Harran Ovası’nı düşündüren gerçekler

Harran Ovası’nı düşündüren gerçekler
3 Nisan 2013 10:35

1- Hadis-i Şerif: Bilim hem süs, hem de düşmanlarımıza karşı bir silahtır. (Hz. Muhammed)

 


 


Numan ALADAĞ H&H YORUM



2- Hadis-i Şerif: Borçtan sakının. Çünkü o gece keder, gündüz alçaklıktır. (Hz. Muhammed)


3- Hadis-i Şerif: İki yüzlülük alameti üçtür: İki yüzlü adam, söz söyledi mi yalan söyler, va’dedince va’dinde durmaz, kendisine emniyet edilirse hainlikte bulunur, emanete hıyanet eder. (Hz. Muhammed)
 


 


‘ALLAH’ım, günlük ekmeğimizi bizden esirgeme.” Asırlardan beri insanoğlu bu duayı ağzından eksik etmemiştir. İnsanlık tarihinde, dakika geçmemiştir ki, her hangi bir köşede, insanlar ölmesinler.


 


Defalarca yazıp, Yüce Türk İslam alemini, 21. asrın ilk yarısı protein (Temel gıda hammaddesi) devri olacaktır diye uyardık. Sanayi ötesi toplum ülkelerinin perde arkası verdikleri kavga da budur. Bugün durum daha da tehlikelidir. Yapılan gözlemlere göre, Dünya nüfusu yetmiş yılda bir, iki kat artmaktadır. Bu artış, modern kimyayı bir an önce ”Mucizevi ilaçların” üretimini arttırmaya teşvik ediyor. Yüce Türk İslam alemi olarak, ne yapmalıyız? İnsanlığı besleyecek temel gıdayı nereden temin etmeliyiz?


 


 



 


Oysa Harran Ovası, temel gıda temini için bulunmaz bir velinimettir. Modern tarım deyince, ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından ilk önce Türk çiftçisi eğitilmelidir ki, modern tarıma önem verdiğimizden bahsedebilelim.


 


Doğa insana karşı, başka eserlerine davrandığından farklı davranmıyor. İnsan henüz özgür zeka olarak hareket edemezken, doğa onun için hareket ediyor. Gerçeğine bakacak olursak, insanı insan yapan salt doğadır. Ona  ne yaparsa yapsın insanın orada heykel gibi kalmaması lazımdır. Doğanın o alanda başlattığı adımları, akıl sayesinde geriye atması, zorunlu eseri, kendi özgür seçiminin eseri haline getirmesi ve fiziksel zorunluluğu aşmak kabiliyetine sahip olmasıdır. O zaman Yüce Türk İslam alemi ve Harran Ovası halkı olarak, yapılacak ilk iş, fiziksel karakterden keyfiliği ve ahlaki karakterden özgürlüğü ayırmaktır.


 


İnsan bedensel uykusundan uyanarak kendine gelir, insan olduğunu anlar, çevresine bakar ve kendini bir devlet toplumu içinde bulur.


 


Demek oluyor ki Yüce Türk İslam alemi, fiziksel toplumun zamanı içinde bir an bile bitmemelidir: Ahlak toplumu düşüncede oluşurken, insan onuru uğruna insani varlığını tehlikeye sokma hakkına sahip değildir.


Büyük Türk Milleti olarak Türk İslam kültürünü


devam ettirebilmemiz için; ALLAH, Kur’an, Peygamber, Hadis-i Şerif ve Ay yıldızlı Şanlı Türk bayrağına sadakatla bağlılığımızı, iç ve dış ihanet şebekeleri’nin bilmesi gerekir ki, Türk İslam kültürünün devamı, ALLAH’ın izniyle, ruhunda Vatan sevgisi olanlar tarafından nesilden nesile devam ettireceğiz.


 


Yüce Türk Milleti’nin ruhundaki misafirperverlik, dünya kamuoyu tarafından da onaylanmıştır. Suriyeli mültecileri Türk İslam kültürüne göre misafir ettik. Ne yazık ki mülteciler Büyük Türk Milleti’nin misafirperverliğini Şanlıurfa’mızdaki faaliyetleri  fırsat bilip ayak altına almıştır. Suriyelilere yapılan her türlü yardımın aynısını ne yazık ki Şanlıurfa’mızdaki fakirlere yapmadık. Paylaşmak ALLAH’ın emridir.


 


Suriye’deki iç çatışmalar, Harran Ovası’nda Türk tarımının modernleşmesine büyük zararlar vermiştir.


