Dindarların 94 ruhu, Peker’in 9. manifestosu

Dindarların 94 ruhu, Peker’in 9. manifestosu
9 Haziran 2021 08:57

Sayın Bahçeli misali “94’ün içindeki dördü at kaldı mı dokuz” şeklinde bir giriş yapmak isterdim. Ancak sayılarla aram çok iyi değil. Peki, İslamcıların 94 ruhu ile Sedat Peker’in dokuzuncu videosu arasında nasıl bir korelasyon kuracağım öyleyse? Anlatayım…

 

 

Salih Levent UĞURLU H&H YORUM

 

 

Şöyle…

 

27 Mart 1994 tarihinde düzenlenen yerel seçimler, yakın dönemin siyasal analizini yapmada hayati bir öneme sahip…

 

AK Parti’de ne zaman seçmen konsolide edilmeye çalışılsa 94 ruhu vurgusu yapılması da bu yüzden…

 

Zira 94 yerel seçimi, bugünün siyasal iktidarının dinamiklerinin anlaşılmasında kilit rol oynamaktadır.

 

O seçimin öncesi ve sonrasındaki siyasal atmosfer, 19 yıllık AK Parti iktidarının inşasında çimento işlevi görür desek abartmış olmayız herhalde…

 

Neydi bu siyasal atmosfer?

 

Önce bir onu hatırlayalım…

 

***

 

SHP, 1989 yerel seçiminde hiçbir sol-sosyal demokrat partinin başaramadığı bir zafer elde ederek üç büyükşehirin de aralarında olduğu 39 ilin belediye başkanlığını kazanmıştı. ANAP’ın ekonomi yönetimindeki bazı handikapları ve ortaya koyduğu yanlış yerel seçim stratejisi solun görkemli bir kazanmasına neden oldu.

 

94 yerel seçimlerinin arefesinde zaten ciddi bir su sorunu çekmekte olan İstanbul’da bir de İSKİ yolsuzluğu patlak verince bambaşka bir konjonktür oluştu. SHP’nin yakaladığı o rüzgar tersine esmeye başlamıştı…

 

Bu gelişmeler üzerine Refah Partisi, 94 yerel seçiminde bir manifesto hazırladı. Manifestonun adı “Adil Düzen Teminatı”ydı. 30 sayfalık manifestoda işsizlik,  yoksulluk, rüşvet ve yolsuzluk vurgusu yapılarak halka adil bir düzen sağlanacağı teminatı verildi. Manifestoda anti kapitalist söylemler dikkat çekti.

 

Seçim sonuçları açıklandığında Refah Partisi oylarını yüzde 100’den fazla arttırarak Ankara ve İstanbul başta olmak üzere 28 ilin belediye başkanlığını kazandı.

 

Genel Başkan Necmeddin Erbakan seçim zaferinden sonra yaptığı değerlendirmede ANAP ve SHP’nin aynı sömürü düzeninin partileri olduğunu söyledi.

 

Halk, tercihini sistemin dışından gelen, dini anlamda marjinal söylemlere sahip  bir partiden yana yapmıştı.

 

***

 

94 yerel seçimi öncesinde siyasal atmosfer böyleydi. İşsizlik, yolsuzluk gibi argümanları kullanan Refah Partisi, halka vadettiği  sistemin adına “Adil Düzen” demişti.

 

Son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul İl Başkanlığı Kongresinde  “94 ruhu” vurgusu yapması bu atmosferi temsil ediyor…

 

Temsil ediyor etmesine de… Ancak Erdoğan 94 ruhu derken adil düzen de  diyemiyor… Açıkçası demesi de pek mümkün gözükmüyor. Çünkü gelinen noktada batık ekonominin, işsizliğin, rüşvetin, yolsuzluğun kendi iktidarları döneminde  had safhaya ulaştığını çok iyi görüyor… Muhalefetin de pusuya yatıp beklediğini…

 

İşte Sedat Peker’in dokuzuncu videoda anlattıkları bugünün iktidarının inşasındaki bazı temel dinamikleri sarsmaktadır. Milliyetçi ve muhafazakar kimliğiyle AK Parti’nin 94 ruhunun oluşmasındaki dayanak olan milli görüş tezleriyle alakasız bir noktada olduğu gerçeğine işaret etmektedir.

 

Ne anlatıyor Peker dokuzuncu videoda?

