CHP’li Zeybek: Artık 31 Mart gecesinin zaferini değil 2028’e giden yolda seçim takviminin başlangıcını sunduk

CHP’li Zeybek: Artık 31 Mart gecesinin zaferini değil 2028’e giden yolda seçim takviminin başlangıcını sunduk
21 Nisan 2024 08:01

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, CHP Genel Merkezi’nde düzenlenen “İktidar Yolunda CHP Belediyeciliği Çalıştayı” hakkında; “Bugün burada önemli bir çalışmayı gerçekleştirdik. 2028’in çalışmasına başladığımızı herkese duyurduk. Biz artık 31 Mart gecesinin zaferini değil 2028’e giden yolda seçim takviminin başlangıcını sunduk” dedi.

 

 

 

CHP Yerel Yönetimler ve Dirençli Kentlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, CHP Genel Merkezi’nde düzenlenen “İktidar Yolunda CHP Belediyeciliği Çalıştayı”tın 2028 yılında yapılacak olan genel seçimler için bir hazırlık olduğunu belirtti. Zeybek, şunları söyledi:

 
“31 Mart 2024 seçimlerinde CHP’sini yüzde 38 oyla birinci parti yapan milletimize şükranlarımı sunuyorum. Bugün burada önemli bir çalışmayı gerçekleştirdik. Birkere 2028’in çalışmasına başladığımızı herkese duyurduk. Biz artık 31 Mart gecesinin zaferini değil 2028’e giden yolda seçim takviminin başlangıcını sunduk. Görev ve sorumluluklarımızı belediye başkanımızla paylaştık ve onların nasıl bir çalışma sistemi içinde süreci götüreceklerini de konuşuyoruz.

 

 

“Katılım yüksek”

 
Burada bizim temel amacımız şu; görevlerine devam eden belediye başkanlarımız ile yeni kazandığımız yaklaşık 300’ün üzerindeki belediyeyi bir araya getirdik ve dedik ki onlara; şimdi bu CHP’nin belediyeciliği, kalkınmacı, üretimi destekleyen, vefa destekleyen halkcı, toplumcu belediyecilikle neler başardığımızı siz bir altlık olarak alın ve bunun üzerine kendi birikimlerinizi koyarak CHP’yi 2028’de iktidara taşıyacak çalışmalar yapın. Çok başarılı geçiyor. Katılım son derece yüksek. Tabii bazı eksiklerimiz oldu. Nedir o? CHP genel merkezinin merdivenleri bu kadar çok belediye başkanını almaya yetmediğini gördük. Salonlarımız bu kadar çok sayıdaki belediye başkanını maalesef işte ayakta izleyenler de oldu. Ama şunu yaptık; Sayın Genel Başkanımızın da görüşleri doğrultusunda CHP’nin ortaya koyduğu ilkeler ışığında biz bunu bir otelde bir kamp tesisinde yapmadık. Doğrudan çalıştayın tamamını CHP Genel Merkezi’nde bu binadaki salonlarda, toplantı odalarında ya da konferans salonlarında gerçekleştirdik. Buradan da bir mesaj verdik yani belediye, il başkanları, parti yönetimi hepimiz tam bir birlik içinde süreci götüreceğiz.

 

 

“Hemen anket çalışmalarına başladık”

 

 
Hatırlarsanız Türkiye’de böyle Marmara ve Ege, Akdeniz kıyılarında var olan kırmızıyı önce biz Ege’den İç Anadolu’ya Ankara, Kırıkkale ve Kırşehir’i alarak artık İç Anadolu’da bir kırmızı bölgeye dönüştü. Şimdi artık hedeflerimiz var. Toplum şunu görecek; biz bundan sonraki seçimlerde Trabzon’da, Samsun’da, Ordu’da, Gaziantep’te, Kocaeli’de, Sakarya’da, Malatya’da bu büyükşehirleri de CHPli belediye başkanının yönetmesi için bugünden çalışmaya başladık. Yine çok az oylarla kaybettiğimiz kimi seçim çevrelerinde de orada kaybetme nedenleri üzerinde araştırmalar yaptık. Hemen anket çalışmalarına başladık. Önümüzdeki günlerde sahaya milletvekillerimiz ve parti meclis üyelerimizi göndererek geri bildirimleri alacağız. Eksikliklerimiz var mıdır? Vardır. Bu seçimde yanlışlar yapmış mıyız, hatalarımız olmuş mudur? Mutlaka olmuştur ama bütün bunlardan ders çıkararak önümüzdeki süreçte CHP belediyeciliğini yani 2019-2024 bakın 11 büyükşehir belediyemizden Hatay şaibeli bir biçimiyle seçim kurulları itirazımızı kabul etseydi, orası da CHP’li bir belediye olarak kalacaktı ama o deprem bölgesinin koşullarında olumsuz bir seçim atmosferinde gerçekleşti ama halkımız CHP’nin 2019-2024 döneminde büyükşehir belediyelerinde ve il belediyelerinde büyük ilçelerde verdiği belediyeciliğe prim verdi. Onu kabul etti. Biz de zaten işimiz gücümüz belediye, işimiz gücümüz, Türkiye, işimiz gücümüz Antalya, işimiz gücümüz İstanbul diyerek yani açık olarak şu mesajı verdik; biz belediyecilikte çalışmayı, halka hizmeti, eşit hizmeti, adaletli davranmayı, kalkınmacı bir belediyecilik anlayışını, toplumun yoksul kesimlerine, onların onurlarını ve itibarlarını zedelemeden yardım etmeyi, gençlere sahip çıkmayı, öğrencilere sahip çıkmayı, onlara karşılıksız burs vermeyi, yeni doğum yapmış olan annelerin çocuklarıyla birlikte özgürce hareket edebilmeleri için ücretsiz ulaşım, yeni doğmuş çocuklarımıza yüz binlerce şişe süt vermek, üreticiden aldığımız sütü doğrudan tüketiciye ulaştıracak bir zinciri oluşturabilmek gibi pek çok konu başlığında işte raylı sistemlerden toplu taşıma ulaştırmadan yeşil alan miktarı arttırılmasına kadar CHP Belediyeciliğinin dün başardıklarının üzerine şimdi yeni yeni proje başlıkları koyarak bunu topluma anlatacağız.