 



 


Üzülerek ifade edeyim ki, Harran Ovası halkı tarımın modernleşmesi ile ilgilenmeyip lüzumsuz işlerle kıymetli zamanını harcıyor. Harran Ovası’nı ziyaret eden tanıdıklar tarafından ağır eleştiriler alıyorum. Nedir bu eleştiriler? İnsanlar modern tarım yapma yerine ilkel metotlarla tarım yapmayı bir marifet olarak telakki ediyor. Harran Ovası halkına düşen en hayati görev ; İçinde ALLAH korkusu olan ,koltuğunun altında gelişmeye önem veren projeler olan insanları iş başına getirmektir.


 


Müslüman, müslüman kardeşi için dertlenen, onun için üzülüp onun için çaba sarf edendir. Maddi menfaat politikasını uygulayıp bencil, anlık düşünce ve tembelliğe bürünen insanlar, her türlü yasadışı emr-i vakilere, emredersin der ve hem ülkenin bütünlüğünü hem de ailesinin geleceğini felakete sürükler. Harran Ovası’nda ALLAH’ın


haram kıldığı işlere bulaşanlara, Cenab-ı Hak karşılığını vermiştir. Bencil ve anlık kültürünü devam ettirip, haramdan vaz geçmeyenler karşılığını göreceklerdir. ALLAH ıslah etsin.
 



Harran Ovası halkı Arapça konuşabilir ama, aslı Türk’tür.
 
”Her ne kadar Farsça konuşuyorsam da aslım Türk’tür.” (Mevlana Hz.)


 


 



 


İç ve dıştaki bazı ihanet şebekelerinin, Akçakale ve Harran halkının, tertemiz tarihi milli benliğini lekelemek için, bazı kiralık piyonlar aracılığı ile ova halkını maneviyattan uzaklaştırıp  maddiyata yönlendirme faaliyetleri oluyor. Herkes iyi bilmelidir ki, geçici memnuniyetçilik oyunları konusunda bir sonuç elde etmeleri mümkün değil. Harran Ovası halkı ALLAH’tan korkup, CUMHURİYET ve ATATÜRK ilkelerine her zaman bağlı kalmış ve milli benliğinden de hiç bir zaman taviz vermemiştir.


 


Türk İslam kültürünü yıllarca devam ettirme duyguları ile mutluluk ve esenlikler dileriz.


Vatan Şehitlerini, CUMHURİYETİ’mizin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK’ü ve nesli tükenmiş müslümanları rahmetle, gazileri minnetle anıyor, hastalara Şifa-i Şerifler diliyoruz.
 



Yüce Türk İslam alemi olarak: Türklerle ilgili özdeyişleri okuyup ALLAH’ın ve Türkiye Cumhuriyeti kanunlarının yasakladığı faaliyetleri yapmama ve kenetlenme zamanı gelmiştir.


 



 



 
Özdeyişler:


1- İnsanları yükselten iki büyük meziyet vardır. Erkeğin cesur, kadının iffetli olması. Bu iki meziyetin yanıbaşında her iki cinsi, kadınla erkeği şereflendiren tek bir fazilet vardır: Vatana bağlı olmak. Bu meziyetler ve bu fazilet en büyük kahramanlığı; hayatın elemine, kederine karşı fütursuz ve ağır hadiselerin acılıklarına göğüs germeyi doğurur. İşte Türkler, bu çeşit kahramanlardır ve ondan dolayı Türkler öldürülebilirler, lakin mağlup edilemezler. (Napoleon Bonapart)
 



2- Ey Almanlar; bırakınız, Türkler, Almanya’yı istila etsinler. Hakkın, adaletin ne olduğunu Türkler, sizlere öğreteceklerdir. (Martin Luther)


 


3- Irk ve Millet olarak Türkler, bence geniş imparatorlukları içinde yaşayan kavimlerin en asili ve en başta gelenidir. Dini, sosyal ve örfi faziletleri, tarafsız kimseler için birer takdir ve hayranlık kaynağıdır. (Lamartine)



 
4- Kılıç, Türklerin elinde bulunduğu sürece senin dinine zeval yoktur. (Imam-ı Azam)


 


 5- Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk ulusunu gençleştiren, halkını gerilikten kurtararak medeniyetin en yüksek zirvelerine doğru yol almasını sağlayan bir dehadır. (Nikolaye Titulesku)


 


 


Özdeyişler kaynakçası:


Vatan Millet ve Bayrak sevgisi. Kültür Bakanlığı

Hazırlayan: Mehmet Özel Güzel sanatlar genel müdürü

 


Yazarın Son Yazıları:
Raf bedeli şartı ve bir kuruş vurgunu
Belimiz ağrıyorsa…
Türk Milletinin teminatı ve 19 Mayıs