CHP Genel Başkan Yardımcısı Bulut: Sorunlar çözülmezse sandık ortaya konur!

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bulut: Sorunlar çözülmezse sandık ortaya konur!
10 Haziran 2024 10:48

CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut Cumhuriyet’ten İklim Öngel’in sorularını yanıtladı.

 

 

– CHP’nin “yumuşama”, “normalleşme” tanımlardan beklentisi nedir, bunun hukukta, ekonomide karşılığı ne olmalı?

Biz öncelikle bu süreci yumuşuma değil normalleşme olarak adlandırıyoruz. Bu normalleşme asla ülkeyi muhalefetsizleştirme değil. İktidarla müzakere de mücadele de edeceğiz. Amacımız Erdoğan’la uzlaşmak değil, ülkenin, vatandaşın kangren olan sorunlarını çözmek. Atanmayan öğretmenler mitingi, çay mitingi, emekli mitinginde gördünüz, bu ülkede hangi vatandaşın ne sorunu varsa en gür sesimizle dile getiriyoruz. Bu ayın sonunda Kocaeli’de de emek mitingimiz var. Seçmenin birinci parti olarak sırtımıza koyduğu yük ve sorumluluk, onun sorunlarını gündemde tutmaktır. Vatandaşın yaşadığı sorunları yıllardır görmezden gelen bir iktidar var. Müzakere etmeden, sıkılı yumruklarla sonuç alamayız. Taleplerimizi ki bizim taleplerimiz değil vatandaşın haklı talebi. Vatandaşın gündeminde olmayan partimizin gündeminde olamaz. Vatandaşın dertlerini Saray’ın gözüne sokmaya devam edeceğiz. “Anayasaya uyulsun”, “Üstünlerin hukuku değil hukukun üstünlüğü” diyoruz, adalete güvenin tekrar tesis edilmesini; emeklinin, emekçinin insanca yaşayacağı, kimseye muhtaç olmayacağı maaşlar istiyoruz. Normalleşmenin hukukta ve ekonomide karşılığı tam da budur.

 

 

‘SAMİMİYET TESTİ’

 
– AKP iktidarında “normalleşme” olur mu?

Vatandaşın, işçinin, emeklinin, öğrencilerin sorunları var. Adalet, basın özgürlüğü, eğitimin bilimden koparılması sorunu var. Özetle toplumda, kadınından erkeğine, gencinden yaşlısına 7’den 70’e herkesin her alanda çözülmeyi bekleyen sorunlar var. Bu sorunların çözümü için de normalleşmeye ihtiyaç var. Toplumun beklentisi de normalleşme yönünde. Kutuplaşmış, ortasından ikiye ayrılmış bir ülkeyi, bir yapıyı toplum da istemiyor. Çünkü bu gerilim, bu kutuplaşma ortamı sorunları çözmek yerine her geçen gün daha da derinleştiriyor ve kronikleştiriyor. Biz bu ihtiyacı görüyoruz ve dile getiriyoruz. İktidar bu ihtiyacı görmemekte direnirse, vatandaş ona bunu ilk sandıkta zaten gösterecektir. Aslında bu süreç bir samimiyet testi. AKP son 22 yıldır yaptığı gibi kutuplaşma mı istiyor, normalleşme mi istiyor sürecin sonunda herkes görecek.

 

 

‘KIRMIZI ÇİZGİSİ, İŞİNE GELEN’

 
– Erdoğan, “Kırmızı çizgilerimizden vazgeçmeyiz” dedi. Bu kırmızı çizgilerden ne anladınız?

Şimdiye kadar tanıdığımız Erdoğan’ın kırmızı çizgisi hep “işine gelen” olmuştur. Erdoğan’ın kırmızı çizgisi yoktur. Rahip Brunson olayında, “Bu can bu bedende, bu fakir bu görevde olduğu sürece o teröristi alamazsınız” demişti, Brunson şimdi ABD’de. Darbeci dediği Sisi ile yeniden kardeş oldu. İsveç’in NATO üyeliğine karşıtlığı sadece 1-2 ay sürdü. “Ben görevde olduğum sürece her ay faizlerin düştüğünü göreceksiniz” demişti, şu an Türkiye en yüksek faiz veren ikinci ülke konumunda.

 

 

- Peki CHP’nin kırmızı çizgileri nedir, kayyum CHP’nin kırmızı çizgilerinden biri mi?

