde, vatandaşlık temelinde millet olmak demektir. Kültür temelinde millet olmak, dünden gelen töremizin ana ekseni olup, yarına taşıyacağımız en önemli değerimiz olduğu unutulmamalıdır.

 

Cenab-ı Allah, cümle Türk İslam Dünyasını emrettiği şekilde yaşamayı nasip eden kullarının arasına katsın. Amin.

 

Cümle vatan şehitlerini, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmetle, Gazileri minnetle anar. Hasta ve yaralılara acil şifalar diliyoruz.

 

 


Yazarın Son Yazıları:
Öğretmen üretimin rehberidir
Tatlı patatesle tanışın
Bu 10 Kasım, onu anlamaya çalışalım!