 

 

“Kendimizi size daha iyi anlatabilmek için sizin ayağınıza gelmeye devam edeceğiz”

 
Türk milletinin gerçekten betona dayalı, ranta dayalı, yağmaya dayalı bir belediyecilik anlayışı yerine şimdi kalkınmacı, dayanışmacı ve halkçı bir belediyecilik anlayışını kabul ettiğini gördük. O nedenle bir kez daha milletimize şükranlarımızı sunuyoruz. Kendimizi ifade edemediğimiz için, oy alamadığımız seçmenlere şunu söylüyoruz ki ya da 2028’de seçmen olacak olan gençlere şunu söylüyoruz; sizi anlıyoruz. Kendimizi size daha iyi anlatabilmek için sizin ayağınıza gelmeye devam edeceğiz. Yaptığımız çalışmalar örnek teşkil edecek, gelecekte yapacaklarımızla da ve sizin güveninizi kazanmaya çalışacağız. CHP’nin önünde tek bir hedef vardır; tek başına iktidar yüzde 50’nin üzerinde oy alarak ilk turla cumhurbaşkanını seçtirmek.

 

 

“Kamu kaynaklarını talan etmek üzerine siyaset yapan anlayışın gün yüzüne çıkması için de çaba harcıyoruz”

 
Ranta ve çıkara dayalı belediyecilik anlayışı yaptığınız anda siz bütçe disiplinlerine uymadan gelir gider dengesini dikkate almadan belediyeleri hangi yatırım olduğunu da bilmiyoruz, bunlar gelir getirici yatırımlar mı yoksa keyfe keder, lüks ve şatafat için yapılmış yatırımlar mı? Belediyeler borçlanabilir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi de dün borçlandı ama metro yatırımı için borçlanıyor. Yani toplumun rahatı, refahı, ulaştırma hizmetinin rahat olması, insanların gün içinde hareket ettikleri işe giderken harcadıkları zamanın kısalmasıyla ilgili projeler gerçekleştirir. Bugünkü yönetim anlayışı içinde belediyeler eğer yatırıma dönük, üretime dönük, toplumun refahına dönük kimi projeler yapıyor ve bunun için uzun vadeli düşük faizli krediler kullanıyorlarsa bu yönetim yapılanması içinde vardır. Ama görüyoruz ki paraların nereye gittiği belli değil. Yani özellikle de devraldığımız belediyelerde son bir ay içinde kesilen faturalara baktığımız zaman bunların her birisi soruşturmaya tabi tutulacak işlem ve biz bugün belediye başkanlarımıza şunu söyledik; hızlı bir biçimde teftiş kurullarını harekete geçirin bunlar içinde gördüğünüz usulsüzlükler varsa gerekli incelemelerin yapılmasını sağlayın. Çünkü yarın bir gün ben biliyorum ki bu iktidar bu kendi belediye başkanlarının yaptığı yolsuzluk ve usulsüzlüklerden dolayı bile yeni seçilen belediye başkanlığımızla ilgili bir soruşturma açabilir. O geçmişte yapılan bütün harcamalarının hesabını gelip o günlerde görev yapmayan belediye başkanımızdan sorabilir. Bu noktalarla ilgili de bugün hem tecrübeli belediye başkanlarımız hem de biz gerekli uyarıları belediye başkanlarımıza yaptık. Seçmenimiz şuna, yurttaşlarımız şuna inansınlar ki biz borçla aldığımız belediyelerde ağlama yeri değil çözümler üreteceğiz. Bu kadar borç aldık diye hiçbir çekincemiz yok. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Ankara Büyükşehir Belediyesi milyarlarca liralık borç almıştı. Hatırlayınız Ankara’da Sayın Mansur Yavaş, Melih Gökçek’in 800 milyon doların üzerinde işte bir lunapark için harcadığı, dinozor heykelleri için ödenen paranın bile borçlarını ödedi. Ama biz toplumun da gerçekleri bilmesini istiyoruz. Toplumun iktidardan uzaklaştırdığı bu yağmacı, bu rantçı, bu kamu kaynaklarını talan etmek üzerine siyaset yapan anlayışın gün yüzüne çıkması için de çaba harcıyoruz.”