Erdoğan Mısır’da kendisiyle ilgili bir deneme yapıyor

Erdoğan Mısır’da kendisiyle ilgili bir deneme yapıyor
9 Temmuz 2013 17:29

Erdoğan ve çevresi Mursi’ye ve Müslüman Kardeşler’e, “Dik dur, eğilme” şeklinde ve aslında Erdoğan için kullanılan bir sloganla orduya karşı diren mesajı veriyor ve onu bu yönde teşvik ediyor.

Safile USUL H&H YORUM

Hatta, Erdoğan cephesinden ve kendisine yakın basından, Müslüman Kardeşler’e “gerekirse kanla diren, sonuna kadar çarpış” mesajı da gidiyor.

Ki, Hükümet basınına dikkat ederseniz Mısır’da darbe olmasından bu yana, sürekli ordu ertesi sabah düşmüş olacak, iktidar yeniden Mursi’ye geçecekmiş gibi bir hava yaratılıyor ve…

Mısır Adeviye meydanındaki Müslüman Kardeşler grubunun sayısı milyonları bulmuş gibi yansıtılıyor.

Ciddiye alıp yazmak belki seviye kaybı olabilir ama yine de yazayım…

Yiğit Bulut evelsi gece Kanal 24’de, “Mısır’da yarın sabah herşey değişmiş olacak, ordu geri çekilecek, Müslüman Kardeşler hakimiyeti ele geçirecek” gibi aklı evvel açıklamalar yapıyordu.

Sonra yine, mesela, Abdurrahman Dilipak çoşmuş, “sabaha bu işin yönü değişir”e kaptırmış kendini ve bir hayal dünyasında yaşıyor.

Hükümet ve basını Suriye olayında da böyle yapmış ve kamuoyuna, “Esad birkaç haftaya kadar gidecek” havası yaymıştı.

Şİmdi de aynı hayal dünyalarını Mısır olayında kullanarak, kanlı iç çatışmaları tahrik edecek şekilde gürültü yapıyorlar.

Şİmdi, bakın önce…

Dün gece (pazartesi) Ülke Tv’de Gazeteci Milleti isimli canlı tartışma programında bir yandan program sürdürülürken yarım ekranı da Adeviye Meydanındaki mitingi canlı olarak vermeye ayırmışlardı.

Adeviye Meydanı’nı biliyorum, şehrin merkeze uzakça bir bölgesinde.

Muhtemelen de merkez şehir yaşamından nispeten izole ve Müslüman Kardeşler’in örgütlü olduğu bir bölge.

Ülke Tv’deki canlı yayın görüntülerine çok dikkatle ve uzun uzun baktım…

Canhıraş bir sesle dua eden hatipler, ağlayan peçeli kadınlar, çok tiz seslerle sarsıntılı cümleler…

Sarsıntılı, yani sanki ağır yara alıp da bağıran bir yoğun bakım hastasına benziyorlar. (her ülke açısından, sadece bir segment olsa bile her türlü yaralı bağırışın sebeplerini ciddiye almak gereklidir ama bu konuya burda girersem yazı çok uzar)

Öylesine de bir cenaze ve tarikat havası var ki Adeviye meydanında konuşanların, biraz böyle ibadet ederken göğsüne bıçak atan, kendini zincirleyenlere benziyorlar.

Tarikat ayinine benziyor miting.

Ama, ben Mısır halkını epeyce biliyorum…

Adeviye Meydanındaki insanlar Mısır halkının ortalama ruh halini, davranış modunu ve yaşam kültürünü temsil etmiyorlar.

Mısır halkının belki % 15’lik bir kesimi olabilirler ama daha fazlası değil. (gerçi yukarda da dediğim gibi % 15 de olsa her toplumsal segment dikkate ve saygıya değerdir)

Lakin şurası kesin bir gerçek ki, Müslüman Kardeşler Hükümet basınının iddia ettiği gibi halkın çoğunluğunu uzaktan yakından temsil etmiyorlar.

Erdoğan ve çevresi ama bunu bile bile Müslüman Kardeşler’i olduğundan çok daha fazla göstermek ve onları ordu ile karşı karşıya gelmeye teşvik için ellerinden geleni yapıyorlar.

