Hatay’da rezerv alan çıkmazı!

Hatay’da rezerv alan çıkmazı!
10 Haziran 2024 08:50

Hatay’da rezerv alan uygulamaları yurttaş için zulüm haline geldi. İktidarın mülklerine adeta çöktüğünü söyleyen depremzedeler “Sözünü verdiğiniz kalıcı konutları ivedilikle ve ‘bedelsiz’ istiyoruz” diyor.

 

Fotoğraf: AFP

 

Maraş merkezli depremlerin üzerinden 16 ay geçmesine karşın depremzedelerin yaşadığı sorunların çoğu hâlâ çözülmedi. Birgün’den İlayda Kaya’nın haberine göre depremden etkilenen 11 kentteki enkazların tamamının kaldırılmaması bir yana AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın verdiği 650 bin konut sözü bile yerine getirilmedi. Üstelik kentlerde rezerv alan sorunu da giderek artıyor. Rezerv alan nedeniyle evlerin akıbetinden endişe eden depremzedeler, şu talepte bulunuyor: “Rezerv alan içindeki az hasarlı binalarımızın yıkılmasını ve güçlendirilmesi yapılan orta hasarlı binalarımızın yıkılmasını kabul etmiyoruz. Kentin yeniden inşa sürecinin halkla birlikte yürütülmesini istiyoruz.”

Depremden en çok etkilenen kentlerin başında gelen Hatay’daki depremzedeler, ‘rezerv alan’ uygulaması nedeniyle evlerinin akıbeti için endişeli. Çekmece’den Ürgenpaşa’ya, Gazi’den Gültepe’ye, Odabaşı’ndan Akevler’e, Saraykent’ten Akasya’ya, Samandağ’dan Kırıkhan’a her mahalleden rezerve karşı sokaklara dökülen yurttaşlar, soruna çözüm bulmak bir yana muhatap dahi bulamıyor. Düzenlemeye göre, rezerv alan sınırları içinde kalan yapıların yıkılıp yerlerine yenilerinin yapılmasında mülk sahiplerinin rızası aranmıyor ancak oluşacak inşa maliyetini üstlenmeleri isteniyor. Konuya ilişkin geçen günlerde eylem yaptıklarında polisler tarafından gözaltına alındıklarını anımsatan yurttaşlar, belirsizlik içinde yürütülen sürece tepki gösteriyor.

 

 

SORU İŞARETLERİ DOLU

 

 

Depremzede Çiğdem Aslan, Çekmece Mahallesi’ndeki evinin az hasar aldığını anlatıyor. Az hasarlı evini güçlendirdikten sonra yaşamaya devam ettiğini söyleyen Aslan, mülkünü rezerv alan kapsamında kaybetmek istemediğini belirtiyor. Aslan, yaşadığı süreci şöyle anlatıyor:

“Çevre ve Şehircilik Bakanı’nın ‘az ve orta hasarlı binalar güçlendirilsin’ açıklamasının ardından ‘evlerinize dönün’ dendi. Tadilatımızı yaptık, evimize döndük. Bu süreçte yardım da görmedik. Şimdi bir rezerv alan mevzusu yaşanıyor. Rezerv alan tespit edilirken tapu sahiplerine haber dahi verilmedi. Bizleri muhatap alan bir bakan, müdür dahi yok. Bize söz hakkı vermeden bizim alanlarımıza el koyuyorlar. Yıllarca kazanıp emek verdiğim tapuda nasıl söz hakkım olmaz? Bu süreçte en çok halkı birbirine düşürüyorlar.

Rezerv alana ‘Evet’ diyen de var ‘Hayır’ diyen de var. Biz demografik yapının bozulmamasını istiyoruz. 16 aydır 21 metrekare alana sığan yaşamlar var. İnsan gibi yaşamıyoruz. Amaçları muhtaç edilmiş bir toplum yaratmaktı ve Hatay halkı gerçekten muhtaç halde. Hükümet kanadı iyi bir şey yapılacaksa buraya davulla zurnayla geliyor ama şu an rezerv alan meselesi sessiz sedasız yürütülüyor. Yıllarca emek verdiğimiz tapularımızı bilinmezliğe teslim etmeyeceğiz. Devlet bu mülkleri alırken bize destek olmadı. Burası bizim. Biz soru işaretlerle, açıklarla dolu rezerv alanı istemiyoruz.”

Saraykent’te yaşayan bir yurttaş da Rezerv Alan Yasası’nın hukuki temellere dayanmadığını söylüyor. Süreçle ilgili kaygılı olduklarını söyleyen yurttaş “Biz yerimizden olmak istemiyoruz. Biz ‘Bina yapmayın’ demiyoruz. Rezerv alanı yurttaşlara yanlış anlatıyorlar. Biz bina yapılmasına karşı değiliz, biz ödeyemeyeceğimiz borçlar altına sokulma ihtimalimize karşıyız. Bu belirsizliği ortadan kaldırın” diyor.