Gider

Gider
19 Mayıs 2021 14:09

Bu sabahı Sedat Peker videoları izleyerek geçirdim, videolar çıkalı epey oldu ama ben yurtdışındaydım ve vaktim olmamıştı izlemeye.

 

 

Safile USUL H&H YORUM

 

 

Henüz tüm videolar bitmedi, belki de yakında yayın yasağı gelir ben hepsini izleyemeden ama ben anlayacağımı anladım.

 

 

Şunlar anlaşılıyor videolar izlenince, ki, bu iddiaların içeriğine ilişkin Süleyman Soylu’dan bir yalanlama gelmedi. Yalanlama gelmediğine göre, biz de videodan yola çıkarak özetleyebiliriz…

 

 

1-Süleyman Soylu ile Sedat Peker’in yakın bir zaman öncesine kadar iyi ilişkileri var.

 

 

Bu ilişki 30 yıl öncesine, yani 1990 başlarına dayanıyor. Sedat Peker Süleyman Soylu’nun babasını tanıyor ve Süleyman Soylu’nun DYP’ye genel başkan olma sürecinde Süleyman Soylu’yu adamları vasıtasıyla fiziki olarak koruyor. Yani, Süleyman Soylu’yu DYP’ye kongrelerinde onu istemeyen kişiler engeller çıkarınca, devreye Sedat Peker’in adamları girerek, Süleymen Soylu’nun kongre salonuna girebilmesi dahil, her konuda destek sağlıyorlar.

 

 

2-Süleyman Soylu gazeteci Hadi Özışık’a, Sedat Peker’i severim, diyor. Ve, esasen araları iyi. Sedat Peker, ama, bundan bir sene kadar önce Berat Albayrak’ın çabaları ile kendisine karşı dava dosyaları hazırlandığını öğrenince yurtdışına kaçıyor.

 

 

Süleyman Soylu yakın bir zaman öncesinde Sedat Peker’e, bu, geçtiğimiz nisanda (2021) Türkiye’ye dönebileceği yönünde mesaj yolluyor. Süleyman Özışık bu konularda aracılık yapıyor. Hadi Özışık’la yaptığı konuşmanın videosunu da izledim sabah, Hadi Özışık ile olan konuşmasında Sedat Peker, “Hani, Cumhurbaşkanımız da beni sevdiğini söylemişti…” mealinde bir şey söylüyor. Ki, zaten son genel seçimler, belediye seçimleri vs. öncesinde Sedat Peker’in siyasi iktidara çok aktif destek verdiğini hep görüyorduk basında.

 

 

3-Ancak daha sonra bazı çıkar çelişkileri oluşuyor. Özellikle Bodrum Marina’da Sedat Peker’in iş yapması engellenince ve Mehmet Ağar devreye sokulunca, Peker geriliyor ve aradaki bazı olaylar neticesinde Sedat Peker topun ağzına veriliyor. Sedat Peker’e karşı bu süreci aktif götüren Süleyman Soylu değil ama o da Sedat Peker’e karşı bir pozisyon almak durumunda kalıyor. Bundan sonra işler kontrolden çıkıyor ve sinirle, kızgınlıkla her şey ortaya saçılıyor.

 

 

Berat Albayrak Sedat Peker konusunda siyasi iktidar cephesinde galebe çalınca ve Süleyman Soylu Sedat Peker’e mesafe almak zorunda kalınca, kamuoyuna yönelik olarak söylenen, mafyacı pislik, gibi sözler Peker’i çileden çıkarıyor ve her şeyi ortalığa döküyor.

 

 

Şimdi….

 

 

Süleyman Soylu, bu şekilde her şey ortalığa dökülünce çok zor durumda kalıyor, söylenenleri yalanlayıcı bir açıklama yapmıyor ama dava açıyor. Kamuoyuna karşı, söylenenleri yalanlayamaması, yani, “Bu sözler yalan” demediği, diyemediği, net ifadelerle, hayır bu olmadı, şöyle bir şey olmadı vs. demediği için şu anda kamuoyunun gözünde çok zorda.

 

 

Bir hukuk devletinin içişleri bakanı, “Hayatının bir noktasında benimle temasın var ve bu ispatlanırsa Aziz milletimizin gözü önünde idam dahil her türlü cezaya, aşağılanmaya razıyım” gibi amiyane tabirlerle konuşmaz ayrıca. Pislik de demez. Bir içişleri bakanı hiç kimse için pislik ifadesini kullanmaz. Bu tür ifadeler ayrıca kişisel afekt ve ajitasyon ifadeleridir ve bir hukuk devleti dili değildir. Hukuk devletlerinde her şey bir hukuk dili ve kuralları içersinde işler. Her şey nettir. Genel ifadeler yerine, söylenenlerin neden yalan olduğu konusunda net bilgi verilir ve olay bağımsız mahkemelere intikal eder. (varsa tabii)

 

 

Ki, muhalefet bu işin peşini bırakmaz ve kanaatim odur ki, Süleyman Soylu hemen şu anda değil ama ilk uygun fırsatta kabineden alınır Erdoğan tarafından.

 

 

Bugün ise, 19 Mayıs.

 

 

Ben müthiş bir devlet adamının kurduğu ve onun yoldaşı başka devlet adamlarının ona eşlik ettiği, müthiş bir ahlak ve manevi değerlerle kurulan bir Cumhuriyet’in çocuğuyum.

 

 

Ben, bir kuruş haram yemeyi bir yana bırakın, cebindeki son kuruşa kadar bu ülke için harcamış, kendi kişisel parası ile bu ülkeye bağ, bahçe kurup, ağaç yetiştirmiş, annesi de tüm parasını bu ülkeye bağışlamış olan bir devlet adamının kurduğu bir ülkenin çocuğuyum.

 

 

Ben Atatürk’ün bu ülkeyi kurduğu günlerde kaldığı evi gördüm.

 

 

Büyük, çok büyük maneviyat ve ahlaki değerlerle bir ülkede neler yapılabileceğini gördüm.

 

 

Duvarları siyaha boyanmış o evin ruhu ile kurulmuş ve büyümüş bu ülkede babaannem, dedelerim, anneannem, annem, babam ve bizler yetiştik.

 

 

Ve…

 

 

Bugün, 19 Mayıs, 2021’de diliyorum ki, yürekten yakın zamanlarda artık gurur duyacağım devlet ve hükümet erkanımız olsun.

 

 

Gurur duyacağım ve dünyanın her yerinde de beni utandırmayacak siyasetçilerimiz ve hükümetimiz olsun.

 

 

Bu vesileyle, yüzdüğüm dünyanın ne güzel denizleri dahil bize çağdaşlığı, kaliteyi, bunlarla yücelmeyi bizlere armağan eden Atatürk’ümüzün önünde saygı ile bin kez eğiliyorum.

 

 

Anıtkabir’i bugün ziyaret edebilenlere ne mutlu!

 

Safile USUL Twitter

 

 


Yazarın Son Yazıları:
Kendisi konuşmuyor çünkü…..
İki dikkat çekici vekil
Bilmece: Daha kaç sene bunu dinleyeceğiz!