Erdoğan’ın CHP ikircikliği

Erdoğan’ın CHP ikircikliği
28 Eylül 2012 09:30

Erdoğan bazen böyle, sessizleşiyor, uzun süre müdahale etmeden dinliyor, sesinin tonu alçak ve yumuşak hale geliyor.

 

 

Safile USUL H&H YORUM

 

Kuzu gibi oluyor yani.

Ne zamanlar, biliyor musunuz?

İçi çok sıkıldığı ve başı çok dertte olduğu zamanlar.

Çarşamba gecesi Kanal 7’de canlı yayında kendine ailesi kadar yakın gazetecilerin sorularını cevaplarken de böyleydi.

Gazeticilerin yakınlığı değildi ama bu uysal halinin sebebi çünkü CHP ile ilgili konularda konuşurken yine de celallenir normalde.

Evet, harika şeyler yine de söylemedi CHP için ama…

Mesela teröre karşı işbirliği konusunu anlatırken çok yumuşak ve itidalli idi.

 

CHP ile teröre karşı işbirliği olması gerektiğini anlatırken kamil adam, hırsları olmayan, vatanı için nefsini gömmüş siyasetçi gibi bir tonda konuşuyordu.

İşte kasttetiğim bu.

Ve, Erdoğan başı çok sıkışınca…

Bir çuval inciri berbat ettiğini gece yatakta kendisine itiraf eder hale geldiğinde…

Örneğin kendi kendine, “Suriye işini çok karıştırdım, Suriye yüzünden iktidarım kayabilir” veya…

“Oslo işine hiç bulaşmamalıydım, bu iş iç savaş giderse güm diye düşerim”

Veya, “Tüh zamanında muhalefetle bu kadar alay edip, aşağılamasaydım, onları da karar süreçlerine katsaydım şimdi sorumluluğu da beraberce paylaşırdık, ben de iyot gibi açıkta kalmazdım” diye düşündüğünde…

 

Ona mahsun bir hal çöküyor.

Ve, tam bir kuzu oluyor.

Bunu defalarca gözlemledim ve çarşamba akşamı da öyleydi ekranda.

Böyle zamanlarda dilindeki iddiayı düşürüyor ve küçük Emrah gibi masum bakışlarla çevresinden adeta yardım istiyor.

 

Şu anda da zor durumda…

Çünkü Oslo görüşmelerine hem bakanı Ergin hem de kendisi atıfta bulundu, Öcalan’ın adını da adres vererek zikrediyorlar son günlerde.

Bu Hükümet’in PKK’ya verdiği el-aman mesajı. (yoksa “el -emen” mi, hani “Esad’a “Esed” deniyor ya)

Esasen Erdoğan PKK’nın dönemsel olarak ateşkes yapmasının sonunun olmadığını artık bilse de, zaman zaman o kadar sıkışık hissediyor ki kendisini…

Yalpalıyor ve aynı gün 3 kez görüş ve ruh hali değiştiriyor.

Ve, “ne yapsak da yeniden kapağı Öcalan’ın silahları susturacağı ve yerel seçimleri atlatacağımız veya en azından bu kadar sürekli şehit gelmeyecek kadar nefes alabileceğimiz bir ortam yaratabilsek” diye düşünüyorlar.

 

Hergün kayıp var, ben yazarken iki asker daha hayatını kaybetti.

Erdoğan işte bu nedenle içinde CHP’ye karşı çok ikircikli.

Bir aklı, “Ne yapsam da şu terör belasının sorumluluğuna CHP’yi de ortak edip sıyırsam diye düşünüp, CHP’yi içten içe “seviyor” ve CHP’den yakınlık bekliyor bir aklı da ama hemen kayıyor ve ağzına ne gelirse saydırıyor.

Bir gün bir aklı galip geliyor, ertesi sabah öteki.

İçi tahminlerin çok ötesinde ikircikli, çelişkili ve ızdıraplı.

“Allahtan Genelkurmay’a yakınım” diye de bir his var kalbinin mutena bir köşesinde.

 

Maazallah Genelkurmay Merkez Bankası gibi İstanbul’a filan gitse Erdoğan da yatağını alıp tam karşısına konuşlanabilir.

Hatta alt kata.

 

………………

 

Yok ama, üst kat daha iyi olur.

Kapıda nöbet tutarlar.

Şekerlerim, çok ciddi yazamadım ama durum hakikaten bu.


Yazarın Son Yazıları:
İran’da buluşmasalardı daha iyi olurdu
Bir dahaki Cumhuriyet Hükümeti’ne bir rica
İmamoğlu, sistem kurdum, diyor