Erdoğan- Özel görüşmelerinin sonu AKP-CHP koalisyonu mu?

Erdoğan- Özel görüşmelerinin sonu AKP-CHP koalisyonu mu?
12 Haziran 2024 15:59

Yerel seçimler sonunda Özgür Özel’in yumuşama adı altında kendinin CHP genel başkanlığına seçilmesini dahi kutlamayan adın soyadını dahi anmaktan kaçınıp “Özgür efendi” diye seslenen Recep Tayip Erdoğan’a tek taraflı olarak ziyaret talebinde bulunup görüşmeler yapmasının ardından Erdoğan’ın 18 yıl aradan sonra CHP genel merkezine gelerek ziyarette bulunması yumuşama hikayelerinden farklı olarak acaba ufukta bir AKP CHP koalisyonu var mı sorusunu gündeme getirdi.

 

 

Yunus BÜLBÜL H&H YORUM

 
Ben bir AKP CHP koalisyonunu olanak dışı görmüyorum.

 
Siyasi partileri koalisyona zorlayan ülkenin içinde bulunduğu durum ve son seçimi kazanan partilerin geleceğe dair beklentileri karşılayacak iktidarı tek başlarına sürdürecek ya da kuracak durumda olmayışlarıdır.

 
14 Mayıs 2023 seçimlerinde sandıktan ilk turda çıkmayı başaramayan Erdoğan TBMM’de de partisi büyük oranda Milletvekili kaybına uğradı.

 
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 2.turunda ancak seçilmeyi başaran Erdoğan 10 ay sonra yapılan yerel seçimlerde ise iktidarda olmasına rağmen 2.parti çıkarak elinde olan birçok belediyeyi CHP’ye karşı kaybetti.

 
İktidarının sarsıldığı tek başına iktidar döneminin sonuna geldiğini düşünen Erdoğan ülkenin 1.partisi haline CHP ile bir şekilde yol yürümeye karar vermişe benziyor.

 
CHP ise 1950 yılından beri tek başına iktidara gelememiş ve geleceğe de benzemiyor. Geriye daha önceki dönemlerde olduğu gibi bir şekilde sağ partilerle koalisyon ya da son zamanların deyimi ile ittifak yapıp iktidarı paylaşması kalıyor.

 
İktidar olmanın ya da iktidara ortak olmanın taraflara çok sayıda faydası oluyor. Çocuğuna iş arayan partili, İhale almak isteyen partili Müteahhit, iktidarda olursak bir ölçüde bozulan demokrasiyi tamir ederiz diyen demokrat, taraflı yargının mağduru olmuş muhalif mahkumlar gür sesleri ile 22 yıldır yıkamadıkları AKP iktidarı ile koalisyon kurulmasına ses çıkarmaz iştahlı bakarlar. İtiraz eden birkaç müzmin muhalif olursa “Mesele vatansa gerisi teferruat” denilerek susturulur.

 
AKP CHP koalisyonu kurulmaz bu görüşmelerin ucu oraya gitmez diyenlere hatırlatmak gerekir ki 7 Haziran 2015 genel seçimlerinden sonra AKP ile 32 gün boyunca koalisyon görüşmeleri yapan da CHP bu CHP idi.

 
Ayrıca daha da geriye gidelim.

 
Yıl 1974 CHP 1.Parti olarak seçimlerden çıkmış genel başkan Bülent Ecevit. O günün İslamcı partisi MSP başında da Necmettin Erbakan var.

 
26 Ocak 1974 ile 17 Kasım 1974 tarihleri arasında kurulan koalisyon ortaklarının biri Sosyal Demokrat CHP diğeri İslamcı MSP idi.

 
“Milli, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkesine yürekten inanan; hukukun üstünlüğüne, demokratik hak ve hürriyetlere saygılı olan iki partinin ortak amaçlarının, kanunları herkese eşit olarak uygulayan, Atatürk İlkelerine bağlı bir devlet idaresiyle anlayış, kardeşlik ve sosyal adalete dayanan bir toplum düzeninin kurulması olduğu belirtilmiştir” denilerek kurulan koalisyonda CHP 16 MSP 6 bakanla temsil edildi.