Bunun ise, çok yalın bir sebebi var…

Erdoğan Mısır’da aslında bir TSK denemesi yapıyor.

Şöyle ki…

Erdoğan her ne kadar orduyu hizaya getirdiğini her yerde söylüyorsa da, içinden her an tetikte ve TSK’nın bir gün yine bir darbe yapmasından çekiniyor.

Mısır darbesi nedeniyle değil, Erdoğan bunu tüm iktidarı boyunca hep düşündü.

Uzunca süre onu ABD rahatlattı, fakat yine de hem o dönemde tedirgindi hem de şimdi daha da tedirgin.

Ve, Erdoğan, kanımca,içinden şöyle afaki bir karar verdi…

“Olur da bir gün TSK birşeye kalkışırsa ben bu sefer iç savaşa kadar götürürürüm olayı, halkı ve kendime bağlı silahlı güçleri de kullanırım orduya karşı.”

Erdoğan’ın kafasındaki bir tür düşünceler böyle tam düşünce temelinden ziyade, içgüdüsel ve kararsız aslında.

Çünkü tam düşününce, muhtemelen, ordu ile başedemeyeceği kanısına geliyor ama yine de içgüdüsel ve afaki bazı niyetleri var.

Ve,işte şu anda Mısır’da aklı sıra bunun denemesini izliyor.

Yani, Müslüman Kardeşler Mısır ordusu ile kana kan savaşırsa ne olur?

Orduya bir iç savaş yoluyla geri adım attırmak mümkün olur mu?

Ki, Erdoğan Mursi’ye baştan beri yanlış akıllar verdi ve onu Mısır ordusunu ekarte etmeye teşvik etti, “Ben yaptım, sen de yaparsın” dedi.

Oysa TSK’yı Erdoğan ekarte etmiş olamaz, bu mümkün değil.

Bu konuda onlarca kez yazdım, bugün de yazayım; TSK darbe yapmamaya kendi geldiği devlet kurumlaşması ile kendisi karar verdi.

Hal buyken Mursi’yi Mısır ordusuna karşı bu kadar kışkırtmak bencilce ve aptalca bir tutumdu.

Ne yani, Mısır halkı kanlı savaşlara mı gark olsun? İnsanda biraz sorumluluk ve aklı başındalık hiç mi olmaz Allah aşkına?

Bu arada bir-iki not….

1-Mısır’da iç savaş olmaz çünkü Mısır halkı kendi ordusu ile oldukça barışık ve ordusu ile oldukça güçlü bir identifikasyona sahip

2-Müslüman Kardeşler de iç savaşa doğru gitmez, bir müddet sonra daha sakin bir havaya girerler, zatan Mısır halkının siyasi ağırlığı onlarda değil

3-Az önce Avrupa basınında okudum, Mısır’da 2 hafta içinde bir anayasa komisyonu oluşturuluyor, 2 ay sonra anayasa taslağı bitmiş olacak, taslağın bitmesinden 1 ay sonra referanduma gidilecek, anayasa referandumundan 2 ay sonra da seçimler olacak açıklaması yapılmış sabah saatlerinde Mısır’dan. Tarih planları tabii genellikle kabacadır ama sanırım Mısır’da ortam bir müddet sonra yumuşar ve seçim takvimi oluşur. Erdoğan bence boşuna hevesleniyor. O Mısır’ı bıraksın Türkiye’ye baksın ayrıca da, orası Mısır, Türkiye burası, bunu da birileri ona acilen anlatsın. Fayda etmez ama, işte, laf ola beri gele.

4-Arap Ligi Genel Sekreteri Nabil El-Arabi bugün Avusturya Dışişleri Bakanı Spindelegger’i ziyaret etmiş ve, “Ülkem Mısır’da gerçek bir demokrasiye doğru gidiş başladı” demiş. Avusturya Bakanı da onu desteklemiş.

 


Yazarın Son Yazıları:
Çağrının hedefi Akşener değil, taban
Cenazede bir rahat verin
Çok sert bir devlet refleksi