CHP’li Kanko’dan Bakan Güler’e çağrı: Kışlasız bedelli-bakaya kalanlara af!

CHP’li Kanko’dan Bakan Güler’e çağrı: Kışlasız bedelli-bakaya kalanlara af!
7 Haziran 2024 13:15

Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 1. maddesi üzerine TBMM Genel Kurulunda konuşan CHP Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, bakaya ve asker kaçağı durumuna düşenler için af, bedelli askerlik yapmak isteyenler için kışlasız bedelli talebinde bulunurken, askeri hastaneler ile askeri tabipliğin önemine değindi.

 

 
Asker kaçağı durumuna düşen yüzbinlerce gencin yaşadığı mağduriyeti Meclise taşıyan Kanko, hükûmete ve Milli Savunma Bakanlığına çağrıda bulunarak, yaşanan mağduriyetlerin bir an önce çözüme kavuşması gerektiğinin altını çizdi.
Konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulunan Kanko yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi;

 
“Güncel verilere göre, 550 bin yoklama kaçağı ve 55 bin bakaya bulunmasına rağmen, 2022 yılındaki düzenlemeyle sadece 30 bin dolayında yükümlünün bedelli askerlikten faydalanabilmiş olmasının, kanun değişikliğinin ekonomik nedenlerden dolayı beklenen etkiyi gösteremediği görülmektedir.

 
Yoklama kaçağı durumuna düşen gençlerimizin üniversiteye girme hakkı ile askerliği bedelli yapma hakkı maalesef kalmadı.
Tarafıma iletilen binlerce mağdur gençle ilgili yaşanan sorunların şu üç başlık altında yoğunlaştığını özellikle belirtmek isterim.

 
Yoklama kaçağı durumuna düşen gençlerimizin bir defaya mahsus mevcut durumları göz önünde bulundurularak af edilmesi, bedelli yapmak isteyen gençlere bedelli hakkının tanınması ve kışlasız bedelli bekleyen gençlerimiz için gerekli düzenlemenin biran önce hayata geçirilmesi gerekmektedir.

 
Birçok gencimizin ailelisinin ve kendi hayatını idame ettirmek için çalışmak zorunda olduğu gerçeği göz önünde bulundurularak, yaşanan on binlerce mağduriyetin ortadan kaldırılması hususunda bir düzenlemenin yapılması zaruridir.
Bu nedenle bedeli askerlik yapmak isteyen gençlerimize kışlasız askerlik yolunun açılarak, bu gençlerin iş hayatından kopmadan bulundukları yerlerde AFAD eğitiminin verilerek depreme hazırlık adına bir çalışmanın hayata geçirilmesi, içinde bulunduğumuz ekonomik sıkıntılar ve hayata geçirilmek istenen tasarruf tedbirleri kapsamında önemli bir adım olacaktır.

 

 
Ekonomik tedbirlerin hayata geçirilmek istendiği şu dönemde 28 gün bedelli askerlik yapacak vatandaşlarımızdan alınan ücretin bir bölümünün 1 ay bile sürmeyecek bu askerlik süresi için tekrardan harcanması pekte mantıklı görülmemektedir.

 
Milli Savunma Bakanlığınca hayata geçirilecek bu uygulamanın muhtemel depremlere gerekli hazırlıkların yapılmasına büyük katkı sağlayacaktır.

 
Özellikle Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu Fay Hatları, İstanbul, Marmara bölgesi ve büyük şehirlerimizde Afet Öncesi Yapılması Gereken Hazırlıklar, Afet Sonrası İlk Anlar, Yangın, Tahliye, İlk Yardım ve Temel Bilgiler gibi hayati öneme sahip bu eğitimin bedelli askerlik yapacak kişilere Milli Savunma Bakanlığı tarafından planlanarak hayata geçirilmesi önemlidir” ifadelerini kullandı.

 

 
Ordumuz İçin Askeri Hastaneler ve Askeri Tabipliğin Önemi Tartışılmaz!

 

 
Askeri hastanelerle, askeri tabipliğin lav edilmesiyle ordu sağlık sisteminin bozulduğunun altını çizen Kanko, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi; “AKP iktidarı, hiçbir neden göstermeden GATA’yı ve diğer 32 askeri hastanenin yapısını tümüyle değiştirerek sivil hastane haline getirmiş.

 
Bu atılan yanlış adım; ordumuz ve Mehmetçiğimiz için hayati öneme sahip olan askeri hastanelerimizi ve askeri doktorlarımızı baypas etmiştir.

 
Ordu sağlık sistemi maalesef bozulmuştur.

 
Sadece askeri personelin tedavi süreçlerinin haricinde bu kapatma olayı yüzyılı aşkın sürede askeri hekimliğimizin kazandığı savaş cerrahisi deneyimini de ortadan kaldırmıştır.
Bu alandaki birçok deneyimli tabip ve sağlık personeli görevden ayrılmış veya mesleki tecrübesinden yararlanamayacak alanlara kaydırılmıştır.

 
Özellikle savaş cerrahisi uzmanlığındaki doktor sayısında büyük bir oranda azalma meydana gelmiştir. Savaş cerrahisi çok özel bir konudur. Bilinmektedir ki askeri tıp eğitimi ve uygulaması, normal tip eğitim uygulamasından farklılıklar taşımaktadır.

 
Askeri doktor ile sivil doktorun yetiştirilmesi ve saha tecrübeleri çok ayrıdır. Askeri doktor ve sağlık personeli, düzenli olarak terörle mücadele başta olmak üzere harp tıbbı üzerine eğitim almakta ve bunların tatbikatlarına katılmakta ve sahada da fili olarak bulunmaktadır.

 
Askerî doktorun görevini sivil doktora yaptırabileceğini sananlar büyük bir yanılgı içindedir. Askerî doktorluk, hele de savaş cerrahisi çok ayrıcalıklı bir meslektir. Sivil doktorların sahip olduğu tesisat, örgütlenme, eğitim ile askerî doktorların sahip oldukları birbirinden çok farklıdır. Sivil doktorları ve personeli bugün, askerimizin yaşamakta olduğu çatışma alanlarına, cepheye gönderemezsiniz. Gönderseniz bile askeri doktordan aldığınız verimi sivil bir doktordan alamasınız.

 

 
Bunun aksine, askerî doktor sadece klasik tıp eğitimi alan bir insan değildir, tıp eğitiminin yanı sıra savaş koşullarındaki tıp eğitimi, askerî psikoloji, savaş psikolojisi ve askerî yönetim konularında da eğitim alarak donanımlı bir hâle gelmiştir.

 
Ülkemiz, ordumuz ve askerlerimiz için hayati öneme sahip olan Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi gibi askeri hastanelerin, askeri tıp akademisinin tekrardan açılarak askeri doktorlarımızın ve sağlık personellerimizin varlığının idame ettirilmesi ordumuz için hayati öneme sahiptir.

 

 
Bu nedenledir ki; askerî tababet ve askerî uzmanlık bambaşka bir konudur. Askeri hastaneler ordu kadar önemli kurumlardır. Askerî hastanelerdeki eğitim ve askerî cerrahi çok önemlidir. Askeri hastaneler ve askeri tabiplik Mehmetçiğimizin güvencesidir, ordumuzun emniyet supabıdır!” ifadelerini kullandı.