‘Bizimle en ufak bir bilgi paylaşımında bulunmadılar’

‘Bizimle en ufak bir bilgi paylaşımında bulunmadılar’
28 Mayıs 2024 12:19

CHP heyeti, Burdur Devlet Hastanesi Diyaliz Ünitesi’nde diyalize girdikten sonra rahatsızlanan ve çevre hastanelere sevk edilen hastalar hakkında bilgi almak için Burdur’a geldi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeliha Aksaz Şahbaz, “Burdur’da hem geçmiş olsun dileklerimizi sunmak hem de durum hakkında bilgi almak üzere sayın Sağlık Müdürü ve Sayın Vali’den randevu istedik. Kendileri bizimle görüşmekten imtina ettiler. Değişik bahanelerle görüşmekten kaçındılar. Bu gerçeklerin üzerini kapatma girişimidir. Bu kamuoyundan gerçekleri saklamaktır” dedi.

 

 

 

CHP heyeti, Burdur Devlet Hastanesi önünde açıklama yaptı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeliha Aksaz Şahbaz, şunları söyledi:

 

 

“Bizimle en ufak bir bilgi paylaşımında bulunmadılar”

 

 

“Cumartesi günü Burdur Devlet Hastanemizde diyaliz ünitesinde diyalize giren 31 hastamızın işlemden sonra fenalaştığı duyumunu aldık. Biz öncelikle Burdurlu hemşehrilerimize geçmiş olsun dileklerimizi sunmak istiyoruz. Bu olay bizi çok üzdü. Gerçekten çok üzücü bir olay. Daha sonra bu hastalarımızın 21 tanesinin çevre illere bilgisine ulaştık ve 14 tanesinin de entübe edildiği yönündeydi bu bilgiler. İlerleyen süreçte olayları takip ettik ve şu anda kamuoyuna yansıyan dört hastanın entübe olduğu, diğer hastaların genel durumunun iyileşmeye başladığı yönünde. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak hastalarımızı görmek, durumlarını değerlendirmek, hasta yakınlarımıza da geçmiş olsun dileklerimizi sunmak üzere bugün Afyonkarahisar’a geldik. Burada dört hastamız Devlet Hastanesi’nde, iki hastamızda Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nde olduğu bilgisi bize ulaşmıştı. Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’nde hastalarımızın durumu konusunda bilgi istediğimizde idare, böyle bir bilgi paylaşımı yapamayacaklarını söylediler. ‘Biz hasta yakınlarımızla görüşmek istiyoruz, mümkünse hastalarımızı ziyaret etmek istiyoruz’ denildiğinde de hasta yakınlarıyla da görüşemeyeceğimiz şeklinde bir yaklaşımla karşılaştık. Kimse yok gibi bir yaklaşımla karşılaştık. Bizimle en ufak bir bilgi paylaşımında bulunmadılar. Daha sonra Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne gittik. Orada da hastaların durumuyla ilgili herhangi bir bilgi paylaşamayacaklarını, hastaları ziyaret etmemizin mümkün olmadığını söylediler. Fakat bir hastanın eşiyle görüşebildik.

 

 

“Bu demokrasiye aykırı otoriter bir tavırdır”

 

 

Şimdi Burdur’dayız. Burdur’da hem geçmiş olsun dileklerimizi sunmak hem de durum hakkında bilgi almak üzere sayın Sağlık Müdürü ve sayın Vali’den randevu istedik. Kendileri bizimle görüşmekten imtina ettiler. Değişik bahanelerle görüşmekten kaçındılar. Biz milletvekillerimizle birlikte bir kamu görevi yapıyoruz. Kamu adına görev yapmak, bilgi almak ve bunu kamuoyuyla paylaşmak milletvekillerimizin anayasal görevi. Fakat idare bu görevi hiçe sayarak, yok sayarak milletvekillerimizin bu hakkını ana muhalefet partisi olarak Cumhuriyet Halk Partisi’nin kamuoyu adına bilgi almak ve bunu paylaşma hakkını yok sayarak bizimle hastaların durumu konusunda herhangi bir bilgilendirme yapmaktan kaçınıyorlar. Bu gerçeklerin üzerini kapatma girişimidir. Bu kamuoyundan gerçekleri saklamaktır. Bu devlet adetiyle, devlet geleneğiyle örtüşmeyen bir davranıştır. Bunu kamuoyunun vicdanına bırakıyorum. Biz ana muhalefet partisi olarak bu üzücü hadiseden sonra durumu yerinde tetkik etmek, hastalarımızın durumunu öğrenmek ve kamuoyunu aydınlatmak, bilgi paylaşmak için bu incelemeye çıktık. Bu üzüntü verici hadiseyi yaşayan hastalarımızın durumlarını öğrenerek kamuoyuyla paylaşacağız. Sayın Sağlık Bakanı’nı, Sayın Vali’yi, Sağlık Bakanlığı’nı şeffaf olmaya ve bu tavırlarından vazgeçmeye çağırıyoruz. Biz burada kamu adına görev yapıyoruz ve bizim amacımız bu tip hadiselerin tekrarlanmaması için gerekli çabayı göstermek ve hastalarımızın güven içinde tedavi olması, halkımızın sağlığının, sağlık hakkının korunması amacıyla yapılan bir çalışmadır. Bu nedenle biz iktidarı ve Sağlık Bakanlığı’nı uyarıyoruz. Yaptıkları bu tavırdan dolayı da Sayın Valimizi, Sağlık Müdürü’nü ve Sağlık Bakanlığı teşkilatını da uyarmak istiyoruz. Bu yaptıkları hoş bir şey değil, demokratik bir tavır değil demokrasiye aykırı otoriter bir tavırdır.