Depremzede ikizleri yurttan atan yönetime suç duyurusu: Başka mağdur çocuklar da var

Depremzede ikizleri yurttan atan yönetime suç duyurusu: Başka mağdur çocuklar da var
17 Ocak 2024 08:59

Birlikte uyudukları gerekçesiyle okul yurdundan atılan depremzede ikizler, tepkiler üzerine yurda geri döndü. Aynı okulda mağdur olan başka çocuklar da olduğu belirtilerek, suç duyurusunda bulunuldu.

 

 

Duvar’dan Ceren Deniz’in haberine göre, Hatay’da göçük altından çıkarıldıktan sonra eğitim için yerleştirildikleri Alanya’daki Mevlüt Çavuşoğlu Spor Lisesi yurdundan birlikte uyudukları gerekçesiyle atılan ikiz kardeşler, kamuoyundaki tepkiler ve Valilik soruşturmasının ardından yurda geri döndü. 16 yaşındaki depremzede öğrencilerin ailesi, deprem korkusuyla birlikte uyuyan çocuklarını, “eşcinselsiniz” diyerek 15 Aralık akşamı sokağa atan yurt yönetimi hakkında Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

 
Veli-Der şikayetçi oldu

 
Veli-Der Antalya Şube Başkanı Tülin Koç da Alanya Mevlüt Çavuşoğlu Spor Lisesi idarecileri hakkında Antalya Adliyesi’nde suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı. Çocukların, yurt yönetiminin empatiden yoksun kararı nedeniyle 40 gündür psikolojik baskı altında okula gidip geldiklerini belirten Koç, şunları söyledi:

“Görünen o ki; göçük altında 4,5 saat kalan sonrasında yaşama tutunmaya çalışan çocuklarımız gerekli psikososyal destek alamadıkları ve hala kendilerini güvende hissedemedikleri için birlikte uyuma ihtiyacı hissediyorlar. Söz konusu iddialarda, cebir kullanmak koşulu ile anayasanın ihlali söz konusudur. Anayasanın ‘çocuğun üstün yararı’ ve ‘Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz’ maddeleri gereği iddialar kabul edilemez olup, savcılık tarafından ivedilikle soruşturma başlatılması gerekmektedir”

 

 

Çocuklara şikayeti çekmeleri için baskı yapılmış

 
Öğretmenlerin çocuklara şikayetlerini geri çekmeleri için baskı yaptığını söyleyen dava avukatı Dicle Demirel, süreçle ilgili şöyle bilgi verdi:

“Okul yönetimi, büyük bir yıldırma ve baskı politikasıyla bu çocukları okuldan nakile zorluyor. Çocuklarla, okul yönetimiyle ve rehberlik öğretmeniyle görüştük. Başta bizi çocuklarla görüştürmek istemediler. Görüşmeden okulu terk etmeyeceğimizi söyledikten sonra onlarla görüşme sağladık. Doğrudan doğruya çocuklarla ilgili açılmış tek bir soruşturma var. Bu soruşturmada okul yönetimi, disiplin kurulunu toplayıp ceza talebinde bulunmuş. Çocuklardan savunma alınmış ama ‘suçlama nedir?’ diye sorduğumuzda iki kız kardeşin birlikte uyumaları dışında bir cevap yok. Alanya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne sorduğumuzda ise ‘öyle bir şey yok’ yanıtını alıyoruz.”

 

 

“Kılıf uydurulup bu çocuklar okullardan gönderilmeye çalışılıyor”

 
Baskı ve yıldırma politikasının bu okulda ilk defa yaşanmadığına vurgu yapan Demirel, “Bu olay, okulun ilk vukuatı değil. Çocuklara yapılan suçlamalar aynı değil ama tavrın kendisi ve suçlamaları yapan yönetim aynı. Çocuğu daha önce aynı okulda okuyan bir veli bize ulaştı. Kızı için de benzer bir bahane uydurulduğunu, aynı şekilde çocuğu okuldan almaya zorlayan birtakım politikalar izlendiğini ve çocuğun yurda alınmadığını söyledi. Benzer durumda başka çocukların olduğunu da öğrendik. Anladığımız kadarıyla bir kılıf uydurulup bu çocuklar okullardan gönderilmeye çalışılıyor. Biz de bunun karşısında suç duyurusunda bulunarak yönetimin çocukları zan altında bırakacak bu tavrından vazgeçmesini sağlamaya çalışıyoruz” dedi.

 

 

“Eğitimdeki dayatmalar tehdite dönüştü”

 
Çocuklara disiplin cezası verilmemesi konusunda Milli Eğitim Müdürlüğü ile de görüşme halinde olduklarını ifade eden Demirel, ısrarla talep ettikleri soruşturma dosyasının kendilerine gösterilmediğini belirtti. Demirel, “Okullardaki yönetimler, öğrencilerin hal ve tavırları üzerinden çeşitli yakıştırmalar yaparak, onları suçlamaya ve bunu bir baskı unsuru haline getirmeye başladı. Bu çocuk psikolojisi üzerinde derin etkileri olabilecek son derece tehlikeli bir tutum. Nasıl yaşamaları gerektiği artık çocuklara çok küçük yaştan itibaren dayatılıyor. Eğitimdeki bu dayatma şimdi ‘Eğer benim istediğim gibi olmazsan senin canını yakarım, geleceğini elinden alırım’ tehdidine dönüştü. Maalesef eğitimciler bu tehditleri kullanıyorlar. Karşılaştığımız olaylarda bu tür ifadelere çok fazla denk gelir olduk” ifadelerini kullandı.

 

 

“Çocuk haklarına aykırı”

 
Okul ve yurt yönetimini kınayan Eğitim Sen Antalya Kadın Meclisi ise şu açıklamayı yaptı:

 
“Çocuk ve gençleri insanlığın ortak evrensel değerleri doğrultusunda yetiştirecek, koruyacak, temel insan hakları ve çocukların yararını gözetecek, çocuk ve gençlerin kendini gerçekleştirebilmesi için mevcut bilgi birikimine ulaşmasına ve eleştirel düşünce becerisini kazanabilmesine olanak sağlayacak bir eğitim sistemine ihtiyaç vardır. Depremi yaşayıp göçük altından çıkan bu çocukları korumak yerine yurttan atan yönetimin bu tutumunu kınıyor, insan haklarına ve çocuk haklarına aykırı buluyoruz. Gereğinin bir an önce yapılması için sorumluları göreve çağırıyoruz. Bu olayın takipçisi olacağız.”