 

İleride sizler iktidar olacaksınız dediği 40 yaş altındakilere adeta manifesto yazıyor. Ancak asıl manifestoyu 94 ruhunu tuz ruhuna çeviren aynı gelenekten geldiği islami camiaya karşı yazıyor:

 

***

 

 

“Ben size ülkede nasıl para çalınıyor, belediyelerdeki rüşvet sistemi, alt dernekler var, anlatınca kafayı yiyeceksiniz. Böyle profesyonel hırsızlık mı olur diye. Devlet ihalelerinde de taşeron sistemi. Ben bu ve bunun gibi hikayeleri size anlatacağım, bir nesil sonra zaten iktidar size geçecek. Bütün hırsızlıklarını, yasal, gayrimeşru her şeyi anlatacağım. Bu kadar adam neden engellemiyor diyeceksiniz, ya engellemek istemiyorlar ki kardeşim.

 

Belediyeler nasıl soyuluyor ben size anlatayım mı? Bak engellemesi de çok basit. Ama hepsini bugün anlatmayacağım. Bugün belediyeleri anlatacağım, taşeron hırsızlığını anlatacağım. Hepsini parça parça anlatacağım.

 

Bir belediye başkanına rüşvet vermeye gittiğinde adam huylanıyor, senden parayı almıyor. Ya kelek yaparsa, ya kayıt yapıyorsa diye. Diyor ki bizim bir derneğimiz var, alt kuruluşa oraya şu kadar yardım yap diyorsun. Sen gidiyorsun oraya parayı yatırıyorsun, işte hayır işi için bu dernek diyor sana. Hiç kusura bakmayın belediyeciler söz verdik, doğru konuşacağız.

 

Sen gidiyorsun paraya yatırıyorsun. Hani Sülü’nün Ankara’da akrabası var ya onun yaptığı işlerin bu belediye aksanı. O dev olmuş. Benim anlattığım belediyelerdeki sistem. Şimdi sen oraya parayı yatırdın ya, belediye başkanına gitmedi diyeceksin para. O ne yapıyor? 100 bin liralık bir iş var, en güvendiği arkadaşına diyor ki ‘1 milyonluk fatura kes.’ İstediği insana verme gibi bir saçma bir şey var onu da siz kaldıracaksınız. En iyi teklif verenin ihaleyi alması lazım. Sonra o 1 milyon liralık işi alıyor ama 100 bin liraya yapıyor. Ona 100 bin lirayı veriyor, 100 bin de vergi vs. çıkarsa. 800 bin lirayı kılçıksız alıyor cebe indiriyor. Bakın şaka yapmıyorum. Hiçbir polis takibatında neden ceza almıyor, sonunda beraat ediyorlar, sistem bunun üzerine.

 

Taşeron sistemi nasıl onu da anlatacağım. Bunlar bir ufak hamleyle değişilir. İnsanın karısına, çocuğuna zaafı olur, onu etkileyip seni yönlendirebilirler. Sistem kuracaksınız siz. Aslan avını bana yaptıracaksınız ben de size anlatacağım.

 

 

Siz hep diyorsunuz ya, beşli çete, onlu çete, onlara ihaleyi veriyorlar. 1 milyar dolar, bunlar siz zannediyor musunuz, bunların işçileri var, yok. Bunlar alt taşeron sistemi var. Bunlar taşeronlara veriyorlar. 400 bin dolar taşerona veriyor, 600 milyon dolar kılçıksız bu tarafta. Alt taşeronun da alt taşeronu var. Samimi söylüyorum, rezalet, komedi. Tüm sistem bu şekilde çalışıyor. O alt taşeron ne yapıyor? En son o taşeronun da bir altı var, onlar kamyonların filan sahipleri var ya, onlar da yolunu buluyor da, emeğinin karşılığını buluyorlar. Ama ortadaki para ne kamyon, ne o ne bu. Taşeron sistemini kaldırdım diyeceksin. İhaleyi açacaksın, telefondan bile ihaleye girecek, tüm evrakları hazırlayacak. Madem taşeron bunu yapabiliyor, maliyeti bunu 200 milyon niye devletten 1 milyar çekiyor. Bu para nereye gidiyor? Bu para sizde kalınca, asgari ücret 2,5 bin lira, 10 bin lira para olacak.”

 

***

 

Bakalım bu manifestonun halk üzerindeki etkisi ne olacak?

 

Yoksa “94 ruhu” AK Parti’nin başına bela mı açacak?

 

 

Salih Levent UĞURLU Twitter

 

 


Yazarın Son Yazıları:
Dindarların 94 ruhu, Peker’in 9. manifestosu
İstanbul’un yeni bir simge yapıya ihtiyacı var mı?
Devlet değil olgu ve duygular derindir