Biz bu ülkenin kurucu değerlerine, kurucu babalarına, anayasaya, demokrasiye, hukuka, insan haklarına saygı bekliyoruz. Ülkenin hukukla, adaletle yönetilmesini istiyoruz. Halkın iradesini ve demokrasiyi yok sayan kayyum politikalarını reddediyoruz.

 

 

‘SORUNLAR ÇÖZÜLMEZSE SANDIK ORTAYA KONUR’

 
– Bundan sonra erken seçim söylemini sıklıkla duyacak mıyız?

Yerel seçimde halk AKP iktidarına uyarıda bulunarak, sarı kart gösterdi. Seçim sonrası bütün anketlerde birinci parti çıkıyoruz. Biz de isteriz erken seçim olsun, iktidar olalım. Ancak erken seçim kararını biz 127 milletvekili ile alamayız bunun kararını ancak millet verir. Millet erken seçim derse de önünde kimse duramaz. Erken seçim milletin gündeminde yoksa, bizim gündemimizde olamaz. Vatandaşın sorunları çözülmezse, hoşnutsuzluğu artarsa, adaletsizlikler bitmezse, iktidar ne kadar direnirse dirensin o sandık ortaya kurulur.

 

 

– Sayın Özel de vekil sayısına ve millete dikkat çekti ve “Gücüm olsa yarın karar alır, iktidar olurum” dedi. Millet ne diyor?

Bu ülkenin emeklisi evinden dışarı çıkamıyor, asgari ücretlisi kıt kanaat yaşamaya çalışıyor. Halk şimdilik sabrediyor, sorunlarının çözülmesini bekliyor. Bunun için CHP’yi sandıkta birinci parti yaptı. Biz de aldığımız bu güçle sorunların bir an önce çözülmesi için iktidarla müzakere yolunu seçtik. Eğer bu müzakerelerden sonuç alamazsak, emeklinin, emekçinin, çiftçinin sorunları daha da büyürse, anayasaya uymazlık, hukuk tanımazlık artarsa vatandaş erken seçimden başka bir yol olduğunu düşünmez ve ilk sandıkta kırmızı kartı gösterir.

 

 

- Peki seçim için bir ittifak arayışı olacak mı yoksa Türkiye ittifakı mı devam edecek?

Partimiz artık her bölgeden, toplumun her kesiminden Türkiye’nin tüm demokratlarından oy alabilen bir siyasi parti. Sandıkta Türkiye’nin geleceğini önemseyenlerle, ülke sevdalılarıyla Türkiye İttifakı’nı kurduk. Sosyal demokratlar, milliyetçi demokratlar, muhafazakar demokratlar, Türkiye ittifakında bir araya geldi. Bu ittifakla başımızın üzerindeki yüzde 25’lik cam tavanı tuzla buz ettik. Seçim günü geldiğinde koşullara bakarız, milletimiz için ülkemiz için en doğru olan ne ise onu yaparız. Şimdiden bir şey söylemek çok erken.

 

 

- Yarınki Erdoğan-Özel görüşmesinde Özel’in özellikle gündeme getireceği başlıklar neler?

Vatandaşın gündeminde ne varsa Genel Başkanımızın da gündeminde onlar var. Emeklinin maaşının, asgari ücretin yetersizliği, yaşanan hukuksuzluklar, AİHM ve AYM kararlarının uygulanmaması, anayasaya uyulmaması, kayyum politikası, yıllardır haksız hukuksuz bir şekilde cezaevinde olan Gezi tutsakları üst konu başlıklarımız olacak.

 

 

‘ÖNCELİK EMEKLİ MAAŞI VE ASGARİ ÜCRET’

 
– İlk görüşmeden sonra amirallerin tahliyesi gerçekleşti. Bu görüşmeden net bir beklentiniz var mı, varsa nedir?

Cezaevinde hükümlü bulunan, yaşlılığa bağlı sağlık sorunları yaşayan komutanların iktidarın hesaplaşma arzusuyla içeride tutulması zaten vicdanların kabul etmediği bir durumdu. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, Sayın Erdoğan’la görüşmesinde komutanların mağduriyetinin giderilmesi gerektiğini dile getirdi. Komutanların tahliye edilmesi hepimiz için sevindirici bir gelişme oldu. Kısa vadede çözülmesini beklediğimiz konular arasında emekli maaşları ve asgari ücret var. Diğerlerini süreç içerisinde takip edeceğiz.