 
9 ayın sonunda Ecevit’in “ Siyasi persvektiflerimiz uyuşmuyor” denilerek son verildi.

 

 

Yine olmaz denilen sağ ile solun Türkiye’deki 2.koalisyon hükümeti 199 erken genel ardından DYP ve SHP ortaklığıyla kuruldu.

 

 
DYP’nin başında Süleyman Demirel SHP’nin başında Erdal İnönü vardı. Demirel Başbakan İnönü başbakan yardımcısıydı. DYP 20 SHP 12 bakanla temsil edildi.

 
Sonrasında genel başkan değişiklikleri nedeniyle Tansu Çiller Başbakan olurken Murat Karayalçın ve Deniz Baykal Başbakan yardımcısı oldular.

 
3.Olmaz denilen bir araya gelemezler denildikten sonra kurulan koalisyon başında Bülent Ecevit’in olduğu DSP ile başında Mesut Yılmaz’ın olduğu ANAP ve başında Devlet Bahçeli’nin olduğu MHP nin bir araya gerek kurduğu ömrü 3 yıla yakın süren ANASOL-D adı verilen koalisyon hükümeti oldu.

 
Bu hükümette tam bir bakan enflasyonu vardı. Hükümette Başbakan yardımcıları hariç 58 bakan vardı. 25 bakanlık DSP tarafından alınırken ANAP ve MHP 16 şar bakanla temsil edilmiş ekonomiyi düzeltmesi için ABD’den getirilen Kemal Derviş ise dışarıdan atanmıştı.

 
Hükümetin Ekonomik krizle baş edememesi ve DSP’nin parçalanmasının olduğu bir ortamda gidilen 2002 seçilerinde mevcut hükümetin koalisyon ortaklarının hiç birisi barajı aşamadı ve seçimlerin galibi yeni kurulan AKP oldu.

 
18 Kasım 2002 den beri kesintisiz bir şekilde AKP iktidarı tarafından yönetilen ülke yine ağır bir ekonomik krizin etkisinde. Pahalılıkla bir türlü baş edilemiyor. 10.000.000’nun üzerinde sığınmacı adı altında ülkeye sokulan ülkenin Demografik yapısını tehdit eden giz bir işgalin tehdidi altında.

 
Bu sorunları yaratan ve tek başına çözüm yolu bulmakta zorlanan AKP ve lideri Erdoğan kendine yeni bir “can suyu” arayışına girdi.

 
Bu can suyunun son yerel seçimlerin galibi ve ülkenin 1.partisi CHP’den başkası değil.

 
Daha düne kadar CHP için “ CHP ne demektir. Çöp çukur çamur demektir” diyen Erdoğan bu gün CHP’nin kapısına giden Erdoğan değişmiş midir?

 

 

Elbette değişmemiştir.

 
Ama siyasi şartlar onu CHP’nin kapısına taşımıştır.

 
Bu gel gitlerin arkası gelecek ve birde bakmışsınız ki üç beş bakanlık verilen CHP Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığına taşınan Özgür Özel’e kurulan AKP/CHP koalisyonu.

 
CHP tabanı bundan memnun olur mu.

 
Karşılığını alan kesimler olur.

 
Ama sonuçta ne olur.

 
Sonuçta 1974’te CHP MSP koalisyonunun CHP’ye yaramadığı gibi 1990’lardaki DYP SHP koalisyonlarının SHP’ye yaramayıp CHP’ye dönüşüp baraj altı kalması gibi,1999 kurulan DSP ANAP MHP koalisyonunun her üç partiye de yaramayıp tümünün baraj altı kalması gibi CHP’ye de yaramayacaktır.

 

 

Yunus BÜLBÜL X

 

 


Yazarın Son Yazıları:
Türkiye Belediyeler Birliği Seçimi ve Salim Çoruk
31 Mart CHP’ye iktidar yolunu açtı mı?
CHP seçmeni sandığa küsmez