Erdoğan cephesinde durum

Erdoğan cephesinde durum
7 Haziran 2013 01:00

Erdoğan’ın AKP içindeki çevresinin de daraldığı Yeni Şafak Yazarı Abdülkadir Selvi’nin bugünkü yazısından da anlaşılıyor.

Safile USUL H&H YORUM

Şöyle ki…

Abdülkadir Selvi bugünkü yazısında …

“Erdoğan’ın bir kez daha küllerinden yeniden doğan Anka kuşu Phoenix gibi doğmasına ihtiyaç var.

Şimdi gerçek demokratların sınav günü. Bu mücadele sadece Erdoğan’ın kavgası değil diyorsanız, amayı fakatı bir kenara bırakıp Başbakan Erdoğan’ın yanında olma günü…”

Selvi, AKP çevrelerinden aktif Erdoğan desteği istiyor aslında bu sözleriyle.

Nitekim, Suat Kılıç, Hüseyin Çelik, Ömer Çelik gibi Erdoğan’ın gittiği gün 1 gramlık ağırlığı kalmayacak birkaç isim dışında Erdoğan’a AKP çevrelerinden aktif destek yok.

Çünkü, bunu daha önceden de yazmıştım, AKP içindeki kişiler de Erdoğan’ın otoriter ve tepeden bakan, azarlayan, hor gören tutumu altında yıllardır eziliyorlar ve bu gençlere, bu sivil harekete antipati ile baktıklarını düşünmek çok yanlış olur.

Öte yandan, henüz Türkiye’ye dönmeden Tunus’da Gezi Parkı  olayına ilişkin konuşan ve  Gezi Parkı protestolarına katılanları ABD elçiliğine saldıran illegal silahlı örgütlere benzeten Erdoğan’ın cephesinde durumun nasıl olduğuna dair bir gösterge de Erdoğan’ın bu gece geri döneceği gezisine katılan yazar Hilal Kaplan’dan geldi bugün…

Hilal Kaplan yazısında şöyle diyor …

“Genel bir izlenimimi paylaşmam gerekirse: Başbakan Erdoğan’ın en baştaki gereksiz ve orantısız polis şiddeti gibi olayı idare etmek açısından yapılan bazı hataları kabul ettiği malum. Ama içerde başlayıp Türkiye’nin yükselmesinden rahatsızlık duyan tüm dış güçleri de arkasına alan bu girişime karşılık siyaseten durduğu noktaların hiçbirinden taviz vermeyeceğini tahmin ediyorum. Zira, bu türden bir geri adım, hem içerde hem de dışarda AK Parti’yi tarih sahnesinden uzaklaştırmak isteyenlerin de amacına hizmet etmek olur diye değerlendiriliyor. Zaten 7/24 haklı olduğunu ileri süren aydınları ve geniş kitleleri de hiçbir geri adımın tatmin etmeyeceği konuşuluyor.”

Erdoğan işte, “Geri adım atarsam arkası gelir, ipleri tamamen elimden kaçırırım” şeklinde düşünüyor ve buna göre davranacak.

Ve, bugün Tunus’da bu sivil hareketi silahlı bir terör örgütüne benzeterek ilk adımını attı.
Ki, Erdoğan zaten yapı itibari ile bir demokrasi yönetimine uygun değil çünkü çok “affected”, yani kendi iç psikolojik komplikasyonlarından etkilenen bir yapısı var.

Bizi Türkiye olarak dünya siyasal tarihinin en ilginç süreçlerinden biri bekliyor.

Not: Erdoğan’ın yapısına dair bir ilave yapmak istiyorum, Erdoğan güç dengelerine göre davranan birisi, şu anda henüz dengeleri yine kendi açımdan yerine oturturum diye düşünüyor ancak hakikaten güç dengesinin aleyhine döndüğünü düşünürse o zaman yumuşak davranmaya da meyleder.

KILIÇDAROĞLU’NUN MESAJINDAN ŞU ANLAM ÇIKIYOR

Bu arada…

Kılıçdaroğlu bugün bir açıklama yaptı ve şöyle dedi…

“Başbakanın kullandığı üslup çok sert daha barışçı bir dil kullanması gerekiyor. Başbakan Erdoğan bugün gelecek, olaylardan nasıl bir ders çıkardığını anlatacaktır biz de dinleyeceğiz.”

Bu mesajı okuduğumda ben sade vatandaş olarak şöyle bir algının sahibi oluyorum…

“Kılıçdaroğlu Erdoğan’ın düzelmesi için ona yardım etmeye çalışıyor ve her şey yine Erdoğan’a bağlı.”

Yani, bu mesajdan Kılıçdaroğlu açısından, “Boş vermişim Erdoğan’ı, siz de boş verin, artık biz yönetiriz, gözünüzü bana çevirin.” anlamı çıkmıyor.


Yazarın Son Yazıları:
Mansur Yavaş’a nazar değdi
Bu üsler sizin eseriniz
Bizim adayımız çokkk kıymetli