Bu 10 Kasım, onu anlamaya çalışalım!

Bu 10 Kasım, onu anlamaya çalışalım!
9 Kasım 2021 19:34

10/Kasım/1938 günü, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Hakkın Rahmetine kavuştuğu gündür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve cümle Vatan şehitlerini, Halkın Habercisi ailesi olarak, Rahmetle, Gazileri minnetle anar. Ruhu şad, mekanları cennet olsun.

 

İNNA LİLLAHİ VE İNNA İLEYHİ RACİUN. ALLAH RAHMET EYLESİN

 

 

Numan ALADAĞ H&H YORUM

 

Değerli okuyucularımız, işte Atatürk’ün Kur’an-ı Kerim ve İslam dinine verdiği önem:

 

 

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Balıkesir Zagnos Paşa Camiinde 18/Şubat/1924 tarihinde Okuduğu Hutbe:

Atatürk bu Hutbeyi Cuma namazını takiben mimbere çıkarak, hazır olan cemaata ve bütün Müslüman Türk Milletine hitaben okuduğu bu Hutbe: Emekli Albay Hüsamettin Ertürk’ün hatıra defterinden alınmıştır.

”Sevgili millettaşlarım, hepiniz bilirsiniz ve kabul buyurmuşsunuzdur ki, Allah birdir ve şanı büyüktür. Bunun için Cenab-ı Hakkın Selamı, sevgisi ve hayrı üzerinize olsun. Peygamber Efendimiz Hazretleri Cenab-ı Hakk tarafından insanlara gerçekleri tebliğe memur Resul olmuştur. O, insanlara feyiz ruhu vermiş ve dinimizde yeryüzünde son din-i mubin olmuştur.

 

 

İslam dini mükemmeldir. Akli ve mantikidir. Arkadaşlar; Cenab-ı Hakk Peygambere mesaisinde iki hane layık görmüştü. Biri kendi ikamet eylediği hanesi, diğeri din işleriyle iştigal buyurduğu Allah’ın evi idi. Kendi hususi işlerini evinde görür, ammenin (Kamu), ümmetin hizmetini de Allah’ın evi olan cami-i şerifte rüyet (Görürdü) eylerdi. Biz de Hazreti Peygamberin usulüne göre inanarak milletimize taallu eden husus için şu Beytullah’ta toplandık. Şimdi Hazreti Allah’ın huzurundayız. Bunu bana kolaylık sağlayan Balıkesir’in dindar ve kahraman insanlarına arz-ı şükran ederim. Çok memnunum ve bu yüzden bu sevaba nail olacağımı da ümit ediyorum.

 

 

Efendiler, camiler biribirimizin yüzüne bakmaksızın yatıp kalkmak için yapılmamıştır. İbadet, din ve dünya için neler yapılması geldiğini düşünmek için yapılmıştır. Millet işlerinde her fert başlı başına bir hizmet ifa etmelidir. Bizde burada din ve dünya için, istiklal ve istikbalimiz için neler yapılmak geldiğini konuşacağız. Ben yalnız kendi düşündüklerimi söylemek istemiyorum. Hepinizin düşündüklerini anlamak istiyorum. Amal-i milliye yalnız bir şahsın düşünmesinden değil, bilimum efrad-ı milletin arzularının, elemlerinin muhassalasından ibarettir.

Efendiler, hutbe demek nasa hitap etmek demek, yani söz söylemek demektir. Hutbeyi irad eden hatiptir. Hazreti Peygamber (s.a.s.) olsun, Hulafa-i Raşidin Efendilerimiz bulunsun hutbeyi bizzat okuyarak (İrad) buyururlar ve günün meselelerine temas ederlerdi.

 

 

Minberler halkın dimağları, vicdanları için bir memba-ı feyz ve kudrettir. Fakat böyle olabilmesi için minberden akseden sözün anlaşılması gündeme mutabık olması gerekmektedir. Velhasıl yapılacak işler atılacak mühim adımlarımız vardır. Şimdi niçin layığız sualine geliyorum:

Büyük Millet Meclisi ve onun anayasası fertlerin dinini tanımakta, onlara serbestçe ibadet hakkı vermektedir. Bunun dışında bir de devletin dini bir siyaset takip etmesi ve idaresi altındaki anasırın vicdan hürriyetlerine maddeten de olmasa manen baskı yapmasını istemek, takdir buyurursunuz ki, aklen ve mantıken doğru olmaz.

 

 

İşte bunun için laisizmi, yani din ile dünya işlerinin biri birinden ayrılmasını talep ettik..” okuduğu hutbe budur.

Atatürk’ün din hakkında ki sözleri: ”Bizim dinimiz, ulusumuza değersiz, uyuşuk ve aşağı olmayı tavsiye etmez. Aksine Allah da Peygamber de

insanların ve ulusların değer onurunu korumalarını emrediyor.” (1923)

”Dinsel düşünce ve inançlara saygılı olmak, öteden beri doğal ve genel bir anlayıştır. Bunun tersini düşünmek için neden yoktur.” (1924)

Diyanet İşleri Başkanlığını kuran, Atatürk’ün okuduğu hutbe, sözleri ile İslam dinine sadakat ve samimiyetle ne kadar önem verdiğinin belgesidir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Vatan Şehitlerini rahmetle anmak için, herkes kendi bilgileri dahilinde Kur’an-ı Kerim okuyup, dua etmelidir.

 

 

Türk İslam kültürü ve geleneklerini esas alarak, atalarımızı ve vatan şehitlerini Kur’an-ı Kerim okuyup dua etmeyi ve rahmetle anmayı alışkanlık haline getirelim.

Konumuzla ilgili bu bilgiler, dini-Milli ve tarihi konuları bir hatırlatmadan ibarettir. Bu konuların önemini Türk İslam dünyası olarak, sahip olmak ve onları nesilden nesile Türk İslam kültür ve gelenekleri en değerli miras olduğunun bilincinde olmalıyız.

 

 

Unutmamalıyız ki: Müslüman Türk Milleti olarak, daima Rahmetle anılabilecek miraslar bırakmalıyız. Rahmetle anılmak kadar daha büyük miras olur mu?

Milli varlığımız bakımından önemi çok büyük olan dini-Milli bayramları kutlarken, tarihi şahsiyetlerimizi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’Ü unutmuyor; ölüm yıldönümü münasebeti ile rahmetle anar. Ruhu şad ve mekanı cennet olsun.

Büyük Türk milletinin, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, insanlık tarihine ve insanlığa hizmet etmiş ve bu uğurda canlarını feda eden, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü cümle vatan şehitlerini rahmet, Gazilerimizi minnetle anar. Hastalara acil şifalar dileriz.

 

 

HUTBE’NİN KAYNAKÇASI:

 

 

Dini hitabet dersleri ve mesleki uygulama. 6 Baskı. Yazar: Ahmet Yüzendağ 30/03/1964


Yazarın Son Yazıları:
Bu Kurban da değerlerimizi kurban etmeyelim
Kurban üzerinden terör mantığı!
Türk jandarmasının milli gücü