‘Hani sağlık hizmetine ulaşım ücretsizdi!’

‘Hani sağlık hizmetine ulaşım ücretsizdi!’
10 Eylül 2022 09:51

Kamu hastanesi ve SGK anlaşmalı özel hastanelere giden yurttaştan “ilaç, reçete, muayene katılım payı, eşdeğer ilaç farkı” gibi 15 kalemden kesinti yapılıyor. Yurttaşlar “Hani sağlık hizmetine ulaşım ücretsizdi? Parası olmayan sağlık hizmetine artık ulaşamıyor” diyerek sağlık sisteminin iflas ettiğini söylüyor.

 

 

AKP hükümetinin her fırsatta dile getirdiği “hastane kuyruklarını bitirdik” söylemlerinin yerini telefon başında randevu alma kuyruğu alırken; parası olanın özele gittiği sistem de her geçen gün daha belirgin hale geldi. Kamu hastanesi ve SGK anlaşmalı özel hastanelere giden hastalardan “ilaç, reçete, muayene katılım payı, eşdeğer ilaç farkı” adı altında çok sayıda ödeme alınıyor. Birgün’den Sibel Bahçetepe’nin haberine göre kamudan ve SGK anlaşması olan özel hastanelerden sağlık hizmeti alan yurttaşlar, özellikle de emekliler çoğu kez bu kesintilerin de farkına varmıyor. İstanbul Tabip Odası önceki dönem yönetim kurulu üyesi Dr. Güray Kılıç ve İzmir’den Dr. Ergün Demir, “SGK’nin vatandaşlardan sağlık hizmetlerine erişirken aldığı muayene, tetkik, tıbbi malzeme, reçete adı altında tedavi katılım payına son vermelidir, sağlık sistemi çökmüştür” dediler.

 

 

BORÇ İLE SAĞLIK HİZMETİ

 

 

Hükümetin 20 yıldan bu yana sağlık alanında yaptığı her düzenleme yurttaşları, hekimler başta olmak üzere tüm sağlık çalışanlarını daha da çıkmaza soktu. Sağlıkta Dönüşüm Politikası’nın ilk adımı olarak SSK ve devlet hastanelerini Sağlık Bakanlığı çatısı altında birleştiren hükümet, o yıldan sonra hızla özel hastanelerin sayısını arttırdı. SGK anlaşmalı özel hastaneler ise A, B, C, D, E diye sınıflandırıldı ve alacakları fark ücretleri ise bu sınıfa göre belirlendi. Gelinen son durumda kamudan sağlık hizmetine ulaşımı da bir hayli zorlaştı. Kamu hastanelerinden muayene ve ameliyat randevusu alamayıp özel hastanelere gitmek zorunda kalan yurttaşlar, ilave ücret için elindeki avucundakini satmak zorunda kalıyor veya bankadan kredi çekiyor. Sağlıktaki son tabloyu Dr. Kılıç ve Dr. Demir, BirGün’e değerlendirdi. Dr. Kılıç, sağlığa erişimin giderek zorlaştığını belirterek “Merkezi Hekim Randevu Sistemi’nden (MRHS) randevu bulamayan yurttaş, bilgisayar ya da cep telefonu başında randevu almaya çalışıyor. Dijital kuyruklar giderek uzuyor. Bulunamayan randevular, aylar sonrasına verilen muayene randevusu ve ameliyat tarihleri yurttaşları canından bezdirdi, bunlar artık çok yoğun yaşanıyor” dedi. Koronavirüs pandemisi döneminde sorunların daha da katmerleştiğini anlatan Kılıç, hastanelerdeki sıkışıklığın daha da arttığını söyledi.

 

 

MEDİKAL YOKSULLUK

 

 

Sağlıkta Dönüşüm Programı ile beraber sağlığın piyasalaştırıldığını vurgulayan Kılıç “Gelinen nokta kamu sağlık hizmetlerine erişimde çok ciddi problem var. Böyle olunca kanser, kardiyovasküler, kronik gibi hastalıkları olan hastalar kamudan randevu alamadı. Parası olanlar özele giderken; olmayanlarda evini, arabasını satarak ya da ciddi borçlanarak özel sağlık kurumlarından hizmet almaya çalışıyor. Medikal yoksulluk olarak tanımlanan tablo şu anda yoğun biçimde yaşanıyor” diye konuştu. Kılıç, özel hastanelerin acil servisler (yeşil alan hariç), yanık ünitesi, yenidoğan yoğun bakım ve yoğun bakım, kanser, doğumsal anomaliler, organ nakli gibi bölümlerinde yasalar gereği ücret alamayacağını da vurguladı. Ülkede 10-12 milyon kişinin prim borcu nedeniyle sağlık hizmeti alamadığını kaydeden Kılıç, özetle şunları söyledi: ”Sağlığın ticarileşmesi, daha çok hasta bakımına yönlendirme, performans sistemi, beş dakikada bir hasta bakmak zorunluluğu hekimleri fiziki olarak tüketti. Hekimleri maalesef yurtdışına gidiyor, kamuda çalışan ve emeklilik vakti gelenlerin bir kısmı ayrılıyor, bir kısmı da özele geçiyor.”

 

 

MUAYENE ÜCRETLERİ EL YAKIYOR

 

 

İstanbul’daki SSK anlaşması olan bazı özel hastaneleri arayarak muayene ücretlerini sorduğumuzda yüksek ücretleri dikkat çekti. Örneğin, çocuk hastalıkları uzman ve profesör muayenesi 600-900 TL arasında değişirken, onkoloji 550-900 TL, dahiliye 250-300 TL, kalp ise 600 ila 900 TL arasında değiştiği görüldü. Dr. Demir, alınan bu ücretlerin pek çoğunun yasal oranın çok üzerinde olduğunu belirterek “Özel hastaneler SUT bedellerinin yüzde 200’ün ötesinde ücret talep edemez ancak maalesef yapılıyor” diye konuştu.